Üniversiteye Yeni Başlayacaklara 12 Tavsiye

Neredeyse dünyadaki her liseli için üniversite hayatın önemli bir geçiş noktasıdır. Hatta öyle ki Türkiye’de çoğu aile ve öğrenci üniversiteyi hayatlarının başlangıcı olarak tanımlar çünkü ertelenmiş hayaller burada gerçekleşir, birçok değişikliğe üniversitede adım atılır ve karakter farkındalığı bu yaşlarda başlar.  Üniversite sayesinde evleneceğiniz kişiden tutun da iş arkadaşlarınıza kadar burada tanışırsınız. İşte bu kadar iddialı ve en az dört yıl sürecek üniversite yaşamınız için on iki tavsiye;

Oryantasyona Katılın

Her üniversite tercihler açıklandıktan, öğrenciler belirlendikten sonra kendilerini tanıtan, bir ile üç gün arasında devam eden oryantasyon programları düzenler. Daha çok kampüsün fiziksel koşullarını tanıtma amacı güden oryantasyon programları, yeni gelen öğrencilere üniversitenin kendine has kültür ortamını da tanıtmaktadır. Oryantasyonlar sayesinde okulun ilk zamanları kaybolmadan derslikleri bulabilir, ring sistemini öğrenebilir ve boş zamanlarınızı nerelerde geçirebileceğinizi keşfedebilirsiniz.

Öğrenci Kulüplerine Katılın

Öğrenci kulüplerinin çeşitliliği gideceğiniz üniversitenin sadece derslerden ibaret olmadığının kanıtıdır. Öğrencilerin sosyal hayatlarını renklendirmek ve farklı bölümlerdeki öğrencileri kaynaştırmak için kurulan öğrenci toplulukları sayesinde geniş ve çeşitli bir çevre kurabilirsiniz. Gideceğiniz üniversitede film eleştirme topluluğundan tutun da yapay zeka geliştirme topluluğuna kadar hemen hemen her üniversiteliye uygun bir kulüp bulmak mümkün. Öğrenci kulüpleri sadece çevre edinmek için değil gezip görmeniz için de iyi bir fırsattır. Öyle ki seçeceğiniz topluluğa bağlı olarak yurt dışında yarışmalara bile katılabilirsiniz.

Ekip Kurarak Yarışmalara Katılın

Üniversiteye gidince göreceksiniz ki birçok uluslararası yarışma için sağlam bir ekip gerekiyor. Tek başınıza üstesinden gelebileceğiniz bir proje olsa bile yarışma koşulları ekip kurmayı şart koşuyor çünkü iyi bir ekip size yarışmayı kazandıracağı gibi başkalarının düşüncelerini dikkate almayı ve onlara her anlamda saygı duymayı öğretir. Farklı düşünceleri benimseyip onlara sahip çıkan bir insan gelecekte hem iyi bir çalışan hem de nitelikli bir işveren olabilir.

Okuduğunuz Bölümü Tanıyın

Okuduğunuz bölümün ne işe yaradığını, mezun olduktan sonra neler yapabileceğinizi ve mezun olmadan önce staj imkanınızın neler olduğunu araştırın. Bölümünüzden mezun insanlarla iletişim kurmaya çalışın ve bölümünüzle alakalı aklınızı kurcalayan soruları onlara sorun. Mümkün ise onlarla seminerler düzenleyin. Bu sayede hem sizin hem de bölüm arkadaşlarınızın ufku açılmış olur. Ayrıca bölümünüzü daha iyi tanımak için hocalarınız ile iletişim içinde olun. Onlar size daima yol gösteren bir kılavuz olacaktır.

Ortalamanızı Yüksek Tutun

Büyük şirketlerin ortalamaya odaklanmadıklarını, seçecekleri iş arkadaşlarının sosyal yaşamının ortalamadan daha önemli olduğu söylemlerine inanmayın. Unutmayın ki start up şirketler bile öncelikle alacakları şirket elemanının kümülatif not ortalamasına bakarlar çünkü yüksek not ortalaması kişinin üniversitede öğretilenleri layıkıyla öğrendiğini gösterir. Not ortalamasından sonra ise iletişim becerileri gelir. Kağıt üstünde iletişim becerilerini ölçemeyen kurumlar yüksek not ortalamasını baz alarak kişiyi işe alır ve yaklaşık üç aylık deneme sürecinde kişinin sosyal becerilerini gözlemler.

Sosyal Olacağım Diye Eğlenceyi Abartmayın

Üniversiteyi sadece sosyalleşeceğiniz bir ortam olarak algılamayın. Üniversite sizin sosyal hayatınızı ve okul hayatınızı dengede tutmak ister. Eğer çok ders çalışırsanız sosyal hayatınız yerlere iner ve psikolojik açıdan kendiniz toparlayamayabilirsiniz. Eğer çok sosyal olursanız mezun olmak sizin için sadece hayalden ibaret olabilir. İkisini dengede tutmayı öğrenmelisiniz. Dengede tutmayı öğrenmek için ise kendinize ödül verebilirsiniz. Mesela “bu hafta bütün derslere gidersem hafta sonu arkadaşlarımla dışarı çıkacağım” gibi.

İngilizce Öğrenin

Erasmus, Farabi değişim programı, Mevlana değişim programı ve yapacağınız yüksek lisans için maalesef İngilizce bilme şartı var. Sadece eğitim için değil okulunuzda bulunan yabancı uyruklu kişilerle iletişim kurmak ve daha global bir çevre edinmek için de İngilizce öğrenmelisiniz.

Düzenli Olarak Okuyun

Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz fakat özgün bir ifade biçimine sahip olmanız şart. Bu özgünlüğe ulaşmak için ise çok okumak gerekli. İsterseniz e-kitap okuyarak isterseniz de bir dergiye abone olarak yeni şeyler öğrenmenin hazzına varın. Kitap okumak başkalarını keşfetmektir ve başkalarını keşfettikçe kendinizi keşfetmeyi öğretir. Bir iş görüşmesi sırasında kendinizi ifade edemediğinizi görünce kitap okumanın önemini anlayacaksınız. Hiçbir iş veren kendini ifade edemeyen birini işe almaz.

Part Time İş Bulun

Üniversitenin ilk yıllarında ailenizden para beklemeniz normal çünkü henüz oturmayan bir düzeniniz ve tanımaya çalıştığınız yeni bir hayatınız var. Bir düzen kurduktan sonra part time bir işte çalışmanız size para kazanmanın zorluğunu gösterecek. Bu sayede iş dünyasını ve iş verenleri tanıyacaksınız.

Mezuniyetten Sonra Hangi Alanda Çalışmak İstediğinize Karar Verin

Üçüncü sınıfa gelene kadar bölümünüzü çok iyi tanır hale geleceksiniz. Bölümünüzle alakalı iş imkanları neler, hangi sektörde çalışabilirsiniz, becerileriniz hangi alana daha uygun gibi soruların cevaplarına ulaşmış olacaksınız. Gelişmek istediğiniz alanı seçtikten sonra üçüncü ve dördüncü sınıfı seçtiğiniz alan üstünde kendinizi geliştirerek geçirin. Eğer mümkün ise yeteneklerinizi sergileyebileceğiniz bir portfolyo oluşturun. Böylece potansiyelinizi kanıtlamış olursunuz.

Spor Yapın

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur düsturu ile yol alırsanız şaşmazsınız. Eğer müsait bir kampüsünüz varsa sabah-akşam koşuya ya da yürüyüşe çıkın. Derslerin verdiği ve zaman zaman çevrenizin oluşturduğu baskıyı bu şekilde yok edebilirsiniz. Spor sayesinde doğru kararlar verip daha zinde bir üniversite yaşamı sürebilirsiniz.

Yemek Yapmayı Öğrenin

Üniversite öğrencilerinin yüzde sekseni yurtlarda ya da arkadaşları ile kiraladıkları evlerde kalıyor. Yoğun üniversite yaşamından dolayı ne yazık ki yemek yapmaya vakit ayıramayan üniversite öğrencileri, sürekli dışardan hazır yemekler söyleyerek hem bağışıklıklarını hem de cüzdanlarını güçsüzleştiriyorlar. Bunun önüne geçmek için sağlıklı ve pratik yemek tarifleri öğrenin. Mesela sabah beş dakikada kahvaltı niyetine hazırlayacağınız bir smoothie emin olun ki pastaneden alacağınız yağlı açmadan daha sağlıklı. Bedeninizi ve zihninizi zinde tutmak için yediklerinize nitelik katmalısınız.

Tabii ki üniversitede yapılacaklar bu on iki madde ile sınırlı değil. Bu tavsiyelerin tamamını da bir anda yapmak sizi kültürel bir şokun içine düşürebilir. Her şeyden önemlisi sabırlı olun ve çevrenizde olup bitenleri iyi gözlemleyin. Kendinizi dinlemek için zaman ayırın çünkü kendini tanıyan bir insan zaman kaybetmeden, yanlış yönelimlere girmeden en az dört yıl sürecek üniversite sürecinin üstesinden başarılı bir şekilde gelecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir