Özel yetenekli bireylerde davranış sorunları

Giriş:

Özel yetenekli bireylerin eğitimi konusunda en ilginç çelişkilerden birisi sosyal-kişisel işlevsellikleridir. Çalışmaların birçoğunun işaret ettiği nokta dehaya sık sık uyumsuzluğun eşlik ettiğidir. Buna karşın karşıt perspektif de desteklenmekte, özel yetenekli bireylerin öğrencilerin uyumlarını sağlayan sosyalliği deneyimleme eğiliminde olduklarını söylemektedir. Bu çalışma yöntemi ve araştırmanın deseni ile birlikte sonuçların cinsiyet ve özel yetenek türü bağlamında özel yetenekli olan ve olmayan öğrencilerin kişisel uyum durumlarını araştırmaktadır.

Özel yetenekli bireylerin duygusal-davranışsal sorunları üzerinde yapılmış olan daha önceki literatür araştırmaları özel yetenekli olmayan akranlarına göre daha az bozukluk gösterdikleri üzerine eğilimlidir. Ancak buna karşın bu genel eğilimi sorgulayan bulgular da vardır. Birçok çalışma kendi vaka analizlerinden hareket etmektedir.

Yöntem:

Öğrenci örneklemi Chicago’nun banliyölerinde bulunan ilköğretim okullarında yer alan 1-5. sınıf arasındaki öğrencilerdir. Özel yetenekli öğrenciler örneklemi ise bölgedeki özel yetenekli öğrenciler programından seçilmiştir. Bu program şu ögelere dayanmaktadır:

  • Öğretmen önerisi.
  • Otis-Lennon IQ Testi’nde 96. ve üst persentilde performans sergileme
  • Standart başarı testleri, sınıf testleri, öğrencinin görevleri tamamlamadaki başarısı, genel sınıf işlevselliği gibi diğer performans ölçme araçları.

Örneklemde 124 üstün yetenekli öğrenci öğrenci bulunmaktadır. Bunlardan 13’ü tutarsız veri sebebiyle örneklem dışı kalmıştır. Örneklemin son halinde 54 erkek, 54 kız ilköğretim okulu öğrencisi bulunmaktadır ve her eşte bir üstün yetenekli-bir üstün yetenekli olmayan kişi bulunmaktadır.

Ölçümlerde Davranış Sorunları Kontrol Listesi (BPC; Quay & Peterson, 1975) sosyal-duygusal davranış bozukluklarını ölçmek için kullanılmıştır. Bu araçla 55 sosyal-duygusal bozukluk tanılanmıştır. Üstün yetenekli öğrenci programındaki tüm öğretmenlerden BPC testini özel yetenekli ve daha önceden eşleştirilmiş olan özel yetenekli olmayan eşleri ile tamamlamaları istenmiştir.

Veri analizi boyutundai BPC testi faktör analizi araştırmasında üç boyuta sahiptir: Davranış bozukluğu (saldırgan ve yıkıcı davranışlar), kişilik sorunları (kaygı, ve özgüven sorunları) ve olgunlaşma yetersizlikleri (daha çok dikkat-odaklanma sorunları). Dördüncü bir boyut olarak erken ergenlikte gennellikle görülen asosyal davranışları gösteren “sosyalleştirilmiş suçluluk” ögesi kullanılmıştır.

Sonuçlar:

Varyans analizi özel yetenekli olmayan çocukların özel yeteneklilere göre anlamlı bir biçimde daha fazla davranışsal sorun ortaya koyduklarını göstermektedir. Cinsiyet bağlamında ise erkeklerin kızlardan daha fazla davranışsal sorun ortaya koyduğu sonucuna varılmıştır.

Tartışma:

Geçmiş sonuçlar özel yetenekli bireylerin sınıf içindeki akranlarına oranla daha az davranış sorunları gösterdiklerini söylemektedir. Bu çalışmanın bulguları farklı yöntemlerle yapılmış olan literatürle uyumludur. Bunun dışında çalışmanın bir diğer bulgusu ise davranış sorunlarında cinsiyetin etkisidir. Özel yetenekli olsun ya da olmasın söz konusu süregelen davranış bozuklukları (fiziksel saldırganlık, saygısızlık vs.) olduğunda erkek öğrencilerin daha fazla bozukluk gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak diğer boyutlarda paralellik söz konusudur.

Öğretmen değerlendirme ölçeğinin verileri özel yetenekli bireylerin uyumu ile ilgili öz raporlama yöntemine dayanan çalışmaların bulgularını açıklamaktadır. Ancak bu alandaki genel yaklaşım diğer tanı araçlarının daha keskin sonuçlar vereceği yönündedir.

Öğretmen değerlendirme ölçeğinin geçmişteki kullanımı ile ilgili veriler metodolojik ve pratik bir sorunu gündeme getirmiştir. Örneklem başlığında belirtildiği üzere bölgedeki özel yetenekli öğrenci seçim kriterleri öğretmenin öğrencinin üstün yeteneği yargılamasına dayanmaktadır. Bu durumda üst düzey yetenek ve becerileri bulunsa dahi düşük uyum becerileri sergileyen öğrencilerin bu programa dahil edilmiyor olmalarını göstermektedir. (Eğer öğretmen yargıları programa dahil edilmede bu denli etkili ise özel yetenekli bireyler örneklemini daha az davranış bozukluğu sergileyen öğrenci grubu oluşturuyor olabilir mi?)

Gretchen Ludwig ve Douglas Cullinan tarafından yazılmış olan, Behavior Problems of Gifted and Nongifted Elementary School Girls and Boys başlıklı makalenin özet çevirisidir. 


Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir