Okul Öncesi Öğretmenliği Okumak ve Yorumlar

Okul öncesi öğretmenliğini ve neden bu branşı seçtiğimi sizlere kısaca anlatmak istiyorum.

“Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” diyor Mustafa Kemal Atatürk. Ülkeyi pozitif bilimlerde, sanatta, eğitimde bir adım ileri taşıyacak ve o ülkeye nefes olacak güçlü bir nesilden bahsediyor. Bu nesle bu tohumları ekecek kişilerinde öğretmen olacağını söylüyor. Bir başka örneğe bakacak olursak da Hz. Ali’nin bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum sözü aklımıza geliyor.

İşte eğitim ve eğitmen toplumda mevkii olarak bu kadar yüksekken yıllar önce bir karar aldım. Toplum için küçük kendim için büyük ilk adımı attım. Öğretmenlik için önce hayal sonra mücadele ile devam eden yolculuğuma çıktım. Okul öncesi öğretmeni olmak, küçük kalplere dokunmak, bir gün hayatlarının herhangi bir saniyesinde hatırlayacakları küçük tebessüm olmak istedim.

Okul öncesi öğretmenliği aynı zamanda çocuklardan çok fazla şey öğrenmek anlamına da geliyor.

Hedefim henüz hiçbir kimse tarafından dokunulmamış, toprağa ekilmemiş küçük fidanları kendi ellerimle büyütüp ilk can sularını vermekti. Onları sağlamlaştırmaktı.  Çünkü tohumu sağlam olan bir fidan her zaman köklerini toprağa kuvvetle bağlardı. Şu an öğretmenim. Ve her sınıfa çıktığımda şunu söylüyorum kendime ben hala öğrenciyim. Çünkü her çocuk yeni bir dünya ve siz bu dünyayı keşfetmek için her seferinde başka bir harita ezberlemelisiniz. Yeni yollar keşfetmeli ve o çocuğa ulaşıp onun gönlünde bir bayrak dikmelisiniz. Ona giden yolları bulup ileri ki hayatını kolaylaştırabilmelisiniz. Bu yüzden okul öncesi öğretmeni demek hep kendini sıfırlayıp, yeni baştan başlayabilmektir. Bildiği her şeyi unutup tekrar öğrencileri ile öğrenebilmektir. Birlikte ip atlayıp, birikmiş yağmur sularının üzerinde zıplayabilmektir. Bir kelebeğin uçuşuna defalarca şaşırıp, aynı soruyu bin kez cevaplamış olmana rağmen ilk kez duyuyormuş gibi heyecanla cevap verebilmektir. Neden okul öncesi öğretmeni oldum diye düşünürken Kırmızı Balık şarkısını son ses açıp Balıkçı Hasan’dan kaçabilmektir.

Okul Öncesi Öğretmenlerinin Sahip Olması Gereken Nitelikler

Her meslekte olduğu gibi öğretmenlikte de aranan belli başlı nitelikler vardır. Öğretmenlerde kendi içinde branşlarına göre kategorilere ayrılmaktadır. Nasıl ki bir beden eğitimi öğretmeninde esneklik, müzik öğretmeninde ses gibi özellikler aranıyorsa okul öncesi öğretmeninde de olması gereken temel düsturlar vardır.

Üniversite okuduğum senelerde sınıfıma göz gezdirdiğimde gerçekten bu mesleği yapabilecek ve yapamayacak diye nitelendirdiğim kişiler vardı. İnsanlar birçok sebepten ötürü bu bölüme yerleşmişti. Peki okul öncesi öğretmenlerinin ne gibi niteliklere sahip olmaları gerekmektedir?

Okul öncesi öğretmenlerinin en temelde yüksek enerjiye sahip, meraklı öğretmenler olmaları beklenmektedir.

Bu branşı seçenlerde şu dört özelliğin bulunması gerekmektedir. Bu özellikler çocuğun kapılarını açmak için yolda kullanacağınız dört tane anahtardır.

  • Birincisi sevgi. Her işin sırrı, ilk adımı sevmektir. Eğer ki çocukları ve mesleğinizi sevmezseniz hangi branşta olursa olsun kesinlikle öğretmenlik size uygun bir meslek değildir. Çünkü çocukta naz makamı yüksektir ve sevgi olmadan eğitimci bu makamı aşamaz.
  • İkinci gereken anahtar ise çocuğu anlamak ve gelişimin ilerleyişini bilmektir. Eğer ki çocuğu tanımıyorsanız, onun yaşına uygun olmayan materyaller tercih ederek, etkinlikler hazırlayarak hem çocuğun özgüvenini azaltır hem de gelişiminin geri gitmesine sebep olursunuz.
  • Üçüncü diğer konu ise enerji. En az bir sınıfta 15 tane içi kıpır kıpır, her türlü sakarlığı yapmaya elverişli çocuk ile bir arada olacaksınız. Bunun için her zaman zindeliğinizin Ağrı dağının zirvelerinde olması gerekiyor.
  • Dördüncü yani en sonuncusu ise meraklı, ilgili ve araştırmacı bir öğretmen olmak. Her şeyi ilk kez öğrenecek çocuklar için sürekli kendinizi yenileyip, aktif şekilde onlara bilgi sunmanız gerekmektedir. Bu yüzden onların merakını uyandırmak, ilgilerini çekmek için önce sizin ilgi ve merakınızın açık olması gerekmektedir.

Eğer ki bu dört anahtarı elinizde tutuyorsanız çocukların kalpleri keşfedilmek için sizi beklemektedir. Hoş geldiniz renkli minik dünyamıza.

Okul Öncesi Bölümü Tercih Edilmeli Mi?

Üniversite sınavından aldığınız puan eğer ki bu bölüm için yeterliyse ve bölüm hakkında çok fazla bilginiz yoksa şunları söyleyebilirim;

Üniversite Hakkında

Okul öncesi öğretmenliği Eğitim Fakültesinde yer alan Lisans (dört yıllık) bir bölümüdür. Eğitim dersleri ve alan dersleri yer almaktadır. Bu derslerin bir kısmı teori bir kısmı uygulamalıdır. (Ayrıntılı bilgi için: Okul Öncesi Öğretmenliği Dersleri) Mezun olduğunuzda direk öğretmen olarak özel sektörde ya da devlet bünyesinde çalışabilirsiniz. Dilerseniz akademik kariyerinize devam ederek yüksek lisans tercih edebilirsiniz.

Atama Hakkında

Öncelikle atanmak için KPSS’ ye girilmelidir.  Son atama puanı 78.8 ile kapatan bölüm için yaklaşık 26 bin mezun atama beklemektedir. Bu bölümde atama düşünenler için sağlam bir efor sarf edilmelidir. Ciddi ve düzenli bir çalışma ile atanmak sizin için daha kolay olacaktır. (Ayrıntılı yazı: Okul Öncesi Öğretmenliği KPSS Atama Puanları)

Özel Sektör Hakkında

Özel sektörlerde okul öncesi için talep oldukça fazladır. Ancak önlisans çocuk gelişimi ve lise mezunu çocuk gelişimi branşlarının mezun sayısının çokluğundan ötürü teklif edilen maaş oranı çok yüksek değildir. Dileyen öğretmen adayları rehabilitasyon merkezlerinde de çalışabilmektedir.

Anaokulları, çocuk için özel olarak yapılandırılmış bir kurum olarak çocuğun gelişiminde kilit rol oynayan yerlerdir.

Okul Öncesi Eğitim Neden Önemli?

Bir çocuğun ilk eğitim yuvası ailesi, ilk eğitimcisi ise annesidir. Aslında anne aynı zamanda çocuğunun muhafızı, doktoru ve öğretmenidir. Daha rahmine düştüğü ilk andan itibaren annesi onun için endişe, merhamet, korku gibi duyguları yoğun olarak hissetmeye başlar. Çocuğunu dış dünyanın kötülüklerinden korumak için sürekli kendi hazırladığı güvenli ortamda tutmaya çalışır. Ama ne annenin gücü buna yetebilir ne de insanoğlunun fıtratı buna müsaittir. İnsan mekanizması sosyalleşmek, öğrenmek, gelişmek üzere yapılmış bir düzenektir. Ve aile; çevre desteği, okul desteği olmadan bu gelişimleri bir yere kadar götürebilmektedir. İşte burada aileye düşen çok önemli bir karar vardır. Çocuğu için uygun bir çevre ortamı hazırlamak. İlk kez gözünden sakındığı evladını yanından ayıracak olan ebeveyn hararetle güvenilir bir okul, her şeyden önce bir öğretmen aramaya başlar. Bu öğretmen çocuğumu benim gözüm de görmeli ve ona benim verdiğim değeri vermeli bakış açısı aileler için ilk güdülen gayedir.

Çocuk açısından bakacak olursak bilindiği üzere 3-6 yaş çocuklar için kreş- anaokulu yaşı olarak bilinmektedir. Ve çocuklar kurallı sosyal bir düzenin içine ilk kez burada adım atmaktadırlar. Aileden ayrıldığı için ilk ağlamalar, günlerce konuşmamalar, kardeş kıskançlıkları, kural tanımamalar, mahremiyet sınırını bilememeler hep okul öncesi kurumlarının karşılaşacağı durumlar olacaktır. Hatta bazen biz şöyle bir davranış ile karşılaştık diye veliye bilgilendirme yaptığınızda ama benim çocuğum onu yapmazdı diyen ve toplum içinde kendine yeni bir huy ekleyen çocuklarda ilk sizin elinizden geçecektir. Bütün bu davranışların ilk olmasının sebebi, onlar içinde bulunduğu eğitim ortamının ilk olmasından kaynaklanmaktadır.

Anne ve baba yerine ismine öğretmenim dediği birinin sürekli bir şeyler söylemesi onlara ilginç gelmektedir. Öğretmen öyle şeyler söylüyor ki bazen bunların çoğu işine gelmemekte, Ne yani ben sıra mı bekleyeceğim? Söz hakkı mı alacağım? Hem de tam ben merkezciliğin hakim olduğu dönemde diye aklından geçirmektedir. Bu ailenin ve çocuğun sosyal bakışı açısıdır. Bir de bizim için asıl önemli olan çocuğun gelişimsel takvimi ve eğitimin bu takvime olan paralelliğidir.

Çocuğun gelişiminin psikomotor, bilişsel, sosyal ve dil açısından en hızlı olduğu yaş grubu 0-6 yaştır. Bu dönemde çocuğa gerekli tüm bildirimler iletilmeli ve istenilen seviyeye çocuk ulaştırılmalıdır. Çocuk bu zaman diliminde öğrenmiş olduğu her şeyi gelecekte öğreneceği bilgiler için rehber almaktadır. Herhangi verilmiş olan yanlış ya da eksik bir kazanım çocuğun hayatını çok farklı olumsuz noktalara çekebilmektedir.

Genel olarak okul öncesi öğretmenliğinden kendi bakış açım ile bahsettim. Eğer ileride bir eğitimci olarak yaşam çarkına katılmak istiyorsanız ilk eğitiminizin kendinizden başlaması temennisiyle.

Peki ya sizin okul öncesi öğretmenliği okumak hakkında yorumlarınız neler? Aşağıdaki yorumlar kısmını kullanarak okul öncesi öğretmenliği yapmak ya da okumak hakkında fikirlerinizi belirtmeniz bizi çok mutlu eder!

Betül Hanım Şahin

Betül Hanım Şahin

1997 Almanya doğumluyum. Ankaralıyım. 2015 senesinde Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun oldum. Maltepe Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliğine tam burslu olarak yerleştim. Lise döneminde alanımda aktif çalıştım. Sahip olduğum bilgi birikimi sayesinde; 2019 senesinde mezuniyetim sonrası direkt meslek hayatıma başlangıç yaptım. 2019 senesinden beri öğretmenlik yapmaktayım. Üniversite yıllarımda edebiyat, çocuk gelişimi, sağlık, psikoloji, sosyoloji ve eser inceleme gibi alanlarda yazılar yazdım. 2019 senesinde ilk kitabım olan ‘’Küçük Fidan’’ adlı çocuk kitabını çıkardım. Şu anda yapmış olduğum etkinlikleri ‘’okuloncesibookstram’’ adlı instagram hesabımdan paylaşmaktayım. Çocuklar üzerine yapmış olduğum çalışmaları ve araştırmaları sizlere sunmaktan büyük zevk duyacağım. Sevgilerle ve çocuklarla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir