Okul Öncesi Dönemde Oyun: Tanımı, Özellikleri

Çocukluk ve oyun kavramlarını birbirinden bağımsız şekilde düşünmek mümkün değildir. Okul öncesi dönem, çocuğun oyun yoluyla dünyayı keşfettiği, bilgilerini yapılandırdığı bir süreçtir. Bu sebeple oyun kavramına ilişkin boyutların okul öncesi öğretmenleri tarafından kavranması önem taşımaktadır. Bu yazımızda oyun olgusunun tanımı, özellikleri, eğitim ve gelişim ile olan ilişkisine değineceğiz.

Oyunun Tanımı

Oyunu genel kapsamda tanımlayacak olursak, bir amacı gerçekleştirmeye yönelik olan veya olmayan, kurala göre düzenlenen veya kuralsız da gerçekleştirilebilen fakat her ne olursa olsun çocuğun bütün gelişim alanlarına hitap eden (fiziksel, bilişsel, dil, sosyal, duygusal) ve çocuğun da içinde bulunduğu süre zarfında oldukça keyif aldığı, onun için en etkin öğrenme sürecidir.

Oyunu her ne kadar geniş kapsamda tanımlamış olsak da günümüze kadar farklı tanımlamalar öne sürülmüştür. Hatta bu tanımlamaların 200’ü aştığı söylenmekte. Şimdi bunlardan birkaçını ele alalım.

Oyun;

  •  Çocuğa hiç kimsenin ve hiçbir şeyin öğretemeyeceği meseleleri, çocuğun aktif süreçte kendi deneyimleriyle öğrenme yoludur.
  • Sonucu düşünülmeksizin, tamamen eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerin bütününe verilen addır. “İş” kelimesinin tam tersi olarak da varsayılabilir. Çünkü “iş” te belli bir amaç söz konusudur.
  • Çocuğun kendi kuralını kendisi koyduğu ve buna göre sürecin geliştiği, aynı zamanda zevk unsurlarını bünyesinde barındıran bir tür etkinliktir.
  • Piaget’e göre oyunun temeli uyumdur, uyumdan oluşur.
  • Gross ise oyunu “Tam anlamıyla bir pratiktir.” şeklinde tanımlar. Davranış biçimlerinin sergilendiği ortamdır.
  • Montessori ise “Oyun çocuğun işidir.” demiştir.

Bu şekilde birçok tanım sıralanabilir. Şimdi oyunun özelliklerine değinelim.

Çocuk için oyun özgür ve kendiliğinden bir süreçtir.

Oyunun Özellikleri

  • Oyun, dinamik bir süreçtir. Yani statik bir süreç değildir. Hareket, heyecan, yarış, duygular barındırır.
  •  Oyun eğer kurallı bir oyun ise zaman sınırları ve kuralları vardır.
  •  Oyuncunun oyunda yer alması gibi bir zorunluluk olmamasıyla birlikte, oyuna dahil etmek için teklifler sunulabilir.
  • Kurallı bir oyunda yeni bir şey üretilemez.
  • Oyunun süreci ve nihayetinde sonucu önceden belli değildir ve kestirilemez.
  • Oyun özgürlüktür. Kendiliğinden yapılır ve gelişir.

Eğitimde Oyunun Yeri

Oyun, çocuğun tüm gelişim alanlarına hitap eder. Bu alanlara katkısı bulunmasıyla birlikte çocuğun algılarını açarak ona en uygun öğrenme ortamını hazırlar.

Oyunun eğitime katkısı bununla da sınırlı değildir. Çocuğun iç dünyasını dışa yansımasını da oyun ortamında ve oyun sürecinde görebiliriz. Oyun, çocuğun kendisini en iyi şekilde ifade ettiği ve hem ruhsal hem fiziksel en iyi gözlem aracıdır. Bu ortamda yapılan gözlemler sonucu kişiye yönelik eğitimler mümkün olacaktır. Ayrıca oyun bir çeşit, yaparak- yaşayarak öğrenme metodu olmasından ötürü kalıcı öğrenme fırsatı sunar.

Oyunun Gelişime Olan Etkisi

Yukarıda da belirttiğim gibi oyun fiziksel, zihinsel ve ruhsal birçok gelişim alanına hitap ettiği için bu alanların olumlu yönde gelişmesini sağlar. Fiziksel olarak en genel örnek motor becerilerinin aktifliğini verebiliriz. Kasların harekete geçmesi özellikle 0-6 yaş gelişimi için çok önemli bir durumdur. Ruhsal gelişim ise iç dünyasının ortaya çıkmasıyla birlikte ortaya çıkacak rahatlama ve çocuğun duygu durumunun iyi hal almasıdır. Dolayısıyla oyun oynayan çocuklar, oynamayan çocuklara göre çok daha sağlıklıdır. Aynı zamanda gelişim süreçleri ve yönü daha doğru ve hızlı olur. Zihinsel gelişime olan katkılarından birkaçı ise; problem çözme becerisi, düşünme, algılama, kavrama ve yorum yapma gibi becerileri geliştirmek.

Avatar

Beyza Nur

İstanbul Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü öğrencisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir