Bir erkek olarak okul öncesi öğretmenliği okumak

Okul öncesi öğretmeni olan ya da okul öncesi öğretmenliği bölümünde okuyan erkeklerin sıkça duyduğu bir soru vardır: “Erkekler anaokulu öğretmeni olabiliyo mu yaa?” O sırada okul öncesi öğretmeni arkadaşımız şekilden şekile girerek soruyu soran kişiye okul öncesi öğretmenliğinin cinsiyete dayalı bir iş olmadığını, çocukların altlarını değiştirmediklerini vesaire anlatmaya koyulur.

Şüphesiz ki insanların birçoğunda mesleklere dayalı kalıp yargılar vardır. Bu cinsiyetçi kalıp yargılar kadınların yaşam alanlarını daraltıp, kimi meslek alanlarında var olmalarını engellediği gibi okul öncesi gibi görece kadınlara “ait” olduğu düşünülen alanlarda da erkeklerin var olmasını engelliyor. Bu cinsiyetçi kalıp yargılar sebebiyle okul öncesi öğretmenliği bölümünü tercih etmeyi düşünen birçok arkadaş bu endişelerle çeşitli sorular yönelttiler. Daha geniş bir bakış açısı ile bir yazı hazırlamanın daha uygun olduğunu düşündüm.

Okul Öncesi Öğretmenliği neden kadın işi olarak görülüyor?

Bu kalıp yargının en temelinde okul öncesi eğitiminin basitçe bir çocuk bakım işi olarak görülmesi ve olgunun eğitim yönünün hem düşüncede hem de uygulamada neredeyse yok sayılmasıdır. Oysa ki okul öncesi eğitim çocuğun temel bakımını sağlamak ya da ona sevgi sunmaktan çok daha fazlasını içeren, uygulamanın birçok nitelik gerektirdiği teknik bir alandır. Bu sebeple okul öncesi öğretmenliğini kadınların daha iyi yapacağı, ya da erkeklerin okul öncesi öğretmenliği yaparken zorlanacakları düşüncesi geniş bir toplumsal yanılgıdan ibarettir. Kendini iyi yetiştirmiş ve sınıfta olmaktan çok büyük keyif alan birçok erkek okul öncesi öğretmeni tanıyorum ve hiçbir zaman zorlandıklarını düşünmedim.

Üniversitelerde durum, okumak zor mu?

Okul Öncesi Öğretmenliği lisans programları sınıfların büyük yoğunluğunun kadın olduğu sınıflardan oluşur. Lisans yıllarımda (2011 yılında Okul Öncesi Öğretmenliğine başlamıştım.) sınıfımız 7 erkek 50 kadından oluşurken bugün okul öncesi öğretmenliği bölümü sınıflarında erkek ağırlığının kısmen arttığını görüyorum. Erkekler her ne kadar okul öncesi öğretmenliği yapmak konusunda kendilerini istekli hissetseler de bölümü tercih etme noktasına geldiklerinde bazen toplumsal baskıdan kaynaklı olarak bölümü yazıp yazmamak konusunda kararsızlığa düşerler. Onları nasıl sürdüreceklerini bilmedikleri, toplumun genellikle garip bulduğu bir eğitim hayatı beklemektedir. Ancak şunu eklemeliyim ki, lisans hayatımın hiçbir aşamasında erkek olmanın zorluğunu hissetmedim ve okul öncesi öğretmenliği tercih ettiğim için pişman olmadım. Aksine okul öncesi eğitimin hem kuramsal kısmından hem de uygulama kısmından büyük bir keyif aldım. Dolayısıyla okul öncesi öğretmenliği tercih etmeyi düşünen erkek arkadaşların endişe etmeleri gereken hiçbir şey olmadığını açık yüreklilikle söyleyebilirim.

Özel sektörde bir erkek olarak varlığını sürdürmek

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki özel sektörde faaliyet gösteren tüm okul öncesi kurumları veli istekleri ve talepleri etrafında şekillendirilir. Velilerin talepleri de bu toplumsal cinsiyetçi yaklaşımın bir yansıması olarak genellikle sınıfta kadın bir öğretmen görmek yönünde olur. (Okul öncesi öğretmenliği iş ilanlarını incelediğimiz zaman aranan niteliklerde “kadın” ibaresi sıkça karşımıza çıkar.)

Tüm bu noktaları düşündüğümüz zaman erkek bir okul öncesi öğretmeni olmanın tek dezavantajının her ne kadar üst düzey niteliklere sahip olunsa dahi özel sektörde iş bulmanın zorluğu olduğunu söyleyebilirim. Ancak KPSS sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokulları ve anasınıflarında okul öncesi öğretmeni olmak isteyen arkadaşların hiçbir endişe duymadan bölümü tercih edebileceklerini düşünüyorum.

 

 

Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir erkek olarak okul öncesi öğretmenliği okumak” için 8 yorum

  • 1 Ağustos 2018 tarihinde, saat 14:15
    Permalink

    Öncelikle bu konuda rehber olduğunuz için teşekkür ederim, önümüzdeki süreçte bende sizin yolunuzdan ilerleyebilirim. Geçirdiğiniz akademik yolculuğu artılarıyla eksileriyle anlattığınız bir yazı yayınlarımısınız. Bunun dışında okul öncesi öğretmenliğinin 4 yıl sonraki atama durumları sizce nasıl olur, benim gördüğüm kadarıyla talep artıyor, imkansız bi durum haline mi gelir yoksa düzenli bir çalışmayla başarılı olunurmu?

    Yanıtla
  • 2 Ağustos 2018 tarihinde, saat 14:22
    Permalink

    Merhaba beyefendi. siralamam 77bin sizce okul öncesi mümkün olabilir mi ?

    Yanıtla
    • 2 Ağustos 2018 tarihinde, saat 14:29
      Permalink

      ayrıca bilgilendirmelerden dolayı çok teşekkür ederim.

      Yanıtla
  • 2 Ağustos 2018 tarihinde, saat 15:10
    Permalink

    Mustafa hocam tercihleri neye göre yapacağız ? Okul öncesinde yıllar arası dalgalanmalar mevcut. Ts-1 den sözele geçen okul öncesi durumlarında ne tür değişiklikler bekliyorsunuz acaba ? Fikirlerinizi öğrenebilir miyim ?

    Yanıtla
    • 3 Ağustos 2018 tarihinde, saat 01:44
      Permalink

      Merhabalar Abdullah,
      Şu sıralar çok yoğunum, konu ile ilgili yazı aklımda. Anasayfayı takip et lütfen.

      Yanıtla
  • 11 Ağustos 2018 tarihinde, saat 16:13
    Permalink

    Sayın Hocam, Oğlumun puanı( Sıralaması 5400); Boğaziçi Okul Öncesi Bölümünü tutuyor ve ben bu bölümü okumasını erkek için uygun olmadığını düşünüyorum.Yanılıyormuyum acaba .Sizden bu konuda bilgi rica ediyorum.saygılarımla.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir