İyi bir okul öncesi öğretmeninin 5 özelliği

Bu içeriğe Facebook üzerinden ulaştıysanız, rica etsem içeriği hangi sayfada gördüğünüzü yorumlar kısmına yazabilir misiniz? Teşekkür ederim.

Okul öncesi öğretmenliği genellikle finansal (özellikle özel sektörde) ve sosyal açıdan gereken saygıyı görmese de zorlu bir iştir. Geniş bir alan bilgisi gerektirmesinin yanı sıra iyi sosyal becerileri ve sabırlı olmayı gerektirir.

Genellikle insanların yaptıkları iş ile kazandıkları para ve bazen ne yazık ki buna paralel olarak toplumdaki sosyal statüleri benzerlik gösterir. Dünyada (ve elbette ki Türkiye’de biraz daha fazla) son zamanlarda öğretmenlerin toplumdan gördükleri saygı ve değerde bir düşüş eğilimi var. Okul öncesi alanını göz önünde bulundurduğumuz zaman durum biraz daha farklılaşıyor.

Bu duruma bir istisna oluşturan örneklerden biri ise Finlandiya. Finlandiyalı öğretmenlerin maaşları o kadar yüksek olmasa da toplumda hukuk ve tıp alanında çalışan kişiler kadar saygı görüyorlar. Bu yazımızda iyi bir okul öncesi öğretmeninin sahip olduğu niteliklere kısaca değineceğiz.

Alan bilgisi

İyi bir okul öncesi öğretmenin en temel niteliklerinden birisi okul öncesi ve alt alanlarına olan hakimiyetidir. Okul öncesi öğretmenliğinin salt çocuk sevgisine ve çocuklarla vakit geçirmenin ötesinde bir iş olduğunun farkına varmamız gerekiyor.

İnanç

Okul öncesi dönem bazen zor davranışların yoğun olduğu bir dönemdir. Bu gibi durumlarda ancak tüm bireylerin farklılığına inanan ve onların yaşamlarını bu dönemde değiştireceğine yürekten inanan bir öğretmen inatla yeni şeyler deneyebilir ve çocukların yaşamlarına dokunur.

Sabır

Hayır, elbette ki çocukların bitmez tükenmez yaramazlıklarından veya söz dinlemeyişlerinden bahsedecek değilim. Ancak gelişimsel dönem itibariyle ya da çocuğun daha özel bir yönteme gereksinim duyması sebebiyle hepimiz bazen kendimizi yetersiz hissederiz. Bu gibi durumlarda sabırlı davranmak, araştırmak, çocuğu gözlemlemek, yeni şeyler denemek gerekir. Bu da elbette bazen yorucu bir süreçtir, ama kesinlikle buna değer!

Yaratıcılık

Sınıfta yaratıcı olmak elbette ki sınıfta sanat etkinlikleri yapmaktan daha fazlasıdır. Okul öncesi sınıfları materyallere ya da çeşitli araç-gereçlere gereksinim duyarlar. Pek az şeye sahip olunan, imkanların kısıtlı olduğu yerlerde okul öncesi öğretmeninin yaratıcı özelliklere sahip olması eğitim sürecini daha verimli hale getiren etmenlerden birisidir. Bunun yanı sıra çocukların sahip oldukları içsel yaratıcılığın körelmemesi, desteklenmesi ve yeni formlar oluşturması öğretmenin yaratıcı olması ile ilgili bir durumdur.

Esneklik

Okul öncesi sınıfları her an çeşitli sürprizlerin olabildiği ve buna karşılık çeşitli eğitimsel düzenlemelerin yapılmasını gerektiren ortamlardır. Bu gibi durumlarda öğretmenin bir B planına sahip olması ya da durumu daha verimli bir şekle sokabilecek esnekliğe sahip olması önemlidir.

Çocuklara adanma

Genellikle profesyonellik ve duygular arasında keskin bir çizgi olduğu düşünülür. Ancak okul öncesi öğretmenleri tüm profesyonelliklerine karşın duygularını da işin içine katmak durumundadırlar. Kendilerini öğrencilerine adamış öğretmenler öğrencilerini daha iyi tanırlar, daha iyi bağlar kurarlar. Dolayısıyla daha iyi bir eğitim ortamının önemli unsurlarından birisi öğretmen-öğrenci arasındaki bağlardır.

Bu gönderiyi paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde Özel Eğitim yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir