<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Kaliteli Bir Yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/kaliteli-bir-yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Suya Sabuna Dokunun!</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 20:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik ve Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Korunma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=716</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı "Suya sabuna dokunun, hastalıklardan korunun" sloganıyla yeni bir kampanya başlattı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-717" href="http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-717" style="margin: 4px;" title="68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Hijyen konusunda bilinç düzeyini artırmayı hedefleyen kampanyanın ilk aşaması, 3 ay sürecek.</p>
<p>İlk etapta öğrenciler ve toplu yaşama alanları kampanyaya dahil edildi.</p>
<p>Hastalanmamak için en önemli şart, su ve sabunla elleri yıkamak.</p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ kampanyayı başlatırken yaptığı konuşmada, Türkiye’nin gelişmiş bir ülke olduğunu, kentten kırsala evlerin yüzde 99’una su ulaştırıldığını anlattı ve temizlik için bir bahane kalmadığını söyledi.</p>
<p>Sabunun sıvı ya da katı olmasının hiç bir önemi olmadığını kaydeden Akdağ şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Hangisini gönlünüz daha çok çekiyorsa onu kullanın, hangisi kolayınıza gidiyorsa onu daha çok kullanın. Ama lütfen suyu ve sabunu daha fazla kullanın. Sabah evden çıkarken elinizi yıkayın, tuvalete girip çıktıktan sonra mutlaka elinizi daha iyi yıkayın. akşam evinize döndüğünüzde elinizi iyi yıkayın, çocuklarınızın ellerini yıkamalarını sağlayın.&#8221;</p>
<p><strong>İlaç Takip Sistemi</strong></p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ gazetecilerin sorularını cevaplandırırken de, ilaç takip sisteminde yer yer görülen sıkıntıların, bazı eczanelerin program ve kare barkod okuyucu bulundurmamasından kaynaklandığını, kısa bir zaman içinde bu sıkıntıların aşılacağını belirtti.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=a886305f-602e-4ed3-a5b0-642f43330f22">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=a886305f-602e-4ed3-a5b0-642f43330f22</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çölden Gelen Şifa: Hurma</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/colden-gelen-sifa-hurma/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/colden-gelen-sifa-hurma/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 20:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Keyifli Bir Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hurma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının vazgeçilmez meyvesi hurma tam bir şifa kaynağı...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-688" href="http://www.okuloncesi.info/colden-gelen-sifa-hurma/d84acd7f-151e-4b87-98f7-d785afa508fe-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-688" style="margin: 4px;" title="d84acd7f-151e-4b87-98f7-d785afa508fe-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/d84acd7f-151e-4b87-98f7-d785afa508fe-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Öksürüğün en iyi ilacı, beyni güçlendirip böbrek taşını engeller.</p>
<p>Araştırmalar hurmanın kalp damar hastalıklarından ve kanserden korunmada etkin rol oynadığını gösteriyor.</p>
<p>Mehmet Altan’ın &#8220;Çölden Gelen Şifa Hurma&#8221; adlı kitabında hurmanın faydaları sıralanıyor&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İşte Hurmanın Sağlığa Yararları:</strong></span></p>
<p><strong>Beyni Güçlendirir</strong><br />
Hurma, baştan başlamak üzere vücudumuzun birçok organına elle tutulur, gözle görülür bir yarar sağlar. Hurmada bulunan fosfor, beynin ihtiyaçlarını karşılar. Yorgunluğa iyi gelir.</p>
<p><strong>Dinlendirir</strong><br />
Hurmanın etkili olduğu bir diğer alan da sinir sistemimizdir. Hurmanın dinlendirici bir özelliği vardır. Hurmada aynı zamanda B1 ve B2 vitaminleri bulunuyor. Bunlar da zihni ve sinir sistemini dinlendirici özelliğiyle de dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Öksürüğün En İyi İlacı</strong><br />
Meyve olarak en iyi göğüs ilacı hurmadır. Hurma balgama, nefes borusuna ve öksürüğe iyi geliyor.</p>
<p><strong>Damar Sertliğini Önler</strong><br />
Hurma, kan damarlarını yumuşatır ve damar sertliğini engelleri. Ayrıca kanı temizler ve tansiyonu da düzenler.</p>
<p><strong>Kolestrole Geçit Vermiyor</strong><br />
Kahve ve yağ kandaki kolesterolün yükselmesinde etkendirler. Araplar bol miktarda kahve yerler ve araştırmalarda Araplarda bu hastalıktan eser olmadığı ortaya çıkmıştır. Bunun nedenin araştıran uzmanlar, Arapların kahve ve diğer içeceklerin yanında mutlaka hurma yediklerini öğrenmişler. Bu çalışmalara göre hurma kolesterole geçit vermiyor.</p>
<p><strong>Böbrek Taşını Önler</strong><br />
Hurma böbreklerin yıkanmasına da yardım ederek böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar. Mesane ve böbrek iltihabına şifa verir. Hurmanın suyu böbrek taşlarının da parçalanmasında çok faydalı olur. 6 &#8211; 7 hurma parçalanarak bir bardak suya konur birkaç saat sonra süzülür ve ısıtarak günde iki defa içilir. Bu 15 gün yapılırsa böbrek taşlarını yok eder.</p>
<p><strong>Çam Fıstığıyla Birlikte Karaciğere İyi Gelir</strong><br />
Hurma çam fıstığıyla yenirse karaciğer, temizler ve kuvvetlendirir. Aynı zamanda Şafra taşını da yok eder.</p>
<p><strong>Çekirdeğini Emin, Çok Vitaminli</strong><br />
Uzmanlar hurmanın aç karnına yenilmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtiyor. Bunun yanı sıra kabuklarında ve çekirdeğine de bol miktarda vitamin olduğunu söyleyerek çekirdeğinin de emilmesini tavsiye ediyorlar.</p>
<p><strong>Gözlere ve Kulağa Birebir</strong><br />
Avitamini içeren hurma, gözleri kuvvetlendiriyor. Bazı kaynaklarda hurma yiyenlerde özellikle gece körlüğü ve diğer göz zaafiyetlerinin olmayacağı bilgisi yer alır. Hurmanın bunun yanı sıra göz sinirlerini kuvvetlendirici etkisi de bulunuyor. Her şeyin olduğu gibi hurmanın da fazla yenmemesi gerekiyor. İhtiyarlıkta oluşan kulak uğultusu duyma zafiyeti gibi kulak rahatsızlıklarında da faydalıdır.</p>
<p><strong>İshale ve Basura Karşı Birebir !</strong><br />
Kişi ishal olduğu ve kustuğu zaman vücut çok su, tuz, potasyum, sodyum ve glikoz kaybeder. Hurmada ise bu unsurlardan bol miktarda bulunur. Böyle durumlarda hurma suyu hazırlanır. Ondan yeterli miktarda alınırsa kaybedilen minareller ve güç telafi edilmiş olur. Hurma’yı düzenli yemek aynı zamanda basuru da engeller. Basuru olanlara da şiddetinin hafiflemesine yardımcı olur.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=dd5eaefd-5acb-4287-af81-2db58afca5d7">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=dd5eaefd-5acb-4287-af81-2db58afca5d7</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/colden-gelen-sifa-hurma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık Sisteminin Ödenek Ayırmasıyla Tüp Bebek için Hizmet Alan Sayısı Arttı</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebek-icin-hizmet-alan-sayisi-artti/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebek-icin-hizmet-alan-sayisi-artti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 20:17:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kaliteli Bir Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[yozgat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=681</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Sisteminin Ödenek Ayırmasıyla Beraber Tüp Bebek Yöntemiyle Hizmet Alan Hasta Sayısının Arttığı Belirtildi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><a rel="attachment wp-att-682" href="http://www.okuloncesi.info/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebek-icin-hizmet-alan-sayisi-artti/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebe-1931326_o/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-682" style="margin: 4px;" title="saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebe-1931326_o" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebe-1931326_o-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><a title="Yozgat Haberleri" onclick="javascript: pageTracker._trackEvent('HABERDETAY', 'Clicks', 'Haber_Metni_Terim_Linkleri');" href="http://www.haberler.com/yozgat/">Yozgat</a> Belediyesi Ankara Centrum Klinik Tüp Bebek Merkezi tarafından<a title="Yozgat Haberleri" onclick="javascript: pageTracker._trackEvent('HABERDETAY', 'Clicks', 'Haber_Metni_Terim_Linkleri');" href="http://www.haberler.com/yozgat/"><span style="text-decoration: underline;">Yozgat</span></a>&#8216;ta, çocuk sahibi olamayanlara, tüp bebek yöntemi ve rahim ağzı kanseri konularında bilgilendirme toplantısı düzenledi.</span></p>
<p>Belediye Kent Park&#8217;ta düzenlenen toplantıya yaklaşık 50 çift katılırken, toplantıda Ankara Centrum Klinik Tüp Bebek Merkezi&#8217;nde görevli Uz. Dr. Mehmet Öztürkmen tarafından katılımcılara slayt gösterileriyle tüp bebek yöntemi ve rahim ağzı kanseri konularında detaylı bilgi verildi.</p>
<p>Ankara Centrum Kilinikte görevli Uz. Dr. Mehmet Öztürkmen, Belediyenin düzenlediği toplantı çerçevesinde <a title="Yozgat Haberleri" onclick="javascript: pageTracker._trackEvent('HABERDETAY', 'Clicks', 'Haber_Metni_Terim_Linkleri');" href="http://www.haberler.com/yozgat/"><span style="text-decoration: underline;">Yozgat</span></a>&#8216;a geldiklerini belirterek, &#8220;Bizim temel amacımız iki konu üzerinde aydınlatıcı bilgi vermek. Birincisi çocuk sahibi olamayan çiftlere dönük olarak bu konudaki uygulamalar, son yenilikler hakkında bilgi vermek istiyoruz. Diğer bir konuda rahim ağzı kanseri ve koruyucu tedbirler hakkında bilgi vermek.&#8221; dedi.</p>
<p>Tüp Bebek yönteminin Türkiye&#8217;de gelişmiş ülkelere göre çok geride olduğunu ifade eden Dr. Öztürkmen, &#8220;İsrail&#8217;de çocuk sahibi olamayan çiftlerin yüzde 100&#8242;ü bu hizmeti alabiliyorlar. Batlık ülkelerinde ise bu oran yüzde 70&#8242;lerde bizim ülkemizin bulunduğu kuşakta ise maalesef bu oran yüzde 15-20&#8242;lerdedir. Bunun üzerinde ekonomik etkenlerde etkilidir. Birde insanlara bu konuda yapılması gerekenlerin anlatılması gerekiyor. Genelde hastalar çok uzun süre oyalanmakta ve zaman kaybettiğini görüyoruz. Bu konuda hanımların yaşı çok önemlidir. Hanımların yaşının çok ilerlediğini ve daha sonraları hizmet almak için müracaatlarda bulunduğunu görüyoruz. Sağlık sisteminin bu konuda ödenek ayırmasıyla beraber, hizmet alan hasta sayısı oldukça artmıştır.&#8221; dedi.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın tek embriyo uygulamasının başarıyı düşüreceğini ifade eden Dr. Öztürkmen, &#8220;Çoğul gebeliklerin ortaya koyduğu maddi kayıpları ve bir takım tıbbi sakıncaları önlemek için alınan bir tedbirdir. Ancak gebelik miktarları bir miktar düşecektir. Maliyetler artacak, bir hastanın gebelik elde etmek için bir yerine belki 3 -4 defa tüp bebek uygulaması yapması gerekecek. Tabi kaliteli merkezler bunu, büyük oranda başaracaklar. Bunun için embriyo dondurma dediğimiz, bir tane embriyo koyduktan sonra kalanı dondurma yoluna gidecektir. İnşallah tek embriyo yöntemi hayırlı olur.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="http://www.haberler.com/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebek-haberi/">http://www.haberler.com/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebek-haberi/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/saglik-sisteminin-odenek-ayirmasiyla-tup-bebek-icin-hizmet-alan-sayisi-artti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik dönemi</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/ergenlik-donemi/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/ergenlik-donemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 18:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım ve Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kaliteli Bir Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[ 
  
    
  
 
  
  
Ergenlik, çok bilinen anlamıyla büyümek demektir. İnsan hayatındaki en önemli gelişim dönemidir diyebiliriz. Çünkü kişiliğin oluşmasından, çocuğun sosyal ve toplumsal bir birey olarak var olmayı öğrenmesinden söz ediyoruz.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-668" href="http://www.okuloncesi.info/ergenlik-donemi/images-2/"><img class="alignleft size-full wp-image-668" style="margin: 4px;" title="images" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/images1.jpg" alt="" width="116" height="119" /></a>Ergenlik, çok bilinen anlamıyla büyümek demektir. İnsan hayatındaki en önemli gelişim dönemidir diyebiliriz. Çünkü kişiliğin oluşmasından, çocuğun sosyal ve toplumsal bir birey olarak var olmayı öğrenmesinden söz ediyoruz.</p>
<p>Ergenlik dönemi dediğimiz dönem yaklaşık olarak 12-20 yaşlar arasındadır. Burada da kişiye özgü farklılıklar olabileceği unutulmamalıdır. Bir çocuk için bu dönem 11 yaşında başlayabilirken bir diğer çocuk için 13 yaş başlama yaşı olabilir. Çok kesin bir zaman aralığı yoktur. Ancak 20 yaş civarı sonlanmaktadır.</p>
<p>Ergenlik bireyin kendisi olmayı öğrendiği, kendisini tanıma ve tanımlama becerisini kazandığı, kendisine toplumsal bir değer ve rol biçtiği oldukça çalkantılı bir dönemdir. Bu dönemde bedendeki hormonal faaliyetlerin en üst düzeyde olduğunu da bilmek gerekir. Bunu bilmek önemlidir. Çünkü o zaman çocuğumuzun ani gelişen öfke patlamalarını, kararsızlıklarını, çelişkilerini, yoğun güvensizlik duygularını ya da aşırı güven duygularını, herkese ve her şeye karşı olan isyanını, kırılganlığını, ağlama nöbetlerini, sık sık değişen arkadaşlarını, bunalımlarını daha kolaylıkla anlamak mümkün olabilir.</p>
<p>Çocuğumuz gelişmektedir ve inanılmaz bir hızla hormon üretmektedir. Henüz düzene girmeyen bu üretim faaliyeti sırasında ise ani iniş çıkışlar olabilmektedir. Ergenlik tek kelimeyle aslında “Karmaşa” demektir. Bu karmaşayla başa çıkmak için de biz yetişkinlerin doğru modeller olmamız ve son derece sakin, sabırlı davranmayı becerebilmemiz gerekir.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi özellikleri</strong></p>
<p>Çocuklar bebeklik dönemi sıkıntılarını atlattıktan sonra genellikle ergenlik dönemine sorunsuz ve sakin bir süreç yaşayarak ulaşırlar. Özellikle “Son Çocukluk Dönemi” dediğimiz 6-12 yaşlar arası çok uyumlu, ailesiyle sağlıklı ilişkiler geliştirebilen ve kurallara uyan bir gelişim evresi yaşarlar. Çocukluğun bu sakin, düzenli süreçlerinden sora bir anda karmakarışık fırtınalı bir döneme girilir ve ailelerin de elleri ayakları birbirine girer. Nasıl davranacaklarını, ne tür kurallar koyacaklarını bilemezler. Modern yaşamın ve gelişen iletişim olanaklarının sağladığı konfor, aynı zamanda kuşaklar arası çatışmaları da belirginleştirir. Anne babalar, kendi ebeveynlerinin tutumu ile yeniçağın davranış biçimleri arasında bocalayabilirler.</p>
<p>Bir konuyu çok net olarak açıklamak gerekiyor: Ergenlikte karmaşalar ve çatışmalar yaşanması çok normaldir. Çocukluğun sakin, düzenli ve çocuksu ruh halinden artık bir yetişkin olma dönemine girilirken bazı taşların yerinden oynaması ve bazı değerlerin yerini bulması olması gereken bir sürecin sancılı adımlarıdır. Bizler bu adımlar sırasında yol gösterici, yönlendirici olmak durumundayız. Çocuklarımız kendi kişiliklerini ve deneyimlerini oluştururken yardımcı olmak açısından dönemin özelliklerini de bilmek gerekiyor.</p>
<p>Ergenlik Dönemi’ndeki bir genç neler yaşıyor;</p>
<p>• Genellikle karmaşık duygular yaşar.</p>
<p>• Çatışmacı, uyumsuz ve öfkeli bir tavır içindedir.</p>
<p>• İnsanların kendisini anlamadığını düşünür.</p>
<p>• Yapı olarak kararsız ve çelişkilidir.</p>
<p>• Arkadaş konusunda sıkıntılar yaşar: Ya çok arkadaşı vardır ya da hiç arkadaşı olmadığından yakınır.</p>
<p>• Bütün dikkati bedeni üzerindedir.</p>
<p>• Sürekli bir takdir bekler. Başkalarının düşüncelerine çok önem vermeye başlar.</p>
<p>• Her tür kurala karşı çıkar, kendi kurallarını koymaya çalışır.</p>
<p>• Özgürlüğüne aşırı düşkündür.</p>
<p>• Özellikle anneyle yoğun çatışmalar yaşanır.</p>
<p>• Bir gruba, bir kişiye ya da bir düşünceye bağlanma duygusu ve davranışı gösterir.</p>
<p>• Karşı cinse karşı artan ilgi ve merak ön plana çıkar.</p>
<p>• Dağınık, dikkatsiz bazen saygısız davranabilir.</p>
<p>• Eleştiriye ya da kendisine yapılan uyarılara sert tepki verebilir.</p>
<p>• Derslerine ve sorumluluklarına karşı ilgisiz, duyarsız davranışlar sergileyebilir.</p>
<p>Yine bu dönemde gencin en çok tepki gösterdiği davranışlara baktığımızda ise;</p>
<p>• Alay edildiğinde,</p>
<p>• Eleştirildiğinde ya da haksız yere azarlandığında,</p>
<p>• Cezalandırıldığında,</p>
<p>• Baskı uygulandığında,</p>
<p>• Özel eşyaları karıştırıldığında ve odasına ya da eşyalarına müdahale edildiğinde gençlerin çok öfkelendiklerini görüyoruz.</p>
<p><strong>Ergen-Ebeveyn iletişim engelleri</strong></p>
<p>Ergenlik dönemindeki bir çocuk artık sadece bizim küçük çocuğumuz olmaktan çıkmış ve neredeyse bir yetişkin olma yoluna girmiştir. Bu dönemde çocuklarımızla olan ilişkilerimize ve özellikle iletişim biçimlerimize çok dikkat etmek zorundayız. Onlarla sağlıklı iletişim kurmak istiyorsak, çocuklarımızla işbirliği yapma becerimizi geliştirmemiz gerekecek. Ancak işbirliği yaparsak birçok sorunu uzlaşarak çözümleme şansımız olur.</p>
<p>Oysa genellikle ergenlik döneminde yaşanan çatışmalar çatışma olarak kalırlar ve sonuca ulaşmazlar. İşte bu sonuçsuzluk da çocuklarımızla aramızda aşılmaz engeller oluşturur. Bunlar iletişim engelleridir. Pek çoğumuzun çocuklarıyla yaşadıkları iletişim engelleri olarak;</p>
<p>• Sürekli eleştirmek, yargılamak,</p>
<p>• Tek kural koyucu taraf olmak,</p>
<p>• Sürekli soru sormak,</p>
<p>• Çocuğu dinleme sabrını gösterememek,</p>
<p>• Her davranışın altında bir anlam aramak,</p>
<p>• Küçümseyici davranmak ve hafife almak,</p>
<p>• Alay etmek gibi davranışlarımızı örnek verebiliriz. Maalesef çocuklarımıza karşı sergilediğimiz davranışlar bunlar.</p>
<p><em>Psikolog Serap Duygulu </em></p>
<p><a href="http://www.anneyiz.biz/haber/ergenlik-donemi_abs11718.html">http://www.anneyiz.biz/haber/ergenlik-donemi_abs11718.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/ergenlik-donemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarımız neden şişmanlıyor?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 18:27:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[ay ay bebeğim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=635</guid>
		<description><![CDATA[Aile Haber /  Prof. Dr. Osman Müftüoğlu kilo alan çocuklarımızı ele aldı.
 


  
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-638" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/00010051-3/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-638" title="00010051" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/000100512-150x150.jpg" alt="Çocuklarımız" width="150" height="150" /></a>Evde anne-babaları, okulda öğretmenleri endişelendiren bu önemli sorunun yanıtı sadece şu cümlede gizlidir: Çocuklarımız çok yedikleri için değil, yanlış besinler tükettikleri ve yeteri kadar hareket etmedikleri için şişmanlıyor.</p>
<p>Yani sorun sağlığa faydalı besinleri fazla yemeleriyle değil, zararlı yiyecek-içecekleri çok tüketmeleri ve az hareket etmeleriyle ilgili. Çocukların önüne konan zararlı besin seçeneklerinin sayısı arttıkça, çocuk şişmanlığı daha da içinden çıkılmaz bir sorun haline gelecektir.</p>
<p>Çocukların sık tükettiği yanlış besinlerin başında “fast food yiyecekler” geliyor. Bunların kalorileri çok yüksek.<br />
Sağlık Bakanlığı’nın okul kantinlerinde bu tür yiyeceklerin satışına yasaklama getirme yolunda adımlar atması sevindirici bir gelişme.</p>
<p>Sık tüketilen yanlış besinler listesinde ikinci sırayı “sağlıksız atıştırmalar” alıyor. Ciddi bir besleyici değeri olmayan cips, gofret, bisküvi, browni ve benzeri yüksek kalorili atıştırmalar, özellikle son yıllarda önemli bir kilo tetikleyicisi oldu. şeker yüklü meşrubatları, kolalı, gazlı içecekleri de unutmamak lazım. Bakliyat, tam tahıl ve süt ürünlerinin eskiye oranla daha az yenmesi de önemli bir sorun.</p>
<p>Çalışan annelerin çocuklarının evde sağlıklı beslenme ihtimalleri azaldığından beslenme yanlışlarına bağlı kilo kazanımı problemi bu grupta daha da belirginleşiyor.</p>
<p>Çocukların eskiye oranla daha az hareket ettikleri de kesin. 30-40 yıl öncesinde çocuklar eğlenmek için koşardı. Yakan top, saklambaç, stop, seksek oyunları, çelik çomak, ne oynarsanız oynayın birinin kaçması, diğerinin kovalaması şarttı. şimdilerde durum tersine döndü. Eğlenmek için koşmak değil, oturmak ön plana çıktı.</p>
<p>Günümüz çocukları televizyon izleyerek, bilgisayar oyunları oynayarak, yani sokakta koşuşturarak, parklarda oynayıp enerji harcayarak değil, masa başında bilgisayar, atari oyunu oynayarak eğleniyor. Çocuklarımız için ulusal bir tehdit olma yolundaki çocuk şişmanlığı sorununun çözümü ancak “ulusal bir plan” ile mümkündür.</p>
<p><a href="http://www.cocukgelisimi.net/Yazi/3325.aspx">http://www.cocukgelisimi.net/Yazi/3325.aspx</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/anne-sutu/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/anne-sutu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 14:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[mama ile beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[süt ve duygusal bağ]]></category>
		<category><![CDATA[sütün önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[Doğumdan sonra bebeğini kucağına alan annenin ilk alması gereken kararlardan birisi, anne sütü mü, mama ile besleme mi konusudur. Gerçi bu sorunun cevabı, artık bilimsel olarak verilmiştir, ve bilim çevrelerinde anne sütü yerine mama verilmesinin önerilmesi söz konusu değildir. Ancak yine de, ülkemizde annelerin %90&#8242;ına yakını, sadece anne sütü vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, bebeklerine şu yada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-338" style="margin: 4px;" title="anne-sutu" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2009/08/anne-sutu.jpg" alt="anne-sutu" width="235" height="235" />Doğumdan sonra bebeğini kucağına alan annenin ilk alması gereken kararlardan birisi, <strong>anne sütü mü, mama ile besleme mi</strong> konusudur. Gerçi bu sorunun cevabı, artık bilimsel olarak verilmiştir, ve bilim çevrelerinde anne sütü yerine mama verilmesinin önerilmesi söz konusu değildir. Ancak yine de, ülkemizde annelerin %90&#8242;ına yakını, sadece anne sütü vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, bebeklerine şu yada bu maddeleri ek olarak vermektedirler. Bu tür beslenme, bir süre sonra, bebeğin anne sütünü almak istememesine ve bir süre sonra da anne sütünün kesilmesine neden olmaktadır. Tekrar edersek, hasta olanlar ve prematüreler (erken doğanlar) dahil olmak üzere ilk 6 ayda bebek için en uygun gıda sadece anne sütüdür. İşte anne sütünün neden iyi olduğuna dair birkaç ipucu:<strong></strong></p>
<p><strong>Anne sütü, bebekle anne arasındaki duygusal bağı artırır:</strong>Doğumun hemen ardından annenin bebeğini emzirmesi, bebekle anne arasında kuvvetli bir duygusal bağ oluşturur. Bu bağ, annenin bebeğine daha yüksek sorumlulukla bağlanmasına yol açar, bebeğin dış dünya ilişkileri daha uyumlu olur.<strong></strong></p>
<p><strong>Anne sütü, beyin gelişimine katkıda bulunur:</strong>Beyin hücreleri için gerekli yağ oranları en iyi anne sütüyle sağlanır.<strong></strong></p>
<p><strong>Anne sütü alan bebekler daha sağlıklıdır:</strong>Anne sütü, bebeğin bağışıklık sisteminin en büyük destekçisidir. Bebeklerin en sık yakalandığı enfeksiyon hastalıklardan olan kulak ve solunum yolu enfeksiyonları, anne sütü alanlarda daha az görülür. Bunun dışında, şu hastalıklar, anne sütü alanlarda daha az görülür:</p>
<ul>
<li>Menenjit,</li>
<li>İdrar yolu enfeksiyonu,</li>
<li><a href="http://www.bebekbakimi.net/hastalik/kusmaishal.htm">İshal</a>,</li>
<li>Şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar,</li>
<li>Allerjik hastalıklar- egzema, <a href="http://www.bebekbakimi.net/hastalik/astim.htm">astım</a>, gıda allerjileri</li>
</ul>
<p>Bağışık sistemi yeterince gelişmemiş prematüre bebekler, anne sütünden özellikle çok yarar görürler.<strong></strong></p>
<p><strong>Emzirmenin anneye yararları:</strong></p>
<p>Emziren annede aşağıda sıraladığımız sorunlar, daha az görülür:</p>
<ul>
<li>Meme kanseri -menapoz öncesi</li>
<li>Yumurtalık kanseri</li>
<li>Kemik erimesi (osteoporoz)</li>
</ul>
<p>6 aydan fazla emziren annelerde gebelikte alınan kilonun verilmesi daha kolay olur, ve ruhsal olarak bu anneler kendilerini daha iyi hissederler. Çocuklarının daha sağlıklı olup, daha az hastalanması, anneler için ek bir mutluluk kaynağıdır.<strong></strong></p>
<p><strong>Doğumdan önce neler yapmalı?</strong></p>
<p>Sağlıklı emzirme için doğumun hemen sonrasındaki birkaç saat ve ilk gün çok önemlidir. Ne yazık ki, kimi hastanelerde, özellikle sezeryan doğumlar sonrasında, annenin sütü olmadığı gerekçesiyle bebek ilk 2-3 gün düzenli olarak mama ile beslenmekte, bu da daha sonra sadece anne sütü ile beslenmeyi neredeyse olanaksız kılmaktadır. Bu konuyu doğum yapmadan önce hastane çocuk uzmanı ve kadın-doğum uzmanı ile görüşerek, tıbbi gerekçeler dışında bebeğinize anne sütü dışında hiçbir şey -şekerli su dahil- verilmemesini güvence altına almak mutlaka gereklidir.<strong></strong></p>
<p><strong>Başarılı emzirmenin püf noktaları:</strong></p>
<ul>
<li>Doğumdan hemen sonra, tercihen ilk bir saat içinde bebeğinizi emzirin. Bu ilk emzirme iki açıdan önemlidir, bebek bu süre içinde uyanık ve hareketlidir, memeyi daha kolay alır, ikincisi, emzirme, annede kimi hormonların daha kolay salgılanmasına yol açarak, doğum olayının yarattığı hasarın bir an önce normale dönmesini kolaylaştırır.</li>
<li>Bebeğe yapılacak kan alma, aspire etme gibi acı verici tıbbi müdahalelerin emzirmenin hemen öncesinde yapılmaması.</li>
<li>Her fırsatta, her açlık belirtisinde emzirme. Ağlamasını beklemeden emzirin bebeğinizi. İlk günlerde, 24 saatte 8-12 kez emzirme gereklidir. İlk bir buçuk ayda, bebeğin beslenmesinin belirli saatlerde olması için çaba harcamamalı, her acıktığında emzirmeli.</li>
<li>Bebeğin kakasını takip edin ve not edin. Kaka sayısı ve sıklığı, beslenmenin aynasıdır. Bebekler, ilk gün ortalama bir, ikinci gün iki kez yaparlar, sonra bu sayı artar. 3-4. Günden itibaren, kaka rengi siyahtan sarıya doğru değişmeye başlar.</li>
<li>Hastanede 48 saatten az kalırsanız, 4-5. gün mutlaka çocuk doktoruyla görüşün.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/anne-sutu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
