İyi bir sanat etkinliği planlamak

Okul öncesi sınıflarında uygulanan programlarda günlük akışın bir kısmını da sanat etkinlikleri oluşturur. Sanat etkinlikleri kabaca bir tanımla çocuğun çeşitli materyalleri kullanarak, onları biçimlendirerek yaratıcılığını kullandığı, ortaya yeni ürünler çıkardığı etkinliklerdir.

Sanat etkinliklerinde her ne kadar küçük kas becerilerini geliştirme gibi yan amaçlar olsa da asıl amaçlanan çocuğun kendini özgür bir biçimde çeşitli formlarda ortaya koyması ve üretmenin hazzını yaşamasıdır.

Sınıfta sanat etkinlikleri uygulanırken ne yazık ki birçok öğretmen belirli kalıplara bağlı, yapılacak şeyin net bir şekilde belli olduğu (hatta renklerin bile önceden belirlenmiş olduğu) etkinliklere yönelir. Sınıfta yer alan tüm çocukların sonuçta aynı ürünü ortaya çıkarmasını bekler ve bu birbirinden hiçbir farkı olmayan birörnek çalışmalar sınıf panosunda yerini alır. Yan çıktıları düşündüğümüz zaman elbette ki bu sanat etkinliğinin kabul edilebilir yönü vardır. Ancak konu bir sanat etkinliği olduğu zaman okul öncesi dönem çocuğun özgürlüğünün sağlanması, serbest bir biçimde dilediği materyali kullanabilmesi önem taşır.

Peki ya bir sanat etkinliğini iyi kılan şey nedir? Sınıftaki sanat etkinliği uygulamalarımızı nasıl daha verimli hale getirebiliriz?

İyi bir planlama

Sanat etkinliği günlük akışta planlanırken asıl amaç, çocukların yaratıcılığının nasıl ortaya çıkarılacağı, yan çıktıların neler olacağı açık bir şekilde planlanmalıdır. Aksi takdirde bu süreçte her ne kadar sınıf keyifli zaman geçirmiş olsa da etkinlik sürecinin eğitimsel amaçlar yönünden verimsiz geçmesine sebep olur.

Ürünün nasıl göründüğünün gerçekten önemi yok

Hey! Bir tavuğun gözlerinin simetrik olmayışının gerçekten de sanatsal açıdan önemi yok. Birçok öğretmen (ve elbette ki aile de) ortaya çıkmış olan ürünün kusursuz görünmesini çocuğun başarısı ile ilişkilendirir. Elbette ki çocuğun bir kağıdı tam olarak dilediği formda kesmiş olmasının onun makas kullanım becerisi, veya ince motor becerileri ile ilgisi var. Ancak bir sanat etkinliği sürecinde çocuğun neyi, nasıl yaptığına müdahale etmek, bir şeyin bir başka şekilde daha iyi görüneceği konusunda çocuğu yönlendirmek gerçekten akıllıca bir yaklaşım değil.

Hepimizin bildiği üzere çağdaş eğitim yaklaşımları sonuçtan çok süreçle ilgilenir. Bu sanat etkinliği sırasında varsın tavuğun gözleri doğru yerde olmasın, çocuğun kendini özgür bir şekilde ifade etmesi, yeni yollar bulması, ya da zihnindeki bir imgeyi herhangi bir şekilde ürüne dönüştürmesi sanat etkinlikleri perspektifinden en önemlisidir.

Çocuğa doğru materyalleri sağlamak

Sanat etkinlikleri uygulanırken yapılan en büyük yanlışlardan birisi de sanat etkinliği yapılacak materyallerin önceden katı bir biçimde belirlenmiş olması ve çocuğun bunları kullanmak durumunda kalmasıdır. Çocuğun diğer materyallere erişimi o malzemelerin dolaplarda tutulması ile engellenir. Sonuç olarak her kardanadam pamuktan olmak zorunda değil, eminim ki sınıfınızda bir çocuk bir gün pembe bir kardanadam görmüştür! 🙂

Bütünleştirilmiş etkinliklerde sorgulama temelli yaklaşmak

Sanat etkinlikleri özellikle fen-doğa etkinlikleri ile verimli bir biçimde bütünleştirilebilecek etkinliklerdir. Bir doğa olayını konu alan bir sanat etkinliği yaparken ya da doğal bir malzemeyi kullanırken çocuğa sorular sormak, onun sorular sormasını sağlamak önem taşır. Sahiden bir yaprak sonbahar geldiğinde niçin renk değiştirir? Kar nasıl yağar?

Sanat etkinliklerinde iyi, kötü yoktur

Elbette ki bir etkinliğin sonunda her çocuk takdir edilmeyi, ortaya çıkmış olan ürünün gerçekten güzel olduğunu duymak ister. Ancak bir sanat etkinliği sonucunda bir çalışmanın diğerlerinden daha iyi olduğunu belirtmek oldukça sorunlu bir durumdur. Bu yaklaşım tüm sınıfın benzer çalışmalara yönelmesine, sıradışı yönlerin ise törpülenmesine sebep olur. Bir sanat etkinliğinin diğerlerinden daha iyi olduğunu birçok okul öncesi öğretmeni dile getirmez. Ancak bunu doğrudan söylemenize elbette ki gerek yoktur, sınıfta herhangi bir çalışmayı takdir ettiğiniz zaman diğer çocukların takdir bekleyen gözlerle size baktığını görebilirsiniz. Verimli geçen bir sanat etkinliği süreci sonrasında tüm sınıfı içine alan motive edici cümleler çocukların kendilerini daha özgür hissetmelerine ve materyalleri daha yaratıcı biçimlerde kullanmalarına sebep olur.

Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir