Disleksi nasıl anlaşılır?

Çocuğunuzu tembel, yaramaz diye nitelerken bir kez daha düşünün çünkü onun aslında öğrenme güçlüğü yaşadığını farkettiğinizde disleksi ile tanışmış oluyorsunuz. Disleksi öğrenme güçlüğü veya bozukluğu (learning disability) olarak tanımlayabileceğimiz öğrenme sorunlarından biridir. Eğitim dünyasında yaşanan gelişmeler ve bulgular sonucunda yeni bir terim daha hayatımıza böylelikle girmiş oldu. Bununla beraber de yeni kavramlar, çözümlemeler, incelemeler ve öğrenme şekilleri ortaya çıktı.

Öğrenci birinci sınıfın sonuna geldi ama okumayı öğrenemediyse, arkadaşlarının aksine sayıları sayamıyorsa, heceleri düz yerine ters okuyorsa ve harflari tanıyamıyorsa disleksiye bir göz atmalısız. Bu sorunlarla başlayıp tüm eğitim hayatını etkileyecek kadar uzun boylu olabilecek, çocuğun odaklanmasını ve öğrenmesini tümüyle sıkıntıya sokabilecek bir süreçtir. Öğretmen diğerlerinden ayrılan çocuğu yakın takibe almalı ve erken müdahalede bulunmalıdır. Çocuk birçok sorunun sinyalini açıkça verse de asıl görev çevresindeki yetişkinlere ve onların dikkatine düşer. Çünkü disleksi çocuğun akademik becerilerini etkileyen bir bozukluk olsa da birçok açıdan sosyal-duygusal ilişkilerini de etkiler.

Çocuğunun okul hayatının normal seyrinde devam ettiğini düşünen ebeveynler bir gün bazı eksiklikleri fark ettiğinde bu gerçekle yüzleşmiş olurlar. Aslında çocukları bu gerçekle daha önce tanışmış ve arkadaşları tarafından defalarca alay konusu bile olmuştur. Eğer çocuk okumayı öğrenmekte arkadaşlarından çok geride kalmışsa onu aptal, tembel, yaramaz olarak değerlendirmek yerine durumunu bir an önce gözden geçirilmesi gerektiğine vurgu yapılmalıdır. Bunu fark eden bazen arkadaşı bazen öğretmeni bazen de velisi olabilir. Bunu fark eden ona yardım elini hemen uzatmalı ve üstesinden gelinebilecek problemi tanılamalı ve bireye özgü bir yaklaşımla müdahale etmelidir.

Disleksi neredeyse tüm toplum tarafından harfleri ters yazmak şeklinde algılanan bir durumdur. Bu elbette ki dislekside rastlanan bir durumdur ama disleksi bundan ibaret bir bozukluk değildir. Bu duruma odaklanılması disleksinin tanılanması, disleksik bireyin eğitim alması açısından çeşitli sorunlar doğurmaktadır.

Disleksiyi nasıl tanırsınız? 

Disleksi (özel öğrenme güçlüğü) birçok alanda kendini gösteren bir bozukluktur. Her ne kadar toplumsal algılar ile birlikte disleksi yalnızca bazı harflerin ters yazılması şeklinde algılanıyor olsa da üstte vurgulandığı üzere bundan ibaret değildir. Disleksinin okul öncesi dönemde ve okul döneminde algılanabilecek çeşitli işaretleri vardır.

Okul Öncesi Dönemde Disleksi İşaretleri 1. Akranlarına oranla konuşmada gecikme.
2. Kavram öğreniminde sorunlar.
3. Bazı sözcüklerin seslendirilmesinde zorluklar. (şekiller, renkler, cisimler)
4. Bellek sorunları (cümlelerin veya tekrar edilmesinde sorunlar.
5. Zamanı algılamakta sorunlar. (Önce-sonra ya da zaman belirten diğer kelimeler.
6. Sağ-sol kavramlarında sorunlar.
7. Kas becerilerinde sorunlar. (Kalem kullanımında, düğme ilikleme-çözme, ayakkabı bağlama gibi becerilerde)

Okul Döneminde Disleksi İşaretleri1. Kendisine verilmiş olan bir harf-hece ile kelimeler üretmede sorunlar.
2. Bazı harflerin-sayıların yazımında ya da okunmasında karışıklıklar. (6’yı 9 olarak yazma, b’yi d olarak yazma veya okuma)
3. Anlaşılması zor, dağınık ve bir çizgiyi takip etmeyen el yazısı.
4. Sesli okuma yapmadan kaçınma veya kitaba-okula karşı olumsuz tutumlar.
5. Sözcüklerin hecelenmesinde sorunlar, hece kavramını algılayamama.
6. Akranlarına oranla geriden gelen okuma-yazma becerileri.

(Konu ile ilgili genel bilgi yazısı: Disleksi nedir? Belirtileri ve Nedenleri)

Disleksi, küçük detayları gözden kaçırmayan bir öğretmenin hemen anlayacağı bir problem durumudur. Eğer çocuk harfleri tanımakta güçlük çekiyorsa , hecelemeyi beceremiyor veya heceleri tersten okuyorsa önemli sinyaller vermiş demektir. Bu durumda profesyonel biri olaya el atmalı, okul-aile iş birliği içerisinde sorunun üzerine gidilmelidir.

disleksi-okuma
Disleksi akademik becerilere esas olan okuma-yazma gibi noktalar üzerinde güçlü olarak etkilidir. Bu sebeple çocuğun okula-öğrenmeye dair tutumları olumsuz etkilenip sosyal-duygusal sorunlar yaşayabilir.

Disleksi okumayı, yazmayı, öğrenmeyi etkileyen bir problemdir ve neden kaynaklandığına ilişkin birçok veri vardır. Disleksiye sahip olan bireylerin beyinlerindeki veri işleme merkezlerinin farklı olduğuna dair veriler bulunmaktadır. Disleksik bireyler ilköğretimin ilk yıllarında heceleme sorunları, harfleri öğrenmede güçlükler, benzer kelime ve heceleri karıştırma gibi sorunların yanı sıra bellek ve hatırlama gibi alanlarda sorunlar yaşarlar. Bunun gibi basit ufak konularda yaşanan problem durumu büyüyerek çocuğun yaşıtlarını çok geriden takip etmesine neden olur.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda elde edilen verilere göre çocukların bu problemi erken fark edilir ve gerekli yardım alınırsa başarılı olma ihtimali çok yüksektir. Erken müdahale sonucu disleksinin getirmiş olduğu sorunlara etkili yaklaşımlar üretilerek yaşıtlarından daha fazla geride kalmadan bu sorunu çözmek mümkün görünüyor.

Disleksiye Müdahale Etmek

Disleksinin çözümünde önce bu problemin öncelikle ailenin ve bireyin bu durumu kabul etmesi ve müdahaleye hazır olması gerekir. Yani çocuktaki bu farklı seyrin iyi incelenmesi ve tespiti çok önemlidir. Uygun eğitimci ve eğitim ortamında farklı öğretim metodları uygulanarak çocuga özel eğitime başlanmalıdır. Anne ve babalar bazen bu durumu kabullenmede zorlanmakta çocuklarının engelli olmadığını, özel eğitime ihtiyaç duymadığını belirtmektedir. Unutulmamalıdır ki çocuklara uygun eğitim verildiğinde disleksinin getirmiş olduğu güçlükleri hafifletmek mümkündür. Doğru öğretme teknikleri ve uygun uyarımlarla disleksinin getirmiş olduğu kimi zorlukların üstesinden gelinebilir.

disleksi ve okuma güçlüğü

Çocuğunuz ana okulunu bitirdiğinde basit tekerlemeleri söyleyebilmeli, alfabedeki harfleri tanıyabilmeli, doğru kelimeyi doğru yerde kullanabilmelidir. Çocuğunuz dördüncü sınıfa geldiğinde harfleri seslerle ilişkilendirebilmeli, yüksek sesle okuma yapmaktan çekinmemeli ve tek heceli kelimeler gibi kafasını karıştırmamalıdır. Bunlardan birini yapamıyor ya da eksik yapıyor, veya bazı harfleri ters yazıyor diye sizin çocuğunuz da disleksik demek değildir. Zira disleksi tanısı çok katmanlı bir incelemeyi gerektiren, tıbbi bir tanıdır. Ama kesin karar verebilmek adına bir uzmanla görüşmek ve çocuğu görüştürmek yararlı olacaktır. Bu alanın uzmanı, çocuğun çocuk doktoru ve öğretmeni fikir alışverişi yapıp karar vermelidir.

Uzmanlara göre çocuğunu iyi inceleyen ve takip eden aileler bu sorunun tespitinde çok aktiftir ve bazen öğretmenlerden daha başarılıdır. Çünkü sınıftaki öğrenci sayısı ve ders saatleri incelendiğinde bir öğretmenin öğrencisini tam anlamıyla tanıması mümkün görünmemektedir. Her çocuk farklı eğilimlere ve farklı özelliklere sahiptir bunun için biz ebeveynlere düşen vazife çocuğumuzu iyi tanıyıp böyle durumlar karşısında gerekli önlemleri bir an önce alabilmektir.

Disleksi nasıl anlaşılır?” için 4 yorum

  • Geri bildirim: Özel Öğrenme Güçlüğü: Disleksi - Okul Öncesi

  • 23 Ocak 2019 tarihinde, saat 11:25
    Permalink

    Selamlar çocuğumun disleksi olduğunu düşünüyoruz güvenilir bir kurumda test yaptırmak istiyorum. Bildiğiniz bir yer var mı nerede yaptırmalıyız?

    Yanıtla
    • 23 Ocak 2019 tarihinde, saat 20:40
      Permalink

      Merhabalar Ceyda hanım.
      Disleksi testi yaptığını iddia eden birçok kurum var. Kimi testler uygulayabilirler de. Ancak disleksinin tıbbi bir tanı olduğunu unutmayın. Disleksi tanısı sadece kamu-üniversite hastanelerinde çalışan psikiyatristler tarafından koyulabilir ve bu rapora istinaden Rehberlik Araştırma Merkezleri çocuğun eğitsel tanısı için işlemler yaparlar. Size önerim öğrenme güçlükleri üzerine uzmanlaşmış bir psikolog ile ön görüşme yapıp psikiyatri servislerine tanı için başvurmanız olacaktır.

      Yanıtla
  • 23 Ocak 2019 tarihinde, saat 23:40
    Permalink

    Vaw arkadaş bu bilgileri edindiğim iyi oldu, bende kesinlikle Disleksi varmış ya. İlk okulda ve orta okulda resmen hiç bir şeyden anlamıyordum. Ailem mi müdahale etti bilmiyorum ama şu an bu durum tam tersine dönmüş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Nasıl diyecek olursanız ben lisede bilgisayar dersinden kalmış bir yazılımcıyım ve önümüzdeki aylarda kendi yazılım şirketimi açacağım. Liseyi sanırım babamın hatırı var diye bitirebildim ancak şu an 3. üniversiteyi okuyorum ve okumayı çok seviyorum. Eski öğretmenlerim denk geldiğinde bu durum karşısında resmen şok oluyorlar. Çok garip değil mi ya, ilk okulda bana geri zekalı muhamelesi yapılıyordu, bak şimdi aklıma geldi… Öyle ki 4. yada 5. sınıfta karnemi yakmıştım ve aileme sadece “evet tüm derslerim 1, karneyi görmeseniz de olur” demeyi tercih etmiştim 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir