Temel güven duygusu nedir? Nasıl kazandırılır?

Bebeklikte gelişim hızlı bir süreci kapsar. Bu hızlı süreçte kişilik temellerinin atıldığını bilmekte fayda var. “Bebek ne bilsin kişiliği, nasıl öğrenecek ki anlattığımızı” diye düşünmenin yanlış olduğunu makaleyi tamamen okuduğunuzda anlayacaksınız.

Kritik dönem diye adlandırılan 0-6 yaş çocuk gelişimi için oldukça önemli. Genel itibari ile çocuğun kişilik temelleri bu dönemde atılıyor. 6 yaşından sonra çocuğun kişiliğini düzeltmeye kalkmak yanlış olacaktır. Çünkü çocuk farkında olmadan kişiliğinin gelişme sürecini tamamlamıştır. Kritik dönemde çocuğa aşılanan temel güven duygusu ileri yaşlarda sağlam ilişkiler kurmasına yardımcı olduğu gibi bağlanma problemi ile karşılaşmamasını sağlayacaktır. Psikanalitik gelişim kuramcıları Sigmund Freud ve Erik Erikson temel güven duygusunun gelişiminin yetişkinlik yaşamında oldukça büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan kuramcılardandır.

Temel güven duygusu kazandırılırken bazı hususlara dikkat etmek gerekir. İşte temel güven duygusunun kazandırılabilmesi için dikkat edilmesi gerekenler.

Temel Güven Duygusu Kazandırılırken Nelere Dikkat Edilmeli

Öncelikle temel güven duygusunun bebeklik döneminde aşılanması gerektiğini bilmek gerekir. Temel güven duygusu aşılanırken bebeğin istek ve arzuları göz önünde bulundurularak hareket edilmeli. Mesela sevgi isteyen bir çocuk sevgiden mahrum bırakılmamalı. Bazı bölgelerde çocuğu sevmenin ayıp olduğu söylenmekte ve gelişim dönemindeki bebeğe dahi sevgi gösterilmemektedir. Bu gibi durumlarda yaşı ilerleyen birey güven problemi ile karşı karşıya kalmakta hayatında bir çok problemle uğraşarak zorlanmakta.

Temel güven duygusunun kazanılması açısından 0-2 yaş büyük önem taşır.

Kimi bireyler toplum karşısında konuşma yapamamakta, tartışma ortamında fikirlerini savunamamakta hatta ve hatta haklarını savunurken kendine güven duymadığı için hak savunuculuğu yapamamaktadır.

Temel Güven Duygusu Nasıl Kazandırılır?

Görüldüğü üzere temel güven duygusunun aşılanmadığı bebekler ileriki yaşlarında bir çok sorun ve problemle karşı karşıya kalarak zorlanmakta. Bunun önüne geçmek için bebeğe temel güven duygusu verilmeli. Temel güven duygusunun kazandırılması için yapılması gerekenler şunlardır:

  • Bebek ağlayarak isteklerini dile getirmeye çalışır. Bebeğin neden ağladığını önceden kestirip bu şekilde cevap vermek gerekir. Mama istiyorsa mamasını zamanında vermeli, altını kirletmişse altını zamanında temizlemeliyiz.
  • Sevgiden yoksun büyüyen bebekler “hastalık hastası” adı verilen hastalığa kapıldığı gibi bağlanma konusunda zorluk yaşayabilmekte. Sevgi göstermek konusunda cömert davranmalısınız. Çocuğun başını okşamalı, öpmeli, sarılmalı, onu koklamalısınız. Çocuklar hatta bebekler gerçek sevgiyi hissederler. Bu yüzden sevgiyi göstermekten kaçınmamalıyız.
  • Bebeğinizle bol vakit geçirmeli ancak bütün gününü ona ayırmamalısınız. Sürekli bebeğin yanında olarak ona yardımcı olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak bu düşüncenin yanlış olduğunu bilmelisiniz. Bu noktada çocuğun bağımsız olma çabalarının desteklenmesinin öneminin farkında olmak gerekiyor. Sürekli annesi veya babası yanında olan çocuk büyüdüğü zaman da sadece annesi ve babasının yanında olmasını ister ve yokluğundan olumsuz etkilenebilir. Her şeyin aşırısı zarar bunu bilerek hareket etmelisiniz.
  • Çalışan bireyseniz çocuğu görerek işe gitmelisiniz. Ondan gizlenerek gitmeniz çocuğu rahatsız edecek hatta fazlasıyla etkileyecektir. “Annem gitti daha gelmeyecek, beni bıraktı, beni unuttu” gibi düşüncelere kapılan çocuk sizi yanında istediği gibi size karşı nefret besleyebilir.. Bu nedenle işe gitmeden önce çocuğunuzla minik bir vedayı paylaşmalı ona geri geleceğinizi anlatmalısınız. Asla ve asla çocuğa yalan söylememeli ve tebessüm ederek yanından ayrılmalısınız. Çocuk ağlasa dahi vedayı uzatmamalısınız. Yavaş yavaş durumu kabul eden çocuk bundan sonra sizin geliş saatlerinizi gözleyecek ve sizi gördükçe mutlu olacaktır.
  • Bebeklik döneminde temel güven duygusunu geliştiren diğer önemli nokta bebek ile aynı yatağı paylaşmaktan vazgeçmek. Bebek sizi sürekli yanında görürse telem güven duygusunu kazandırmak gittikçe zorlaşacaktır. Bu nedenle çocuk odası, çocuğun yatağı sizin odanızda bulunmamalı. Bu hem bebek için hem sizin için oldukça iyi olacaktır.

Bu şekilde hareket eden bireyler çocuğuna temel güven duygusu aşılama konusunda zorlanmayacaktır. Temel güven duygusunun aşılandığını kanıtlamak için bir deney yapan bilim adamları, güven duygusunun öneminin altını bir kez daha çizdi.

Çocukla kurulan fiziki bağ çocuğun temel güveni kazanması açısından önemli bir durum olarak görülüyor.

Deney ise şu şekilde: Bir odaya anne ve bebek girer, bir süre oyalanırlar odaya yabancı bir kadın girer. Anne beş dakika durduktan sonra bayanla muhabbet eder ve çıkar bebek bir iki kez ağladıktan sonra yabancıya alışır ve oyun oynamaya devam eder. İşte bu temel güven duygusunun aşılanmış olduğu çocukların sergilediği davranıştır. Ancak çocuk yabancının yanında hiç durmadan ağlarsa ve annesi geldiğinde annesine yapışırsa bu da güven sağlanmamış, bağlanma problemi yaşayan çocuklar oluyor. Ve ilerleyen yaşlarda temel güven problemi yaşamayan bireylerin sağlıklı iletişimler kurarak, kendi fikirlerini sağlıklı şekilde vererek yaşadığını gösteriyor. Ancak güven duygusu yaşamayan çocuğun yaşı ilerlemesine rağmen anneye bağımlı olduğu ve anne sözü dışına çıkmayan kendi kararlarını alamayan bireyler olduğu gözlemlenmiş. Deneyde dikkate alınarak çocuğa temel güven duygusunun ne kadar önemli bir olgu olduğunu unutmamak gerekir. Temel güven duygusunun kritik dönemde aşılanması gerektiğini ve bütün hayatı etkilediğini düşünerek hareket etmekte fayda var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir