<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Keyifli Bir Yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/keyifli-bir-yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sağlık İçin 2 Çocuk İdeal</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 09:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Baba]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[ideal]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmalar, en fazla 2 olmak üzere çocuk sahibi olmanın sağlık için iyi olduğunu ortaya koydu. 3 çoçuk ise sadece mutluluk baz alındığında ideal...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-810" href="http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/a6da369c-c0ca-447b-be2e-fc84a5ee5144-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-810" style="margin: 4px;" title="a6da369c-c0ca-447b-be2e-fc84a5ee5144-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/a6da369c-c0ca-447b-be2e-fc84a5ee5144-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Araştırmacıların 1935 ila 1968’de doğan Norveçli 1,5 milyon kadın ve erkeği kapsayan çalışmasına göre, anne baba olup olmama, kanserden kalp hastalıklarına ve alkolikliğe kadar pek çok rahatsızlık üzerinde etkili&#8230;</p>
<p>Daily Mail gazetesinin haberinde, ancak anne baba olmanın sağlığa iyi gelmesinin de çocuk sayısına bağlı olduğu vurgulandı.</p>
<p>Tek çocuk ya da hiç çocuk sahibi olmama, araştırmaya konu olan hastalıkların tamamına yol açabilirken, fazla çocuk da beraberinde getirdiği mali ve duygusal stres yüzünden zararlı olabiliyor.</p>
<p>İngiliz ve Norveçli araştırmacıların, Sosyal Bilim ve Tıp dergisinde yayımlanan makalesine göre 3 çocuk sağlık için hem iyi hem kötü olabilirken, en ideali iki çocuk sahibi olmak. Ancak diğer faktörler gözönünde tutulmadan sadece mutluluk faktörü dikkate alındığında en idealinin 3 çocuk olduğu belirtiliyor.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=3a15589d-59c1-4b7f-8ad6-26a104d2d1ce">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=3a15589d-59c1-4b7f-8ad6-26a104d2d1ce</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun inadına karşı ısrarcı olmayın</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:40:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ay Ay Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim basamakları]]></category>
		<category><![CDATA[inat]]></category>
		<category><![CDATA[inatlaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=805</guid>
		<description><![CDATA[3-6 Yaş Dönemi

Bebeğiniz artık kocaman oldu! Üç – altı yaş dönemi arasında, onu büyütürken gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak dikkat etmeniz gereken noktaları öğrenmek istiyorsanız bu bölümümüzü okumanızda sonsuz fayda var. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-806" href="http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/61b/"><img class="alignleft size-full wp-image-806" style="margin: 4px;" title="61b" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/61b.jpg" alt="" width="115" height="150" /></a>Çocukların gelişimleri içerisinde anne-babaların zorlandığı dönemler vardır. Kendi bilincine varmaya, duygularının coşkusunu keşfetmeye başlarlar. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü’nden Pedagog Güzide Soyak çocukların gelişim süreci ve inat konusu üzerine bilgiler veriyor.</p>
<p>1 yaş dönemi: Bu dönem sonuna doğru çocuklar yürümeye başlar. Yürümek ve bedenine hakim olabilmek keyif verir. Dokunarak ve çeşitli deneyimlerle öğrenmesi hızla ilerler. Bu döneme kadar yetişkinlerine bağımlı olan bebek bağımsız olmanın hazzına varır. Her deneyim yeni bir öğrenmedir. Bir çok öğrenme deneyimi içerisinde riskleri de barındırır. Ebeveynlerin kaygılı yapıda olması, farklı tutumlar sergilemeleri çocuğun karışık olan kafasını daha çok karıştırır. Tehlikeli girişimlerde onun yaşamasını beklediğimiz kaygıyı onun yerine yaşayarak duygumuzu, tutumumuzu dayatmış oluruz. Onun duygusunu anlayamamak ilişki içerisinde önce huzursuzluklara daha sonra inatlaşmalara varır.</p>
<p>Uyku saatlerinde direnmek, yemek yeme alışkanlıklarına itiraz etmek, bilinen ve kabul edildiği düşünülen temel alışkanlıklara itirazlar artar. Bu dönem içinde öncelikle sorunun ne olduğu, değişen bir ihtiyaç mı, yoksa sınırları zorlamak mı olduğu dikkatle takip edilmeli. Çocukların istekleri de farklılık taşıyabilir. İstediği bir <a id="link1" rel="div1" href="#">oyuncak</a> için ağlarken, oyuncağa kavuştuğunda istemediğini söyleyebilir. İletişim kurarken önce duygusunu anlamaya ve paylaşmaya çalışın. Kararları her zaman tek taraf vermemeli. Bütünüyle neden olmayacağı anlatılmalı. İletişim kurarken kısa ve açık ifadeler kullanın. Unutmamamız gereken en önemli detay bu bir savaş değildir. Çocuğun yardıma ihtiyacı vardır. Duygusal gelişimi içerisinde zorluklarla baş etmeyi öğrenerek biçimlenir ve yoğrulur.</p>
<p>2 yaş dönemi: Bu dönem itibariyle çocuk yeni ve zor bir döneme adım atmaya başlar. Benmerkezcidir ve herşey onun istediği gibi olsun ister. Davranışları olgun değildir. Israrcı olmamak bu dönemde yapılması gereken en iyi tutumdur. Kendi yapabileceklerinin sınırları arttıkça, ısrarlar da artar. Öğrenme deneyimleriyle başarılı ya da başarısız olduğu alanların farkına varır. Kabul ettiremediği durumlarda çatışma yaşanmaya başlar. Başarısızlık duygusu yaşar. Becerikli olmayı her çocuk ister. Bireysel becerileri geliştikçe sınır denemeleri artabilir. Olumsuz istekler bile olsa çocukların kendileri ile ilgili kavramlarının oluşabilmesi için denemelerine izin verebiliriz. Davranışların sıklığı ve görülme süresine dikkat edilmesi gerekir.</p>
<p>Çocuğun inatlaştığı konu sıkıntısını açıklamaya yetmeyebilir. Yemek için inatlaşan bir çocuk, yenidoğan kardaşi ile ilgili hiçbir duygusunu yansıtmıyor olabilir. İnatlaşılan davranışa değil, bütün yaşamı içindeki faktörlere bakarak çözümler aramak gerekir. İnatlaşılan konuda başarılı olan taraf değil, ortak bir karar verilmeye çalışılmalı.</p>
<p>4 yaş dönemi: Çocuğun sosyal sınırları kavradığı, birlikte yaşamanın kurallarını öğrendiği bir dönemdir. Bilinçli aileler bile bir problemin normal olup olmadığına ya da ne zaman geçmesi gerektiğine karar vermekte zorluk çekebilirler. Bu dönemde kazanılmış becerilerin geri dönmesi (alt ıslatma zamanına uyum) sıkça görülür. Anne ve babalar çocuğun bunları bilinçli yaptığını düşünüp, sorunu görmek istemeyebilir. Ceza vermek, azarlama, kolay ve ilişkilerini bozan tutumlardır. Soruna sadece alt ıslatma olarak bakmak ve bunu çözmeye çalışmak başarısızlığı getirir. Çocuğun ne yaşadığını, ilişkilerinin kalitesini, yaşantılarında değişen unsurları gözden geçirmek faydalı olur.<br />
<a href="http://www.bebek.com/3-6-yas-donemi-cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin-cnt2-61-1-6061.html">http://www.bebek.com/3-6-yas-donemi-cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin-cnt2-61-1-6061.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda görülen 5 ve 6. hastalığın belirtileri nelerdir?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 15:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=790</guid>
		<description><![CDATA['Çocukluk çağında sık görülen enfeksiyonların başında viral döküntülü hastalıklar gelir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-792" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/cocuk-2/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-792" style="margin: 4px;" title="cocuk" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/cocuk1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kızamık, suçiçeği, kızamıkçık gibi bir kısmı iyi bilinen ve aşıları olan hastalıklardır. Streptokokların neden olduğu kızıl ise bakteriyel bir hastalıktır. Ayrıca çok sayıda hafif seyirli viral döküntülü hastalıklar vardır ki bunların ismi pek bilinmez, diğer hastalıklarla karıştırılırlar. Çok hafif seyirli ve sonucu iyi olan bu hastalıkların aşıları da yoktur. Bunlardan ikisi eritema infeksiyozum ve roseola infantumtur.</p>
<p>Eritema infeksiyozum (5. Hastalık): Genellikle 5-15 yaş arası çocuklarda görülen bir hastalıktır. Kuluçka süresi ortalama 7-10 olup belirtisiz seyri fazla olan bir hastalıktır. Temastan yaklaşık bir hafta sonra hafif klinik öncesi bulgular ortaya çıkar. Bunlar baş ağrısı, ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kaşıntı, karın ağrısı, eklem ağrısı gibi yakınmalardır. Eklem ağrısı genellikle yetişkin kadınlarda yüzde 50 oranında ve parmaklarda görülür. Yaklaşık 7 günlük bir bulgusuz dönemden sonra tipik ve 3 aşamalı bir döküntü ortaya çıkar. Ev içi temaslarda bulaşma riski yüzde 30-50&#8242;dir. Bulaşma genellikle solunum yolu salgılarıyladır. Hastalığın özgül tedavisi yoktur. Bulgulara yönelik tedavi uygulanabilir. Çoğunlukla döküntü çıktığında bulaştırıcılık da zaten kaybolmuştur. Roseola infantum (6. Hastalık): Dört yaşına kadar hemen hemen çocukların tamamının geçirdiği ve ömür boyu bağışıklık bırakan döküntülü bir hastalıktır. Yaklaşık 3 gün süren yüksek ateşin arkasında ortaya çıkan pembe makülopopüler döküntü ile karakterize bir çocukluk çağı hastalığıdır. İyi huylu olup en sık 9-21 aylık çocuklarda ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Gövdeden başlayan döküntü boyun, kol ve bacaklara yayılır. Üzerine basmakla kaybolur, kaşıntılı değildir. 2 gün içinde iz bırakmadan kaybolur. Çocukta öksürük ve huzursuzluk görülür. Kuluçka süresi ortalama 9 gün gündür. * TDV Özel 29 Mayıs Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı</p>
<p><a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=959820&amp;title=cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir">http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=959820&amp;title=cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir</a><a rel="attachment wp-att-791" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/cocuk/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-791" title="cocuk" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/cocuk-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği Sendromu</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/hiperaktivite-ve-dikkat-eksikligi-sendromu/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/hiperaktivite-ve-dikkat-eksikligi-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 14:05:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktivite]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=763</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, çocuk psikolojisinde en önemli psikiyatrik  sorunların başında gelir.  Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu aileyi, okulu, toplumu  ilgilendiren yönleriyle aynı zamanda bir eğitim ve öğretim sorunudur. 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-764" href="http://www.okuloncesi.info/hiperaktivite-ve-dikkat-eksikligi-sendromu/images-3/"><img class="alignleft size-full wp-image-764" style="margin: 4px;" title="images" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/images.jpg" alt="" width="104" height="104" /></a>Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nun<br />
ZEKA İLE HİÇ BİR İLİŞKİSİ YOKTUR .</p>
<p>Normalin Üstü, Normalin Altı ya da Normal zekaya sahip her çocuk DEHB i yaşayabilir.</p>
<p>ANNE-BABA VE ÖĞRETMENLERİN BU ÇOCUKLARI TANIMLAMALARI</p>
<p>&#8221; Söylediklerim bir kulağından girip diğerinden çıkıyor &#8221;</p>
<p>&#8221; Tüm araba markalarını biliyor ama bir dakika önce söylediğim şeyi hatırlamıyor &#8221;</p>
<p>&#8221; Bilgisayar başında saatlerce oturabiliyor ama ödev başında en çok 10 dk. &#8221;<br />
&#8221; Sınavlarda dikkatsizce hatalar yapıyor &#8221; &#8221; Dersi dinleyemiyor, sürekli etrafı ile ilgili &#8221;</p>
<p>&#8221; Başladığı işi bitirmiyor &#8221; &#8221; Doğum öncesinden beri hareketli &#8221;<br />
&#8221; Eli dursa ayağı oynar &#8221;</p>
<p>&#8221; Sürekli hareket halinde , yürümez koşar &#8221;<br />
&#8221; Ya konuşur ya sesler çıkarır &#8221; &#8221; TV izlerken bile hareket eder &#8221;<br />
&#8221; Sandalyede oturmanın 50 çeşidini gösterebilir &#8221; &#8221; Sınıfta nereye baksam onu görüyorum &#8221;<br />
&#8221; Sırada otururken bile eli ayağı hareket ediyor&#8221;</p>
<p>DÜRTÜSELLİK BELİRTİLERİ<br />
Davranışları ortama ve sonuçlarına göre düzenlemek ve yönlendirmekle ilgili bir sorundur.<br />
Bir şey yapmadan önce sonucunu düşünmezler (&#8220;Bunu yaparsam ceza alırım&#8221;).<br />
Bir şey yapmadan önce o davranışın o ortam için uygun olup olmadığını düşünmezler (&#8220;Burada bu davranış yapılmaz&#8221;).<br />
Söyleyecekleri şeyin karşısındaki kişide nasıl bir etki yapacağını düşünmezler ( &#8220;Bunu söylersem bana kırılır&#8221;) Aslında ne yapmaları ya da yapmamaları gerektiğini bilirler ama o bildikleri şeyi uygulayamazlar.<br />
Bir kuralı biliyorlardır, sorarsanız uygun bir biçimde açıklayabilirler ama düşünmeden hareket ettikleri için o kuralı yine bozabilirler.<br />
Bu durum gerek anne baba gerekse öğretmeni daha çok öfkelendirir. Bu davranışlar bilerek yapılan, ya da kurallar önemsenmediği için yapılan davranışlar olarak nitelendirilirler. Bu nedenle de daha acımasız yöntemlerle ele alınırlar.<br />
ANNE-BABA VE ÖĞRETMENLERİN BU ÇOCUKLARI TANIMLAMALARI</p>
<p>&#8221; 10 yaşına geldi hala söz kesmemeyi öğrenemedi &#8221;<br />
&#8221; Düşünmeden hareket eder &#8221; &#8221; Sabırsızdır, istekleri hemen olsun ister &#8221;<br />
&#8221; Asla sırasını bekleyemez &#8221;<br />
&#8221; Daha soruyu tamamlamadan cevabını vermeye kalkıyor &#8221;<br />
&#8221; Aklına geleni hemen yapıyor &#8221;</p>
<p>DEHB in NEDENLERİ<br />
Kalıtsal bir sorundur.<br />
Anne babadan alınan genler bu soruna yatkınlık oluşturur.<br />
Ailenin diğer bireylerinde de benzer sorunlar olma riski yüksektir.</p>
<p>KALITSAL<br />
<span style="text-decoration: underline;">Aile Çalışmaları</span></p>
<p>DEHB olan çocukların anne babalarında benzer belirtiler olma oranı normal çocuklara oranla 2-8 kat fazla . DEHB olan çocukların kardeşlerinde normal çocuklara oranla 2-3 kat fazla DEHB var.<br />
<span style="text-decoration: underline;">İkiz Çalışmaları</span><br />
Tek yumurta ikizlerinde eş hastalanım oranı %80-90, çift yumurta ikizlerinde %30</p>
<p>ÇEVRESEL<br />
Bu etkenler direk olarak DEHB a neden olmaz. Sadece genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde riski arttırır.<br />
Doğum öncesi (gebelikte hastalanma, alkol, sigara, ilaç kullanımı)<br />
Doğum sırasında ( erken doğum, doğum komplikasyonları)<br />
Doğum sonrası ( Bazı hastalıklar, kurşun gibi maddelere maruz kalma vb)</p>
<p>FİZYOLOJİK<br />
Beyindeki dikkat ve davranış kontrolünden sorumlu olan bölgeler yeterince aktif değillerdir.<br />
Dikkatin kolayca dağılması, aşırı hareketlilik ve düşünmeden hareket etme beyindeki bu merkezlerin iyi çalışmamasının sonucudur.<br />
DEHB TE SÜREÇ<br />
Erken çocukluk dönemlerinde başlar,<br />
En sık ilkokul döneminde tanı konulur,<br />
Çocukluğunda bu tanıyı alanların %70-80 i ergenlikte de aynı belirtileri gösterirler.<br />
Bunların da %50-65 i erişkinlikte de aynı tanıyı alırlar.<br />
DEHB erken çocukluk döneminde başlayıp yaşam boyu devam edebilen bir bozukluktur.<br />
Temel belirtiler aynı olmakla birlikte her yaş döneminde farklı bir görünüm vardır.<br />
Özellikle aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri zaman içinde azalır.<br />
Dikkat eksikliği yaşam boyu devam edebilir.<br />
İlkokul çağındaki çocukların % 3-5 inde yani her 20-30 çocuktan birisinde görülüyor.<br />
Her sınıfta en az 1 çocukta bu sorunun bulunma olasılığı var.<br />
Erkeklerde kızlara göre 3-4 kat daha fazla görülüyor.<br />
Çocukluklarında DEHB bozukluğu olanların %80 i ergenlikte, %30-65 i erişkinlikte de bu belirtileri taşırlar.<br />
Erişkinler arasında %1-2 sıklıkta görüldüğü bildiriliyor (ABD ve Kanada da).</p>
<p>DEHB ye EŞLİK EDEN SORUNLAR<br />
Dağınıklık, düzensizlik<br />
Dalgınlık, hayal kurma<br />
Tutarsızlık<br />
Bellek sorunları<br />
Sakarlık, koordinasyon güçlükleri<br />
Sosyal ilişkilerde sorunlar<br />
Düşük benlik saygısı</p>
<p>BEBEKLİK DÖNEMİ<br />
Huzursuz, gergin bebeklerdir.<br />
Kolay ağlarlar, zor sakinleştirilirler.<br />
Dış uyaranlara (ses, dokunma gibi ) aşırı tepki verirler.<br />
Uyku sorunları ( az uyuma, sık sık uyanma gibi) olabilir.<br />
&#8220;Daha karnımdayken bile çok hareket ederdi&#8221;<br />
&#8220;Kucağıma aldığımda devamlı dolaşmamdan hoşlanırdı&#8221;<br />
&#8220;Asla uzun süre uyumaz, çok kolay uyanırdı &#8221; OKUL ÖNCESİ DÖNEM<br />
Devamlı hareket eder, atlar, zıplar, bir yerlere tırmanır.<br />
İsteklerini erteleyemez, tutturmaları olur.<br />
İlgi devamlı üzerinde olsun ister, bunu sağlayacak şeyler yapar.<br />
Bir oyundan diğerine geçer, ilgisi çok kısadır.<br />
Çok konuşur, sürekli soru sorar ama yanıtı dinlemez.<br />
Mutsuzluk, mızırdanma, ana babaya aşırı bağımlılık.<br />
İLKÖĞRETİM DÖNEMİ<br />
En sık bu dönemde tanı konulur.<br />
Sakin ve sessizce sırada oturamaz.<br />
Dersi dikkatle dinleyemez, etrafı ile daha çok ilgilidir.<br />
Sorulan sorulara sonunu beklemeden, söz istemeden yanıt verir.<br />
Verilen görevleri tam olarak yerine getirmez.<br />
Diğer çocuklarla ilişki sorunları olabilir.<br />
Kendisine benzer çocuklarla arkadaşlık kurar.<br />
Eşyalarını tam olarak getirmez, kaybeder, dağınıktır.<br />
Akademik başarısı kapasitesiyle orantılı değildir.<br />
Ev ödevlerini almaz, evde ödev yapmak sorun olur.</p>
<p>ERGENLİK DÖNEMİ<br />
Hiperaktivitede azalma olur ama kıpır kıpırlık devam eder.<br />
Ders dinleyemez, uykulu bir hali olabilir ya da kalem çevirme, resim yapma gibi şeylerle uğraşır.<br />
Akademik başarı daha ciddi düzeyde sorun olmaya başlar.<br />
Öğretmenlerle ilişkilerde sorunlar yaşanır, karşılık verir, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olarak nitelendirilir.<br />
Aile ve arkadaş ilişkilerinde sorunlar olabilir.<br />
Benlik saygısında azalma, depresyon görülebilir, duygu durumu değişkendir, aniden öfkelenebilir.<br />
Sigara, alkol madde kullanımı başlayabilir.<br />
Yasal sorunlara neden olabilecek, riskli ,tehlikeli davranışları olabilir.</p>
<p><strong>DEHB İLE BAŞA ÇIKMAK TEDAVİ YÖNTEMLERİ</strong><br />
1. Farmakolojik tedaviler(ilaç tedavisi)<br />
2. Anne baba ve öğretmen eğitimi<br />
3. Çocuğun bireysel tedavisi(davranışçı teknikler, sosyal beceri eğitimi)<br />
1. Eğitim<br />
1. Alternatif tedaviler</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">OLUMLU ÖZELLİKLERİ</span></p>
<p>Enerjik olma</p>
<p>Yaratıcılık</p>
<p>Sıcak kanlı ve cana yakın olma</p>
<p>Kolay ilişki kurabilme Esneklik Hoşgörülü olma</p>
<p>İyi bir espri yeteneğine sahip olma<br />
Risk alabilme (bazen gerekenden fazla oranda)</p>
<p>İnsanlara kolaylıkla güvenebilme ( bazen gerekenden fazla oranda)<br />
<strong>NELER YAPABİLİRİZ?</strong></p>
<p><strong>DİKKAT EKSİKLİĞİ İÇİN&#8230;</strong></p>
<p>Öğrenciyi:<br />
Sakin bir yerde oturtun.<br />
İyi örnek olabilecek bir arkadaşının yanına oturtun.<br />
Samimi olduğu çalışkan bir arkadaşının yanına oturtun.<br />
Not tutmada bu arkadaşının yardımını sağlayın.<br />
Sınıfta bütün sıraların arasındaki uzaklığı arttırınız.<br />
Verilen çalışmayı tamamlayabilmesi için ek süre veriniz.<br />
Dikkat süresi ile uyumlu olacak şekilde görevleri ya da çalışma süresini kısaltınız.<br />
Kısa süreli hedefler belirleyin.<br />
Her seferinde bir tek görev veriniz.<br />
Ödevlerinin miktarını azaltınız.<br />
Açık ve kesin yönerge verin.<br />
Etkinliği sürdürmesi için uyarı-sinyal veriniz.</p>
<p><strong>HİPERAKTİVİTE İÇİN&#8230;</strong><br />
Çalışırken arada bir duraklamasını sağlayınız.<br />
Sırada oturmaya ara vermesi için fırsat tanıyınız.<br />
Görevleri arasında kısa molalar veriniz.<br />
Aceleci ve dikkatsiz çalışmışsa, yaptığı işi kontrol etmesini öğretiniz.<br />
Küçük, uygunsuz davranışları görmezden geliniz.<br />
Uygunsuz davranışları ihtiyatlı kınayınız.<br />
Olumlu davranışları övünüz.<br />
Öğrencinin aç olmadığından emin olunuz. Gerektikçe el kaldırmasını, seslenmesini öğretin.<br />
Elini yalnızca amaca uygun durumda kaldırdığı zaman yanına gidin.<br />
Soru yanıtlamak için el kaldırdığında övün.<br />
<strong>Öğretmene Öneriler</strong></p>
<p>DEHB li çocuklar genellikle okula başladıktan sonra teşhis edilirler. Bunun başlıca nedeni anne babaların kendi çocuklarına alışmaları sonucu bir çok davranışın onlara olağan görünmesidir. Çoğunlukla öğretmenler DEHB li çocukları fark edip ve tanı sürecini başlattıkları için DEHB konusunda çok temel bazı bilgilere sahip olmaları gerekir. Öğretmenler tanı sürecinin ilk halkalarından biridir bunun yanı sıra işlerinin DEHB li çocuklar hakkında her şeyi bilmek ve tanı koymak olmadığını akılda tutarak bir uzmandan yardım istemekten çekinmemelidirler. DEHB li çocuklarla başa çıkabilmesi için öğretmenlerin olumlu ve gerçekçi akademik beklentiye, sıkı bir gözlem ve denetim becerisine, tutarlı, sabırlı ve esprili bir kişilik yapısına, işbirliğine yatkınlığa (özel eğitim öğretmeni ve uzmanlarla), sahip olması gerekir. DEHB li çocukların %50 si normal sınıflarda eğitilebilir. Geriye kalan %50 si ise özel eğitim ve ilgili hizmetleri gerektirir. Bu %50 nin yaklaşık %35-40 ı da normal sınıflarda bulunabilir ancak ek destek alırlar. Çok ciddi şekilde etkilenen diğer %10-15 lik kesim için özel sınıflar gereklidir. Öğretmen bu çocukların ihtiyaçlarını tanıyacak ve bu çocuklara uygun eğitim verecek şekilde eğitilmemişse kendini yetiştirme fırsatları aramalıdır. Aksi halde sınıfta bir sinir savaşı yaşanır. Türk Milli Eğitim sisteminde yer alan müfredat içerikleri dikkat yetenekleri bakımından çan eğrisinin ortasındaki çocuklara göre düzenlenmiştir. Ortalamanın biraz üzerindeki ve biraz altındaki çocuklar okulda genel olarak problem yaşamazlar.</p>
<p>Öğretmenlerin ders anlatırken dikkat dağınıklığı bozukluğu olan çocukların da içinde bulunduğu ortalamanın altındaki çocukları göz önünde tutmaları çok önemlidir. Bazen dürtüsel davranışları nedeniyle DEHB li çocuklar normal çocukların devam ettiği sınıflarda tutulmak istenmez. Alt özel sınıflara gönderilmeleri için anne babalara önerilerde bulunulur. Oysa IQ düzeyi normal olduğu halde dürtüsel ve hiperaktif davranışları nedeniyle bir çocuğun alt özel sınıfa gönderilmesi son derece sakıncalıdır. Aile ya da öğretmen bunu bir çözümmüş gibi görebilir ancak normal IQ ‘ya sahip DEHB li bir çocuk bu tür sınıflarda zihinsel açıdan kapasitelerinin çok daha altında performans göstermeye başlar. Okul değiştirme seçeneği de saklı kalmak kaydıyla sınıf yada öğretmen değiştirmek o an için daha iyi bir çözüm olabilir. Normal sınıfta kalabilmesi için neler gerektiği ve sonuçlarının neler olabileceği aile ve çocukla tartışılmalı, uzman görüşü alınmalıdır.<br />
Eğitim-öğretim ortamı oluşturma DEHB li çocuklar sürekli oturmak ve dikkatlerini derse odaklandırmakta yetersizlik yaşarlar ve bu duygudan kaynaklanan yaramazlık davranışları gösterirler. Sonuçta akranları tarafından dışlanır ve yıkıcı davranışlar sergilerler. Yıkıcı davranışlar gösterdikleri için iyice dışlanır, kolay incinir ve zarar görürler. Çocukluk döneminde tedavi edilmeyen hiperaktivite vakaları, ilaç bağımlılığı, antisosyal davranışlar gösterme ve başkalarından zarar görme riskiyle karşı karşıyadır. Bu çocukların dikkatleri ilgisiz uyaranlarla ve diğer insanların önemsemediği ses ve olaylarla kolaylıkla dağılabildiği için sınıflarının sessiz ve sade olmasında yarar vardır. Öğretmenlerin sınıfı güzelleştirmek veya eğitim amacıyla her yere astıkları materyallerde bu çocukların dikkatini dağıtabilmektedir. Bu öğrencilerin düşünce biçimlerinin farklı olduğuna dikkat edilmelidir. Doğrusal bir düşünceye sahip olmadıkları ve asla olamayacakları için çocukları bu yönde zorlamak, kaynakları ve zamanı boşa harcamaya yol açar. DEHB li çocukların bulunduğu sınıflarda konular dikkatlice yapılandırılmalı, önemli noktalar açıkça belirlenmelidir. DEHB li öğrenciler için her ders planında fiziksel hareketler planlanmalıdır.(Kalemi açmak için kalkmak, yandaki sınıftan tebeşir almak, öğretmen masasını düzenlemek, çiçekleri sulamak, müdür yardımcısına not göndermek gibi). Okulunda yoğun olarak spora yönelmesi sağlanabilir. Bu konuda beden eğitimi öğretmeni ile işbirliği yapıp çocuğun yatkın olduğu bir spor alanını belirlenip, bu sporu yapması için imkan tanıması faydalı olacaktır. Bu çocukların yerinde duramama özellikleri nedeniyle öğretmenleri tarafından sıklıkla uyarılmaları istenmeyen bu davranışın pekiştirilmesine yol açar. Bir öğretmen olarak kendi hızınızı değerlendirerek sınıfta konuları işlerken ne kadar hızlı yada yavaş olduğunuza dikkat edin. Övgüyü ve cesaretlendirmeyi çok seven bu çocuklar, özellikle cesaretlendirme olmadığı zaman sinirlenirler.</p>
<p>Anlamlı ve eğlenceli buldukları etkinliklere rahat yoğunlaşabildikleri için dersi eğlenceli hale getirmek önemlidir. Şakacı, eğlenceli ve sürprizlere açık olarak DEHB li çocukların ilgisini ve hevesini arttırabilirsiniz. Hayatlarının büyük bir kısmının planlar, listeler ve kurallardan oluşması çok sıkılmalarına yol açar. Oysa sürprizleri ve oynamayı seven bu çocuklar hayat doludurlar. Çocuğun çalışmaya isteyerek katılması ve çalışmadan hoşlanması önemli olduğu için, çalışmaların eğlenceli hale getirilmesine dikkat edilmelidir. Çocuklara bir şey öğretmek için onlarla konuştuğunuzda fiziksel olarak yakın olmak, uygun olan zamanlarda çocuğa dokunmak etkili olabilir. Sürekli göz teması kurarak bu çocukları daha kolay denetleyebilirsiniz. Bir göz atış çocuğu günlük hayallerden sınıf ortamına geri getirebilir. Talimat verirken aşağıdaki noktalara dikkat edin.<br />
Canlı açık bir dil kullanın, kısa konuşun.<br />
Her seferinde bir tek talimat verin.<br />
Konuşurken yüzünüz çocuğa dönük olsun.<br />
Çok duyuya hitap eden talimatlar vermeye çalışın.<br />
Mümkünse yapılmasını istediğiniz davranışı gösterin.<br />
Zaman zaman çocuğun talimatı anlayıp anlamadığını denetleyin ve gerekiyorsa talimatı tekrarlayın.<br />
Sınıfa soru yöneltirken, önce soruyu sorun sonra çocuğun ismini söyleyin. Önce çocuğun ismini söylerseniz diğer çocuklar soruyu savuşturduğunu düşünüp dinlemeyecektir. Dikkati dağılan çocuğa kolay bir soru sorun, konuyla ilgili olması şart değildir. Çocuklardan bir konuda düşünmeleri istendiğinde birkaç saniyede cevaplayabilecekleri sorular sorulmalıdır. Bir konu üzerinde uzunca bir süre düşünmesi beklenmemelidir. Aksi takdirde çocuğun canı sıkılır ve dikkati dağılır. Acele ve özensiz yaptığı işleri tekrar kontrol etmesi istenmeli, verilen görevler arasında kısa molalar verilmelidir. Ne istendiği çok açık bir şekilde öğrenci tarafından anlaşıldığından emin olununcaya kadar tekrarlanarak iletilmelidir. Bu çocukların sınıf içi çalışmalarda hoşlandıkları biriyle eşleştirmek verimi arttıracaktır. Katılma ve bağlı olma ihtiyacı hisseden bu çocuklar grup içi çalışmalarda yer aldıkları sürece kendilerini güdülenmiş hissedecekleri için katılımları sağlanmalıdır. Sıraları öğretmen masasına yakın olabilir ancak orada amaçlı olarak tecrit edilmemelidirler. Kendisine örnek olabilecek bir arkadaşıyla oturtulabilir.</p>
<p>Sınıfta DEHB ile ilgili bir hikaye okumak, DEHB li çocukları deli olarak gören sınıftaki arkadaşları için yararlı olabilir. Sık sık gelişmeleri gözlemlenip denetlenmelidir. Sık ve çabuk geri bildirimler, onları doğru iş üzerinde tutmaya yardımcı olarak, kendilerinden ne beklenildiğini ve hedeflerini karşılayıp karşılayamadıklarını bilmelerini sağlayarak ve cesaret vererek gelişimlerine büyük yararlar sağlar. Kendini gözlemesini öğretin, düşüncelerine nasıl takılıp kaldığının farkına varmasını sağlayın ve en önemlisi de takılma gerçekleştiğinde tekrar nasıl odaklanacağını konuşun. Öğrenmenin duygusal boyutu ihmal edilmemelidir. Duygusal gelişimin sağlıklı olması, davranışların kalıcı kılınması açısından önemli olduğu için öğrencilerin katılım, ait olma ve eğlence ihtiyaçlarının öğretimsel etkinlikler esnasında karşılanması gerekir. Yaramazlığın dikkat çekme(sıkılma ve sevgi ihtiyacından dolayı), güç mücadelesi(tehdit edilmiş hissettiğinden dolayı), öç alma(incinme ve haksızlığa uğradığını hissettiğinden dolayı) ve yetersizlik(güçsüz hissettiğinden dolayı) olmak üzere dört kaynağı olduğunu akılda tutarak yaramazlıklarının nedenine uygun olarak müdahale biçimi belirlenmelidir. Uygun müdahale doğru sonuçlara götürür. Bu konuda bir sınıf yönetimi kitaplarından yararlanabilirsiniz. Pek çok DEHB li çocuk görsel olarak daha iyi öğrendiği için bir şey söyleneceği zaman göstererek söylemek tercih edilebilir. İstenilen davranış aynı zamanda yazılırsa daha da somutlaşmış olur. Herhangi bir olay yada konunun taslağını çıkarma, kitap okurken ve dinlerken not alma becerisini kazandırılmalıdır. Bu becerileri kazanmak DEHB li çocuklara kolay gelmez fakat bir sefer öğrendikleri zaman okumaktan ve ders dinlemekten daha az sıkılır hale gelirler. Aşırı yorgunluk stres ve baskı çocukların özdenetimlerini azaltıp uygunsuz davranışlara neden olabileceği için dinlenme fırsatları sağlanmalıdır. Sessizlik zamanı ve gevşeme tekniği uygulamaları buna örnek olabilir. Bu çocuklar gün boyunca çok fazla başarısızlık duyguları yaşarlar. Bunun için mümkün olduğunca başarılı olduğu durumlar araştırılıp başarılarının altı çizilmelidir.</p>
<p>DEHB li çocukların özdenetim düzeyi düşük olduğu için özdenetimli olmasına yardımcı olacak geri bildirimler verilmelidir. Nasıl davranacakları konusunda genellikle fikirleri olmayan bu çocuklara alternatifler sunulmalıdır.(Bunu farklı bir biçimde nasıl söyleyebilirdin gibi ) DEHB in en yıkıcı yönü DEHB in kendisi değil özsaygıya yönelik ikincil zararıdır. Bu çocuklar bol bol cesaretlendirilip övülmelidir, ancak överken dikkatli olup gerçek övgülerle sahtelerini kolayca ayırabilecekleri unutulmamalıdır. Çocuğa DEHB in avantajları olduğu da hatırlatılmalıdır. Çok fazla enerji verdiği için aşırı hareketlilik acil işlerin yapılmasında etkili olmaktadır. İleride hareket yada konuşkanlık gerektiren mesleklerde başarılı olabilecekleri belirtilmelidir.<br />
<strong>Ödev ve Sorumluluklar</strong></p>
<p>DEHB li çocuklar dışsal olayları kendi başlarına yapılandıramadıkları için yönlendirilmeye ve planlamaya ihtiyaç duyarlar. Planlamayı kolaylaştırmak için etkinlik listelerinin yapılması, yaptıkları işin neresinde kaldıklarını unuttuklarında hatırlamalarını kolaylaştırır. Hatırlama bu çocuklar için problem olduğundan dolayı, doğal olarak var olmayan çağrışımlar oluşturarak kodlamaya yardımcı olan hatırlama stratejileri ve beceriler öğretilebilir. Ödevlerini küçük parçalara ayırmak DEHB li çocuklar için önemlidir. Ağır ödevler çocuğu ezebilir ve çocukta yetersizlik duygusuna yol açabilir. Bu tür ödevlerin her bir bölümü yapılabilecek parçalara ayrılarak çocuğun başarısızlık korkusu azaltılabilir. Aslında bu çocuklar yapabileceklerini düşündüklerinden daha fazlasını yapabilirler. Bu çocuklar çok ödevden sıkıldıkları için az ödev verilerek ödevlerinin niceliğinden ziyade niteliğine dikkat edilmelidir. Yaptığı çalışmalarda verdiğiniz sürenin yeterli olup olmadığına dikkat edin. Yetersiz süreden dolayı başarısızlık çocuğun yeteneklerinden şüphe etmesine yol açar. DEHB li çocuklar bir ödevi yaparken kendi hızlarına göre değerlendirilmelidir. Sınıftaki diğer çocuklara bakarak onun geç yada erken bitirdiğini söylemek yanıltıcı olabilir. Çalışma hızı diğer çocuklarla kıyaslanarak belirlenirse DEHB belirtileri daha da artabilir. Öğrenmeyi ölçmek için alternatif değerlendirmeler kullanılmalıdır. Geleneksel standart testlere güvenilmemeli, konular bazen ödev, proje, video kayıt çalışması vererek yada sözel olarak değerlendirilebilir. Bu çocukların bütün ödevlerini, sorumluluklarını, sınav günlerini ve randevularını yazabilecekleri bir ödev defteri kullanmaları sağlanmalıdır. Bu defter günlük olarak kontrol edilmelidir. İşlerini önem derecesine göre sıraya koyması gerektiği paylaşılarak yapılacaklar listesi hazırlamaya özendirilebilir. DEHB li öğrencilerin bazen diğer öğrenciler kadar iş yapamayacaklarını unutulmayarak beklentiler öğrencinin kapasitesine göre ayarlanmalıdır. DEHB li öğrenciler bağımsız çalışmanın aksine öğretmen tarafından doğrudan işe yönlendirildiklerinde daha başarılı olmaktadırlar. Çocuk tarafından ceza olarak algılanmamak kaydıyla mümkün olduğunca çocuğa sorumluluk verilmelidir.<br />
<strong>Kurallar</strong></p>
<p>DEHB li öğrencilerin okul başarısını arttırmak için öğretmenlerin kuralların yapılandırılmış olmasına, çalışma zamanlarının kısa tutulmasına, dersin ilginç etkinliklerle desteklenmesine ve olumlu pekiştireçlerin kullanımına dikkat etmesi gerekir. Düzeni sağlamak için kurallar mümkün olduğunca erken oluşturulmalı, düzen ve temizliği kontrol etmek için çok sık ara kontroller yapılmamalıdır. Aksi takdirde çocukların içsel motivasyonları azalır. Sınıftaki öğrencilerin katkılarıyla oluşturulan kuralları herkesin görebileceği bir biçimde yazıp asmak, kuralların benimsenmesini ve uygulanmasını sağlayabilir.</p>
<p><a href="http://www.cocukpsikolojisi.net/?module=pages&amp;SID=22">http://www.cocukpsikolojisi.net/?module=pages&amp;SID=22</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/hiperaktivite-ve-dikkat-eksikligi-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öksürüğü Hafife Almayın</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 20:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korunma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[Balgamlı, peşpeşe gelen, kimi zaman kusturan ya da uyurken yaşanan öksürüklere dikkat, çünkü astım veya akciğer hastalıklarından kaynaklanabilir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-744" href="http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/58191c2a-0301-48f4-8333-42ec016f018c-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-744" style="margin: 4px;" title="58191c2a-0301-48f4-8333-42ec016f018c-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/58191c2a-0301-48f4-8333-42ec016f018c-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Nezle, grip ya da soğuk algınlığı sonrasında 7-10 gün içinde geçmeyen, balgamlı, kriz tarzında peş peşe gelen, kimi zaman kusmaya neden öksürüğün, astım ya da akciğer hastalıkları gibi alt solunum yolu hastalıklarından kaynaklanabileceği belirtildi.</p>
<p>Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Türktaş, öksürüğün üst solunum yolu hastalıklarının dışında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen akciğer hastalıklarının belirtisi olabileceğini söyledi.</p>
<p>Öksürüğün, yaşamın her döneminde bazı hastalıkların tanımlanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Türktaş, 7 yaşından küçük çocuklarda görülen öksürüğün genellikle nezle, grip ve soğuk algınlığı ile kendini gösteren üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ortaya çıktığını anlattı.</p>
<p>Bu hastalıkların, doğumdan itibaren görülebildiğini, özellikle kreş döneminde artış gösterdiğini dile getiren Türktaş, üst solunum yolu hastalıklarının hiçbir şekilde üşütme, cereyanda kalma, terin sırtta kuruması gibi gerekçelerle ortaya çıkmadığını, virüs kaynaklı olduğunu ve bunun da insandan insana bulaşma şeklinde yayıldığını bildirdi.</p>
<p>Türktaş, küçük çocukların yılda 7-8 kez bu tür enfeksiyon hastalıklarına yakalanmalarının doğal olduğuna işaret ederek, ’’Eylül’den Mayıs ayına kadar ortalama ayda bir kere, bazen ayda iki kere nezle, soğuk algınlığı ya da grip geçirilmesi çok normaldir’’ dedi. Buna karşın, çocuğun enfeksiyonu hangi şiddette ve ne sürede geçirdiğinin önemli olduğuna işaret eden Türktaş, ’’Enfeksiyonla birlikte ortaya çıktığı düşünülen öksürük, çok hafif şiddette olmalı ve en geç 1 hafta içinde bitmeli’’ uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Öksürüğün Kaynağı Belirlenmeli</strong><br />
Öksürüğün kaynağına dikkat edilmesi ve bunun saptanması gerektiğini dile getiren Türktaş, şunları kaydetti:</p>
<p>’’Gribal enfeksiyon sırasında ya da geçmeye yakınken başlayan ve bir hafta içinde geçmeyen, yaklaşık 2 hafta-2 ay devam edebilen, balgamlı, kriz tarzında peş peşe gelen, kimi zaman kusmaya neden olan öksürük, astımlı çocuklarda tanı koydurmaktadır.</p>
<p>Küçük çocuklar balgamı kusarak, daha büyükler ise yutarak vücuttan atar. Ancak balgam yapımını durduran ilaçlar kullanılmazsa bu durum devam edip gider. Öksürüğün, özellikle efor ve hızlı hareket etmeyle, terlemeyle, ağlamayla gece uykuda ortaya çıkması gibi belirtiler, öksürüğün alt solunum kaynaklı olduğunu düşündürür. Bu bulgular üst solunum yolu enfeksiyonları ve sinüzitte hiçbir zaman olmaz.’’</p>
<p>Prof. Dr. Türktaş, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden uzman doktorlara başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=f47952ae-9317-43eb-bc44-a161e9aee6be">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=f47952ae-9317-43eb-bc44-a161e9aee6be</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gününüz kutlu olsun!</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/gununuz-kutlu-olsun/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/gununuz-kutlu-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 15:44:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=739</guid>
		<description><![CDATA[Emek verenlere selam olsun. Bugün dünya emekçi kadınlar günü. Yüzyıllardır süren bir mücadelenin sonunda elde edilen kazanımlara, acılara armağan edilmiş bir gün bugün. Dünyadaki insan nüfusunun yarısını oluşturan ve yaşamı ortaklaştığımız kadınlarımızın günü bugün.   İnce, zarif, narin, güzel, akıllı, cazibeli, maharetli, acıya dayanıklı, üretken, doğurgan, soyun devamını sağlayan, büyüten, emziren, koruyan, elinde oynatan, sabırlı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-size: small;"><strong><a rel="attachment wp-att-740" href="http://www.okuloncesi.info/gununuz-kutlu-olsun/kadin2/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-740" style="margin: 4px;" title="kadin2" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/kadin2-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Emek verenlere selam olsun. Bugün dünya emekçi kadınlar günü. Yüzyıllardır süren bir mücadelenin sonunda elde edilen kazanımlara, acılara armağan edilmiş bir gün bugün. Dünyadaki insan nüfusunun yarısını oluşturan ve yaşamı ortaklaştığımız kadınlarımızın günü bugün.</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong> </strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>İnce, zarif, narin, güzel, akıllı, cazibeli, maharetli, acıya dayanıklı, üretken, doğurgan, soyun devamını sağlayan, büyüten, emziren, koruyan, elinde oynatan, sabırlı, kıskanç olduğu için midir nedir, çok seviyoruz kadınlarımızı… “Anamız, avradımız, yarimiz…” diyoruz onlara… “Karadutum, çatal karam, çingenem” diyerek özlemle sesleniyoruz.</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong> </strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>Yaşama katılmak istedikçe, eşit bireyler olarak yer almak istediklerinde ağabeyleri, babaları, amcaları, dayıları, dayılarının oğulları, komşuları, işverenleri, patronları, yöneticileri olarak hep birlikte engellemeye çabalıyoruz. Onu salt bir obje gibi görmek, ya da çok aziz kutsal bu yüzden de eve kapanması, kapatılması gereken biri olarak görüyoruz.</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong> </strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>Onu elde edinceye kadar methiyeler düzüyor, şarkılar besteliyor, şiirler yazıyoruz… Daha kötüsü onun da kendi kabuğu içine çekilmesini, karşı cinse hizmet için geldiği sanısına kapılmasına neden oluyoruz. Kendi hakkını savunamaz hale geldikçe onun doğurduğu, büyüttüğü kız ya da erkek çocuklarının da edilgen olacaklarını bilmiyor muyuz?</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong> </strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”, tüm kadınlarım gününü kutluyorum. İlimdeki, ülkemdeki, anakaramdaki, dünyamdaki ve varsa diğer gezegenlerdeki kadınların dünya kadınlar gününü kutluyorum.</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>Erkeği memnun etmek için gelmediniz dünyaya, siz varsınız, siz de varsınız. Erkeklerle birlikte yaşamı zenginleştirmek ve memnun olmak ve memnun etmek için geldiniz dünyaya. İyi ki de geldiniz, siz olmasaydınız zaten insan olmazdı.</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong> </strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>Gününüz kutlu olsun…</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong> </strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>Ali Ulusoy</strong></span><br />
<span style="color: #000000; font-size: small;"><strong>8 Mart 2009, Ankara</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/gununuz-kutlu-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Gelişim Dönemleri</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 11:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ay Ay Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=724</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk psikolojisini anlayabilmek için öncelikle çocukta gelişim dönemlerini bilmek gerekir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="95%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<p><a rel="attachment wp-att-725" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/imagesca6b5d1g/"><img class="alignleft size-full wp-image-725" style="margin: 4px;" title="imagesCA6B5D1G" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/imagesCA6B5D1G.jpg" alt="" width="141" height="71" /></a>MOTORGELİŞİM</p>
<p>İlküç ay içinde</p>
<p>Gözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasınıdik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir veyanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir,ellerini yumruk halinegetirebilir.</p>
<p>Üç altı ay arasında</p>
<p>Nesne ve oyuncakları yakalamaya çalışır onlara uzanmaya çalışır , elinealdığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır, hoşuna giden nesnelere uzanmayaçalışır. Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.</p>
<p>Altı oniki ay arası</p>
<p>Oturabilir , emekleyabilir , tutunarak ayağa kalkabilir , 12. ayın sonuna doğruayakta çok kısa süreli durabilir ,ayakta tutulduğunda ayaklarını hareketettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir , elleri arasındaoyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ilenesneleri gösterebilir.</p>
<p>Oniki onsekiz ay arası</p>
<p>Yürür , elinden tutulduğunda merdiven tırmanır ,ayakta iken çömelebilir,ayağıile topa vurabilir,yere doğru eğilir , destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıklatutabilir.</p>
<p>Onsekiz yimidört ay arası</p>
<p>Kapıyı açabilir , kendi başına merdivenden inip çıkabilir , bir elini daha çokkullanmaya başlar , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).</p>
<p>İki üç yaş arası</p>
<p>Düşmeden koşabilir , bazı çizgileri taklit eder , merdivenden rahatlıkla kendibaşına inip çıkabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir ,düğmesini açabilir,üç tekerlekli bisikleti sürebilir ,tek ayaküstünde kısa bir süre durabilir , bir bardak suyu taşıyabilir ,yürürkenengelleri adım atarak rahatlıkla geçer , rahatlıkla çömelip kalkabilir , gerigeri yürüyebilir.</p>
<p>Üç dört yaş arası</p>
<p>Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir , ayakkabısını giyer , kendinidoyurabilir , düz çizgi çizebilir , tek başına dolaşmaya çalışır , çift ayakla 40 cm sıçrayabilir , öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir , çömelip kalkma hareketini rahatlıklayapabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir ,40-50 cm den aşağı atlayabilir , tek ayakla sıçrayabilir ,dans etme müzik ile beraber tempo tutma , zıplayan topu eli ile tutma ,kağıttaki şekilleri boyar , 3-4 renk eşleştirebilir , aynı kartlarıeşleştirebilir , bazı harfleri eşleştirebilir , artı eksi yapabilir.</p>
<p>Dört altı yaş arası</p>
<p>Makasla kağıtları kesebilir , bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir ,öğretilirse adını yazabilir ,sek sek oynayabilir , üçgen ve kare yi kopyalar ,kendi giyinir kendi soyunur , ayakkabısını bağlar , yüzünü yıkar , dişinifırçalar , altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir , el becerilerigözle görülür bir şekilde gelişir.</p>
<p>DİL GELİŞİMİ</p>
<p>İlk üç ay içinde</p>
<p>Sese karşı tepki verir , agulama şeklinde sesler çıkarabilir , tanıdık kişi veeşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder , kendi kendinegülümseyebilir ,müzik ve konuşmaya karşı tepki verir , kendi kendine oynarkenbazı heceleri tekrarlar , dudakları ile p , b, m gibi harfleri çıkarmayaçalışır.</p>
<p>Üç altı ay arasında</p>
<p>Çevresinde konuşan kişileri arar , ağlarken konuşulunca rahatlar , agulamaşeklinde iletişim kurar , yüksek sesle güler , kendine göre ağlama dışındaheceler kullanır.</p>
<p>Altı oniki ay arası</p>
<p>Annenin sesini taklit etmeye çalışır , cee oyunu oynar , bazı eşyaları sesçıkartmak için kullanır , ma ma -da da gibi sesleri rahatlıkla çıkarır , 12 ayadoğru baba mama der , oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsakonuşmaya çalışır.</p>
<p>Oniki onsekiz ay arası</p>
<p>Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder , her gün gördüğü cisimleriadlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar , insanlar ile ilişki kurarkenanlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar , ailenin öğrettiği kelimelerikendi kendine tekrarlar ,onsekizinci aya doğru iki komutu üst üsteanlayıp yerine getirir. (bardağı al mutfağa götür gibi )</p>
<p>Onsekiz yimidört ay arası</p>
<p>İki kelimelik cümleler yapmaya başlar , tanıdıklarının ismini bilir ,isteklerini rahatlıkla ifade edebilir , ikiden fazla komutu anlar ve yerinegetirir , yirmidördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleride konuşur.</p>
<p>İki üç yaş arası</p>
<p>Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder , reddetme ifadesi kullanabilir, cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar , vücudunun parçalarınıraharlıkla yapar , bütün komutları yerine getirebilir , kelime hazinesi hızlaartar.</p>
<p>Üç dört yaş arası</p>
<p>Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar , kendine ait yaş ,soyad gibi özellikleri bilir , ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler, erişkinler ile rahat sohbet edebilir.</p>
<p>Dört altı yaş arası</p>
<p>Grup halinde olan konuşmalara katılır , hikaye ve masal anlatır , sayı sayar ,kelime hazinesi iyice artmıştır , sıfatları rahat kullanmaya başlar , cümleyapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer , isteklerini ayrıntıları ileanlatabilir.</p>
<div>SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ</div>
<p>İlk üç ay içinde</p>
<p>Anneyi tanıyarak tepki verir , konuşulunca dinler , kucağa alınınca susar ,nesneleri takip eder , gülümser</p>
<p>Üç altı ay arasında</p>
<p>Anne babasına sarılarak kucaklar , nesneleri ve yiyecekleri ağzınagötürür,kendiliğinden gülümser , elini uzatır.</p>
<p>Altı oniki ay arası</p>
<p>Oyuncakları ile 10-15 dk oynar , ce oyunu oynar , karşılıklı oyun oynar ,yabancıları tanır , tanıdıklarına ses çıkartır , anneden ayrı kalıncaendişelenir , baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.</p>
<p>Oniki onsekiz ay arası</p>
<p>Kendi kendine bardakla su içebilir , kaşıkla yemek yiyebilir , oyuncaklar ileetkileşimi artar , giyimine yardım eder , müzik ile beraber tempo tutabilir ,istemediği şeyleri belli eder , ayakkabı çorabını çıkarabilir.</p>
<p>Onsekiz yimidört ay arası</p>
<p>Tuvaletini söyleyebilir , istendiğinde ufak komutları yerine getirerekerişkinler ile etkileşime girer , taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyuaraba gibi sürmek gibi ) ,diğer çocuklara ilgisi artar , diğer çocuklar ileoyuncakları ile beraber oynar , oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır ,rahat su içer , yemek yer.</p>
<p>İki üç yaş arası</p>
<p>Evcilik oynar , ev işlerine yardım eder , çatal kullanır , giyimini kendibaşına yapabilir , tuvaletini haber verir , bazı arkadaşlarına daha fazla ilgigösterir.</p>
<p>Üç dört yaş arası</p>
<p>Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır , yetişkinlerinsöylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar , oyunlarındaki kurallara uymayaçalışır , kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir , gece tuvalet kontrolünüsağlayabilir , el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar.</p>
<p>Dört altı yaş arası</p>
<p>Sosyal hayata adapte olmaya çalışır , arkadaşları ile uyumu artar , TV da bazıprogramları takip eder , kendine has özellikler belirir , etrafla etkileşimiiyice artar , kendisi masal anlatabilir.</p>
<p>GENEL BİLGİLER</p>
<p>Çocukyetiştirmek en büyük sanattır . Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şeydeğildir . Bazı anne babalar çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelikbeslenme , barınma , sağlık problemlerini gözetip onların olaylarkarşısındaki düşündükleri şeyler , tepkileri , yorumları , üzüntüleri ,sevinçleri hesaba katmazlar . Kişisel görüşme ile haberleştiğimiz Amerikalı birsağlık mensubu şunu söylüyor acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardançocukların etkilendiğini , bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum ,anne babalara veya bakım veren kişilere çocukların sıkıntılarını bahsettiğimde, onlar çocuk ne olacak ki diyorlar ,ben buna dayanamıyorum ,onlarındaruh dünyası var şeklinde yakınıyordu.</p>
<p>Hattagünümüzde bırakın ruhsal sorunları , 2000 yılına girdiğimiz bu günlerde,dünyada milyonlarca çocuk kötü bakımdan , basit sağlık sorunlarından ,kazalarda , salgın hastalıklarda , anne baba ihmaline bağlı nedenler ilehayatını kaybediyor.</p>
<p>Herbir çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip , onların ruhsal sorunlarınainebilmek , ancak eğitim ve anne baba bilinçlendirilmesi ile olacaktır .Ayrıcaçocukların yaşadıkları ortamların , çevre imkanlarının , devletin sağlayacağıimkanların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması ve sürecinde etkiliolabilmektedir .</p>
<p>Çocuk eğitiminde çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun toplumahazırlanması büyük oranda , anne babanın hayatın ilk gününden itibarençocuk ile etkileşimi , konuşmaları , eğitim açısından vermeye çalıştıkları , eviçerisindeki tutumları ,etkili olmaktadır .</p>
<p>Anne babaların çocuklarının normal bir şekilde sosyal , kişilik ve mental motor gelişimin olması ve sağlıklı birpsikolojik yapıya sahip olmaları için yapmaları gerekenler :</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Dengeli eğitim ve yönlendirme</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Anne babanın kendi aralarındaki söz vedavranış birliği</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırıdisiplin uygulamalarından kaçınmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Olaylar ve ilerleyen süreç içerisindedavranış olarak tutarlı olmaları ve farklı farklı tepki vermemeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Çocuğa tepkilerinin yersiz ve abartılıolmaması</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Güzel ve faydalı şeylerde çocuğundavranışlarının onaylanması</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Hatalı durumlarda uygun bir şekildecezalandırılmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Yapılan yanlışları sadece kızarakdeğil nedenini mantık çerçevesinde açıklamaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Onlara değer vermeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Kişilik yapılarına saygılı olmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Onlara söz hakkı tanımaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Sevildiklerini hissettirmeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Onlara güven duygusunu aşılamaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Sosyal ve psikolojik gelişiminiyakından takip etmeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Gösterilen davranış problemlerine karşıduyarlı olmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Kendi psikolojik çatışmalarınıçocuklara yansıtmamaları <strong>ile daha sağlıklı çocuk yetiştirme mümkün olacaktır.</strong></p>
</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://www.cocukpsikolojisi.net/?module=pages&amp;SID=16">http://www.cocukpsikolojisi.net/?module=pages&amp;SID=16</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçilen Oyuncak, Mesleğin İpucu</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/secilen-oyuncak-meslegin-ipucu/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/secilen-oyuncak-meslegin-ipucu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 14:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=720</guid>
		<description><![CDATA[Oyuncaklar, çocuğun mesleki seçiminin bir işareti olarak görülüyor, peluşları seçenler yazar, sök-tak'ları seçenler mühendis oluyor.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-721" href="http://www.okuloncesi.info/secilen-oyuncak-meslegin-ipucu/519a09f3-1865-4405-8a52-8184b4332a0f-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-721" style="margin: 4px;" title="519a09f3-1865-4405-8a52-8184b4332a0f-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/519a09f3-1865-4405-8a52-8184b4332a0f-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Meslek tercihi çocukluk çağına kadar uzanıyor.</p>
<p>Tercih edilen oyuncaklar ise ilgi alanına işaret ediyor.</p>
<p>Uzmanlar, oyuncakların doğru seçildiğinde çocuk gelişiminde önemli rolü olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Sibel Sönmez &#8220;Çocukların ilgi duyduğu oyuncakların neler olduğunun önemsenmesi gerekiyor.&#8221;diye konuşuyor.</p>
<p>Çocukların oynamak istediği oyuncaklar, yetenek ve becerilerini ortaya koymak için fırsat yaratıyor.</p>
<p>Tercih edilen oyuncaklar, meslek seçimine ilişkin ipuçları da veriyor.</p>
<p>Yrd.Doç.Dr.Sibel Sönmez, peluş oyuncakları seven çocukları şöyle tanımlıyor:</p>
<p>&#8220;Soft bir yapıya sahip olduklarını, duygusal alanlara hitap ettiklerini, yazarlık ve benzer mesleklere yöneldiklerini ortaya koymuş yapılan çalışmalar.&#8221;</p>
<p>Sök-tak’larla ya da kepçe,dozer, kamyon gibi oyuncaklarla oynayanları da şöyle tarif ediyor:</p>
<p>&#8220;Uzaysal kavramların gelişimine neden oluyor. Bunların mühendislik bilimlerine yatkın olduklarına yönelik bazı veriler var.&#8221;</p>
<p>Dönmez, kuklarla oynayan ve onları konuşturan çocuklar için de şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bunların halkla ilişkiler, basın yayın alanında çalışmalar yaptıklarını, kendilerini ifade edebilecekleri alanlara yöneldiklerini gösteren bulgular tespit edilmiş.&#8221;</p>
<p>Top, takım çalışmalarında başarının, oyun hamurları da plastik sanatlara yatkınlığın göstergesi olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Uzmanlar, çocuklara teknolojik oyuncaklar yerine yaratıcılığı ön plana çıkaracak oyuncaklar alınmasını öneriyor.</p>
<p> <a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=13bdbb56-1fa8-4907-994c-eb3c420fadd2">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=13bdbb56-1fa8-4907-994c-eb3c420fadd2</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/secilen-oyuncak-meslegin-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suya Sabuna Dokunun!</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 20:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik ve Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Korunma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=716</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı "Suya sabuna dokunun, hastalıklardan korunun" sloganıyla yeni bir kampanya başlattı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-717" href="http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-717" style="margin: 4px;" title="68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Hijyen konusunda bilinç düzeyini artırmayı hedefleyen kampanyanın ilk aşaması, 3 ay sürecek.</p>
<p>İlk etapta öğrenciler ve toplu yaşama alanları kampanyaya dahil edildi.</p>
<p>Hastalanmamak için en önemli şart, su ve sabunla elleri yıkamak.</p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ kampanyayı başlatırken yaptığı konuşmada, Türkiye’nin gelişmiş bir ülke olduğunu, kentten kırsala evlerin yüzde 99’una su ulaştırıldığını anlattı ve temizlik için bir bahane kalmadığını söyledi.</p>
<p>Sabunun sıvı ya da katı olmasının hiç bir önemi olmadığını kaydeden Akdağ şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Hangisini gönlünüz daha çok çekiyorsa onu kullanın, hangisi kolayınıza gidiyorsa onu daha çok kullanın. Ama lütfen suyu ve sabunu daha fazla kullanın. Sabah evden çıkarken elinizi yıkayın, tuvalete girip çıktıktan sonra mutlaka elinizi daha iyi yıkayın. akşam evinize döndüğünüzde elinizi iyi yıkayın, çocuklarınızın ellerini yıkamalarını sağlayın.&#8221;</p>
<p><strong>İlaç Takip Sistemi</strong></p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ gazetecilerin sorularını cevaplandırırken de, ilaç takip sisteminde yer yer görülen sıkıntıların, bazı eczanelerin program ve kare barkod okuyucu bulundurmamasından kaynaklandığını, kısa bir zaman içinde bu sıkıntıların aşılacağını belirtti.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=a886305f-602e-4ed3-a5b0-642f43330f22">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=a886305f-602e-4ed3-a5b0-642f43330f22</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dikkat Geliştiren Oyun Ve Araştırmalar</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:42:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişsel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[alıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=703</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar uygun yardımla performanslarını arttırabilir. Siz de çocuğunuz performansını arttırmasını istiyorsanız çocuğunuzla beraber oynayacağınız küçük oyunlarla ona yardım edebilirsiniz.

İşte çocuğunuzun hafıza ve dikkat gelişimini hızlandıracak oyunlar...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><a rel="attachment wp-att-704" href="http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/76b/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-704" style="margin: 4px;" title="76b" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/76b-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Hafıza Alıştırmaları:</span></strong></p>
<p><strong>1. Farklı Resim Bulma:</strong></p>
<p>Çocuk, bu alıştırmalarda kendisine gösterilen dört resimden farklı olanı bulmaya çalışır. Farklı olanı bulduktan sonra diğerlerine göre neden farklı olduğunu anlatmalıdır.</p>
<p><strong>2. Resim Hatırlama:</strong></p>
<p>Çocuğa bir dakika süresince bir resim gösterilir ve bir dakika sonra resim kapatılır. Daha sonra resimle ilgili sorular sorulur.</p>
<p>Örnek:<br />
<strong>a-</strong> Çocuklar ne yapıyorlardı?<br />
<strong>b-</strong> Erkek çocuğun üzerinde ne vardı?<br />
<strong>c-</strong> kız çocuğun gözleri ne renkti?</p>
<p><strong>3. İki Resim Arasındaki Farkı Bulma:</strong></p>
<p>Birbirine benzeyen ama aralarında küçük farklılıklar bulunan iki resim çocuğa gösterilir. Bunların arasındaki farklılıklar çocuğa anlatılır.</p>
<p><strong>4. Şekilleri Hatırlama:</strong></p>
<p>Anne-baba bir takım geometrik şekiller çizerek çocuğa bir dakika süreyle gösterir. Bir dakika sonra resim kapatılır ve çocuktan hatırladığı kadarını çizmesi istenir.</p>
<p><strong>5. Anlatılan Hikaye İle İlgili Sorular Sorma:</strong></p>
<p>Çocuğa kısa bir hikaye anlatılır. Daha sonra bu hikayenin belli kısımları ile ilgili sorular sorulur.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Dikkati Geliştiren Oyunlar:</span></strong></p>
<p><strong>1. Okuduğunu Anlatma:</strong></p>
<p>Çocuğa kısa bir okuma parçası verilir ve beş dakika içinde okuyabildiği kadarını okuması istenir. Beş dakikanın sonunda çocuktan okuduklarından anladığını anlatması istenir. Bu oyun aynı zamanda çocuğun kısa süreli hafızasını da geliştirir.</p>
<p><strong>2. Nesna Saklama:</strong></p>
<p>Bu oyun için evin belli bir odası seçilir ve çocuğa etrafındaki nesnelere dikkatlice bakması söylenir. Çocuk odadan çıkınca herhangi bir nesne saklanır. Çocuk odaya döndüğünde hangi nesnenin saklandığını bulmaya çalışır.</p>
<p><strong>3. Balonla Oynama:</strong></p>
<p>Oyuncular şişirilmiş bir balonu birbirlerine atarak yere düşürmemeye çalışırlar. Bu oyun aynı zamanda çocuğun konsantrasyonunu sağlamasını da destekler.</p>
<p><strong>4. Son harften Kelime Bulma:</strong></p>
<p>Oyunculardan biri bir kelime söyleyerek oyunu başlatır. Ondan sonra gelen oyuncu, söylenen kelimenin son harfini kullanarak yeni bir kelime söyler. Bu şekilde oyun devam eder.</p>
<p><strong>Psk. Arzu Elemek<br />
Popüler Psikiyatri Dergisi, Sayı 28, Sayfa 14-15.</strong></p>
<p><a href="http://www.bebek.com/farkli-cocuklar-dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar-cnt2-76-1-2702.html">http://www.bebek.com/farkli-cocuklar-dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar-cnt2-76-1-2702.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
