Gökyüzü Kadar Kırmızı – Rosso Come il Cielo

Dünyayı değiştirmek neredeyse hepimize olanaksız gelir, büyüdükçe insanları değiştirmenin de olanaksız bir şey olduğu hissine kapılırız zaman zaman. Ancak yürekli öğretmenler için bu asla olmayacak bir şeydir. Çünkü inanmış bir öğretmen her gün yeni bir yaşama dokunduğunu, insanları dönüştürdüğünü ve dolayısıyla dünyanın dönüşümüne katkı sağladığını hisseder. Her gün. Belki de öğretmen olmanın en ilgi çekici yanı da budur. Daha önce Les Choristes (Koro) filminden bahsetmiştir. Gökyüzü Kadar Kırmızı da aynı eksende, bir öğretmenin değiştirmiş olduğu bir yaşamı konu alıyor. Filmin yönetmenliğini Cristiano Bortone yapmış.

Filmi bir yandan bu kadar etkileyici kılan şey ise gerçek bir hikayeye dayanıyor olması. Film Ferzan Özpetek’in filmlerinde de çalışmış olan, ünlü İtalyan ses yönetmeni Mirco Mencacci’nin hikayesini perdeye aktarıyor. Bunun yanı sıra filmdeki kimi rollerde gerçekten görme engelli bireyler oynamış. Bortone, European Children’s Film Association’a vermiş olduğu bir röportajda şu ifadeleri kullanıyor; “Başından beri ahlaki bir seçim olarak gerçek yaşamda bariyerlerin kurbanı olan görme engelli çocuklara rol vermek istedim. Bir yıl boyunca seçim sürecinde İtalya’yı dolaştık ve inanılmaz yetenekler bulduk. Yalnızca doğallıkları için değil, çekimlerde göstermiş oldukları istek ve kararlılık açısından da. Uzun süren bir eğitim sürecinde görme engelli olmayan çocuklar görme engellileri nasıl oynayacaklarını öğrenirken, görme engelli olan çocuklar bir filmde nasıl aktör gibi davranacaklarını öğrendiler.” 

Mirco çocukken geçirmiş olduğu bir kaza sonucu görme yetisini büyük ölçüde yitirmiş bir çocuktur. İtalya’da dönem şartları (1970’ler) sebebiyle görme engelli çocuklar genel öğretim kurumlarına devam edemezler. Görme yetisini büyük ölçüde kaybeden Mirco bu sebeple görme engellilerin öğretim gördüğü yoğun disipline sahip bir enstitüde yatılı olarak öğretimini sürdürmek durumunda kalır. Gitmiş olduğu okul dini temellere dayalı ve öğrencilerin sert yöntemlerle disipline edildiği bir okuldur. Bu sebeple Mirco bu okula adapte olmakta zorlanır. Ancak Mirco azimli ve meraklı bir çocuktur. Onun bu merakı okulda bulmuş olduğu bir ses kayıt cihazı ile dünyayı yeniden keşfetmesine, kendisini yaratıcı yollarla ifade edecek yeni yöntemler bulmasına sebep olur. Bu durum okul yönetimi tarafından pek olumlu karşılanmasa da Mirco’nun öğretmeninin mücadelesi okuldaki iklimin değişmesine ve Mirco’nun yeteneklerini geliştirmesine olanak sağlayacaktır.

Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir