Akademik Beceriler ile Oyun Arasında Denge Kurmak

Her okul öncesi öğretmeni oyunun okul öncesi dönemdeki önemi hakkında fikir sahibidir. Uygulanmakta olan okul öncesi programı da oyun temellidir. Merkeze alınmış olan kazanımların bir oyun çerçevesinde verilmesi, gün içinde serbest oyun zamanlarının kullanılarak sınıf içi etkileşimlerin teşvik edilmesi, öğretmenin çocukları oyun içerisinde gözlemlenmesi programı etkili hale getirecek olan temel durumlardır.

Ancak tüm bunlara karşın okul öncesi sınıflarında durum genellikle daha farklıdır. Bu yazıda temel olarak etkili bir öğrenme ortamı oluşturmamızı engelleyen öğretmen ve program kaynaklı durumların üzerinde durmaya çalışacağım;

  1. Yoğun akademik beceri kazandırma isteği: Elbette ki okul öncesi programının bir kısmını ilköğretime hazırlık oluşturur. Dolayısıyla öğretmenlerin belli bir akademik beceriyi öğrenciye kazandırmak için çeşitli etkinlikler tasarlaması olağan bir durumdur. Ancak özellikle okul öncesi programlarının esnetildiği özel kurumlarda, ilköğretimde edinilmesi gereken becerilerin bir tema çerçevesinde okul öncesi dönemdeki çocuğa sunulduğu sık rastlanılan bir durumdur.
  2. Veli tutumları: Okul öncesi sınıflarında geçirilmekte olan süreçler aile katılımlı olmalıdır. Ancak ailenin tutumlarını şekillendirmeye yönelik öğretmen davranışları da sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Bazen öğretmen aileyi daha fazla memnun edecek, ancak işlevselliği düşük, çocuğun gelişim alanlarını yeterince desteklemeyen etkinlikler uygulamak yoluna gidebilirler. Bu durum anlaşılır olmakla birlikte dönem başında aileler ile ön görüşme ve okul öncesi programının temellerini açıklamanın önemine dikkat çeker. Eğer öğretmen dönem başında veliler ile eğitim anlayışı noktasında bir toplantı yapıp bir uzlaşı alanı yaratırsa genellikle bu baskıyı üzerinde hissetmez. Unutulmamalıdır ki okul öncesi sınıflarında yapılan etkinlikler sonuç odaklı değerlendirilmeye müsaittir. Bu sonuç odaklı değerlendirmeler öğrenme ortamını olumsuz etkileyeceği gibi, bir panoda sergilenen sanat etkinlikleri velilerin (ya da çocukların kendi içerisinde) diğer çocukların becerileri hakkında karşılaştırma yapmalarına sebep olabilir.
  3. Etkili oyun atmosferi yaratamama: Okul öncesi öğretmenleri öğretim hayatları boyunca oyun kuramları hakkında dersler alırlar ve yaptıkları öğretmenlik uygulamalarında oyun ortamlarında bulunma fırsatları olur. Ancak süreç içerisinde birçok durum etkili oyun ortamları yaratılmasına engel olur. Bu sebeple her okul öncesi öğretmeninin sınıfı içerisinde yeterince gözlem yaparak etkili oyun alanları yaratması, gerektiği zaman oyunlara dahil olması oldukça önemlidir. Oyunun tüm sınıf içi etkinliklere dahil edilmesi, çocukların kendiliğinden oyunlar kurduğu/roller aldığı bir sınıf ortamı yaratılması tüm süreci daha etkili hale getirmesinin yanı sıra öğretmene her birey hakkında özgün veriler elde edeceği deneyimler sunar.

Durum her ne olursa olsun, okul öncesi dönemdeki çocuğun temel ihtiyacının oyun olduğunu unutmamak, ve öğretmenler olarak tüm gelişim alanlarını desteklerken oyunu bir araç olarak kullanmamız gerektiğinin farkına varmak daha etkili bir öğrenme ortamı oluşturmamıza katkı sağlayacaktır.

Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir