Disleksi nedir? Belirtileri ve Nedenleri

Disleksi nedir?

Disleksi en basit tabiriyle okuma güçlüğü olarak tanımlanan, zeka düzeyi ile ilgisi olmayan gelişimsel bir bozukluktur. Disleksiye sahip olan kişiler ortalama ve ortalama üstü zekaya sahiptirler.

Yazıya başlamadan önce kısaca disleksi ile ilgili yanlış anlaşılmalara değinmek istiyorum;

Disleksi bir hastalıktır. İnternette birçok kaynakta disleksi ibaresi bir hastalık olarak ifade edilir. Ancak disleksiyi bir hastalık olarak ifade etmek ciddi yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir. Disleksi bir hastalık olarak ifade edilirse, tıbbi uygulamalarla iyileştirilebilir, yok edilebilir algısı yaratılır. Oysa disleksi yaşam boyu süren bir bozukluktur ve herhangi bir tıbbi müdahale ile ya da alternatif tıpla tedavisi mümkün değildir. Disleksiye sahip olan bireyler aldıkları eğitim ve zaman içerisinde edindikleri okuma stratejileri ile disleksinin getirdiği güçlükleri hafifletirler.

Disleksi zeka ile ilgilidir, disleksikler düşük zekaya sahiplerdir. Birçok disleksik birey geç veya zor okuma yazma deneyimi sebebiyle toplumsal olarak olumsuz tabirlerle etiketlenirler. Oysa ki disleksi hiçbir şekilde zeka ile ilgili değildir. Üstte belirttiğimiz üzere disleksik bireyler ortalama veya ortalama üstü zekaya sahiplerdir. Doğru uygulamalar ve yeterince zamanla akranlarına yakın ölçüde okuma becerisi kazanmaları mümkündür.

Disleksi dahilerin hastalığıdır. Disleksinin bir hastalık olmadığına üstte değinmiştik. Disleksiklerin dehaya sahip olmaları doğru olması mümkün ama yanlış bir ifade. Disleksiye sahip olanları düşük zekaya sahip olarak nitelendirmek ne ölçüde yanlışsa doğrudan dahi olarak nitelendirmek de bir o kadar yanlıştır. Her disleksik birey bir gelişim veya öğrenme alanında üst düzey beceriye sahip olacak algısı yanlış olmakla birlikte çocuğun üzerinde olumsuz bir baskı da oluşturabilir.

Disleksi zaman içerisinde herhangi bir müdahale olmaksızın geçer, alternatif tıp uygulamalarıyla tedavi edilir. Disleksi için uygulamada olan herhangi bir tıbbi tedavi olmamakla birlikte, disleksi için alternatif tıp uygulamaları birer şarlatanlıktan ibarettir. Disleksi ve diğer öğrenme güçlükleri yaşamboyu süren güçlüklerdir. Doğru eğitimsel uygulamalar ve bireyin zaman içerisinde geliştirmiş olduğu okuma stratejileri disleksinin getirmiş olduğu güçlüklerin etkisini azaltabilir. Öğrenme hayatının içerisinde bulunan disleksik bireylerin okuma hızları akranlarına yakındır.

Disleksik bireyler harfleri ters görürler. Disleksi görmeyle ilgili bir sorun değildir. Disleksiye sahip kişilerin yazılarında ters yazım (ayna görüntüsü şeklinde, p’yi q, n’yi u gibi) görülebilir. Ancak bu bireyin görme sorunları ile ilgili değil, sağ-sol kavramlarında yaşadığı karışıklık ile ilgilidir.

Bir sürü fikrim var, ama onları yazamıyorum.

Disleksinin Belirtileri

Disleksiyi daha iyi anlamak adına disleksinin DSM’de (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) yer alan tanı kriterlerinden hareketler ne gibi belirtileri olabileceğine kısaca göz atalım.

  • Okuma deneyiminin çokça yanlış içeriyor olması.
  • Yavaş okuma veya okurken olması gerekenden daha fazla çaba gösterme.
  • Fazla dilbilgisi, noktalama hataları. Bozuk-düzensiz yazı,
  • Okunan metin içindeki anlamsal ilişkileri ya da detayları kavrayamama.
  • Sözcüklerin yazımında eksik harfler.
  • Yer-yön duygusu ve sağ-sol kavramı ile ilgili sorunlar.
  • Motor becerilerde kimi sorunlar, ince kaslarda başarısız kullanım (ayakkabı bağlamada, kalem kullanmada, giyinirken-soyunurken düğme iliklemede sorunlar.)

Disleksi Okul Öncesi Dönemde Fark Edilebilir mi?

Disleksi hakkında ilk farkındalık genellikle okuma-yazmanın öğrenildiği ilköğretim 1. sınıftan sonra olur. Ancak disleksinin okul öncesi dönemde fark edilebilecek işaretleri vardır. Disleksik bir bireyin iyi bir eğitim alabilmesi için okul öncesi öğretmenlerinin ve ailelerin de bu konuda yeterli bilgi ve farkındalığa sahip olması önemlidir. Bu öğrenme güçlüğüne sahip bireyleri ayıt edebilmek için okul öncesi öğretmenleri ve aileler şu disleksi işaretlerine dikkat edebilirler;

  • Konuşmada gecikme
  • Yaşıtlarından daha az kelime haznesine sahip olma
  • Kimi sözcükleri sıkça yanlış telaffuz etme (kitap-kipat gibi)
  • İsim, nesne ve sembolleri öğrenmede güçlük. (Bir nesneye bir başka nesnenin ismini söyleme gibi.)
  • Uyaklama çalışmalarına katılmada güçlük. Uyaklı kelimeler üretememe.

Disleksinin olası nedenleri

Disleksinin neden kaynaklandığı konusunda tek bir nedene odaklanmak oldukça güçtür. Yapılmış akademik çalışmalar birçok nedenin disleksiye sebep olabileceği noktasında birleşmektedir. Beynin yapısından kaynaklanan sorunlar, genetik eğimliliğe dair faktörler, gebelikte yabancı maddelere maruz kalmak, doğum öncesi veya sonrasında yaşanan baş travmaları gibi etkenlerin disleksiye sebep olduğu düşünülmektedir.

Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Disleksi nedir? Belirtileri ve Nedenleri” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir