Sorularla Okul Öncesi Öğretmenliği Okumak

Okul öncesi öğretmenliği üzerine bu sitede çok şey yazdık, çizdik. Ancak bir mezun perspektifinden okul öncesi öğretmenliği okumak isteyen arkadaşların sorularına cevap verecek bir yazı yazmanın güzel olacağını düşündüm.

Okul öncesi öğretmenliği nedir?

Okul öncesi öğretmenliği, erken çocukluk dönemindeki çocukların eğitimini, anaokulu, anasınıfları ya da kreşlerde çocuğun çok yönlü gelişimini sağlayan profesyoneller tarafından yapılan iştir. Okul öncesi öğretmeni, eğitim fakültelerinin okul öncesi öğretmenliği programından mezun ya da branşa kaynaklık eden diğer bölümlerden mezun olup pedagojik formasyon almış kişidir.

Kimler okul öncesi öğretmenliği okumalıdır?

Şüphesiz ki bu soruya verecek cevaplar kişisel algılarımızı yansıtacaktır. Ancak kabaca okul öncesi öğretmeninin sahip olması gereken niteliklere değinebiliriz. Okul öncesi öğretmeni olmak isteyen kişilerin öncelikle çocuk psikolojisine meraklı, çocuklar ile oyun ortamlarında ilişki kurmayı seven, üretmeye istekli, insanlar ile ilişkiler kurmak noktasında kendini geliştirmiş ve takım çalışmasına yatkın kişiler olmaları gerekir.

Okul öncesi öğretmenliği okuma kararını yalnızca çocuk sevgisi üzerinden görmemek gerekir. Elbette ki bu işi yapabilmek için çocukları seviyor olmak, onlarla vakit geçirmekten keyif alıyor olmak gereklidir. Ancak yalnızca çocukları sevmek iyi bir okul öncesi öğretmeni olmak için yeterli değildir.

Okul öncesi öğretmenliği okumak zor mu?

Okul öncesi öğretmenliği okumak, akademik perspektiften bakıldığında çok zor (?) bir lisans programı değildir. Derslerin ağırlığını eğitim bilimleri dersleri ve çocuk gelişimi-psikolojisi dersleri oluşturmaktadır. Genel itibariyle çok yoğun çalışma gerektiren, Ancak bu oldukça kişisel bir yargıdır. Akademik derslerin yanı sıra, okul öncesi öğretmenliği programında öğrenci olanlar bir dönem okul ve kurum deneyimi, iki dönem de öğretmenlik uygulaması olmak üzere fakültelerinin organize ettiği bir okul öncesi kurumunda deneyim (staj) elde ederler. Bu süreçte öğrendiklerini uygulama imkanına sahip olurlar.

Okul öncesi öğretmenliğinde atama durumları nasıl?

Net bir şekilde söylemeliyim ki, eskisi kadar kolay değil. Okul öncesi öğretmenliği çok sayıda üniversitede örgün ve ikinci öğretim programları bulunan bir bölüm ve haliyle her yıl ciddi bir mezun (5000) civarında veriyor. Bunun yanı sıra 26.000 civarında okul öncesi öğretmeni ise atama bekliyor.

Okul öncesi öğretmenliği programından mezun olup, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi kurumlarında çalışmayı düşünen kişilerin KPSS’ye çalışmaları şart. (İlgili yazı için: Okul Öncesi Öğretmenliği KPSS Atama Puanları) Yapılmış olan son atamada taban puanın 78.8 düzeyinde olduğu düşünülürse KPSS’ye düzenli bir şekilde çalışan kişilerin kolayca atanabileceğini söylemek yanlış olmaz.

Özel sektörde iş durumları nasıldır?

Okul öncesi eğitim hizmeti bir oranda özel okul öncesi kurumları tarafından da verilmektedir. Bu sebeple okul öncesi öğretmenliği mezunu kişiler özel sektörde de kolayca iş bulabilirler. Özel anaokulları, kolejlerde yer alan anasınıfları ve özel kreş-gündüz bakımevleri okul öncesi öğretmenlerini istihdam etmektedir. Ancak mezun sayısının fazla olması ve lise-önlisans çocuk gelişimi mezunu kişilerin istihdamı sebebiyle okul öncesi öğretmenliği mezunları özel sektörde düşük ücretler ile çalışmaktadır. (İlgili yazı: Okul Öncesi Öğretmenliği Maaşları)

Okul öncesi öğretmenliği kazanmak zor mu?

Bilindiği üzere okul öncesi öğretmenliği programı daha önce ilk aşama sınavı olan YGS ile alıyordu. Adaylar YGS-5 puanı ile tercih yapıyorlardı. Dolayısıyla matematik yapmadan okul öncesi öğretmenliği kazanmak oldukça zordu. Yeni sistemde okul öncesi öğretmenliği programı sözel puanı ile öğrenci alıyor. Son yıllarda atama puanlarında yaşanan yükselme üniversite puanlarında bir düşüşe sebep oldu ve okul öncesi öğretmenliği kazanmak görece daha kolay hale geldi. (Ayrıca bakınız: Okul Öncesi Öğretmenliği YKS Sözel Taban Puanları)

Sonuç

Yazıyı baştan gözden geçirdiğim zaman pek de olumlu bir portre çizmediğimin farkındayım. Ancak okul öncesi öğretmenliği okumayı planlayan arkadaşların bunları bilmesi ve buna göre tercihlerini şekillendirmesi mesleki tatminleri açısından oldukça önemli bir durum.

Meslekte yaşanan tüm sorunlara karşın okul öncesi öğretmenliğinin hem mesleki açıdan hem de okuma açısından inanılmaz keyifli ve güzel bir bölüm olduğunu da eklemeden edemeyeceğim.

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir