<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/kaliteli-bir-yasam/beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Çocuklarımız neden şişmanlıyor?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 18:27:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[ay ay bebeğim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=635</guid>
		<description><![CDATA[Aile Haber /  Prof. Dr. Osman Müftüoğlu kilo alan çocuklarımızı ele aldı.
 


  
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-638" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/00010051-3/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-638" title="00010051" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/000100512-150x150.jpg" alt="Çocuklarımız" width="150" height="150" /></a>Evde anne-babaları, okulda öğretmenleri endişelendiren bu önemli sorunun yanıtı sadece şu cümlede gizlidir: Çocuklarımız çok yedikleri için değil, yanlış besinler tükettikleri ve yeteri kadar hareket etmedikleri için şişmanlıyor.</p>
<p>Yani sorun sağlığa faydalı besinleri fazla yemeleriyle değil, zararlı yiyecek-içecekleri çok tüketmeleri ve az hareket etmeleriyle ilgili. Çocukların önüne konan zararlı besin seçeneklerinin sayısı arttıkça, çocuk şişmanlığı daha da içinden çıkılmaz bir sorun haline gelecektir.</p>
<p>Çocukların sık tükettiği yanlış besinlerin başında “fast food yiyecekler” geliyor. Bunların kalorileri çok yüksek.<br />
Sağlık Bakanlığı’nın okul kantinlerinde bu tür yiyeceklerin satışına yasaklama getirme yolunda adımlar atması sevindirici bir gelişme.</p>
<p>Sık tüketilen yanlış besinler listesinde ikinci sırayı “sağlıksız atıştırmalar” alıyor. Ciddi bir besleyici değeri olmayan cips, gofret, bisküvi, browni ve benzeri yüksek kalorili atıştırmalar, özellikle son yıllarda önemli bir kilo tetikleyicisi oldu. şeker yüklü meşrubatları, kolalı, gazlı içecekleri de unutmamak lazım. Bakliyat, tam tahıl ve süt ürünlerinin eskiye oranla daha az yenmesi de önemli bir sorun.</p>
<p>Çalışan annelerin çocuklarının evde sağlıklı beslenme ihtimalleri azaldığından beslenme yanlışlarına bağlı kilo kazanımı problemi bu grupta daha da belirginleşiyor.</p>
<p>Çocukların eskiye oranla daha az hareket ettikleri de kesin. 30-40 yıl öncesinde çocuklar eğlenmek için koşardı. Yakan top, saklambaç, stop, seksek oyunları, çelik çomak, ne oynarsanız oynayın birinin kaçması, diğerinin kovalaması şarttı. şimdilerde durum tersine döndü. Eğlenmek için koşmak değil, oturmak ön plana çıktı.</p>
<p>Günümüz çocukları televizyon izleyerek, bilgisayar oyunları oynayarak, yani sokakta koşuşturarak, parklarda oynayıp enerji harcayarak değil, masa başında bilgisayar, atari oyunu oynayarak eğleniyor. Çocuklarımız için ulusal bir tehdit olma yolundaki çocuk şişmanlığı sorununun çözümü ancak “ulusal bir plan” ile mümkündür.</p>
<p><a href="http://www.cocukgelisimi.net/Yazi/3325.aspx">http://www.cocukgelisimi.net/Yazi/3325.aspx</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuklarimiz-neden-sismanliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/anne-sutu/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/anne-sutu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 14:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[mama ile beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[süt ve duygusal bağ]]></category>
		<category><![CDATA[sütün önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[Doğumdan sonra bebeğini kucağına alan annenin ilk alması gereken kararlardan birisi, anne sütü mü, mama ile besleme mi konusudur. Gerçi bu sorunun cevabı, artık bilimsel olarak verilmiştir, ve bilim çevrelerinde anne sütü yerine mama verilmesinin önerilmesi söz konusu değildir. Ancak yine de, ülkemizde annelerin %90&#8242;ına yakını, sadece anne sütü vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, bebeklerine şu yada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-338" style="margin: 4px;" title="anne-sutu" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2009/08/anne-sutu.jpg" alt="anne-sutu" width="235" height="235" />Doğumdan sonra bebeğini kucağına alan annenin ilk alması gereken kararlardan birisi, <strong>anne sütü mü, mama ile besleme mi</strong> konusudur. Gerçi bu sorunun cevabı, artık bilimsel olarak verilmiştir, ve bilim çevrelerinde anne sütü yerine mama verilmesinin önerilmesi söz konusu değildir. Ancak yine de, ülkemizde annelerin %90&#8242;ına yakını, sadece anne sütü vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, bebeklerine şu yada bu maddeleri ek olarak vermektedirler. Bu tür beslenme, bir süre sonra, bebeğin anne sütünü almak istememesine ve bir süre sonra da anne sütünün kesilmesine neden olmaktadır. Tekrar edersek, hasta olanlar ve prematüreler (erken doğanlar) dahil olmak üzere ilk 6 ayda bebek için en uygun gıda sadece anne sütüdür. İşte anne sütünün neden iyi olduğuna dair birkaç ipucu:<strong></strong></p>
<p><strong>Anne sütü, bebekle anne arasındaki duygusal bağı artırır:</strong>Doğumun hemen ardından annenin bebeğini emzirmesi, bebekle anne arasında kuvvetli bir duygusal bağ oluşturur. Bu bağ, annenin bebeğine daha yüksek sorumlulukla bağlanmasına yol açar, bebeğin dış dünya ilişkileri daha uyumlu olur.<strong></strong></p>
<p><strong>Anne sütü, beyin gelişimine katkıda bulunur:</strong>Beyin hücreleri için gerekli yağ oranları en iyi anne sütüyle sağlanır.<strong></strong></p>
<p><strong>Anne sütü alan bebekler daha sağlıklıdır:</strong>Anne sütü, bebeğin bağışıklık sisteminin en büyük destekçisidir. Bebeklerin en sık yakalandığı enfeksiyon hastalıklardan olan kulak ve solunum yolu enfeksiyonları, anne sütü alanlarda daha az görülür. Bunun dışında, şu hastalıklar, anne sütü alanlarda daha az görülür:</p>
<ul>
<li>Menenjit,</li>
<li>İdrar yolu enfeksiyonu,</li>
<li><a href="http://www.bebekbakimi.net/hastalik/kusmaishal.htm">İshal</a>,</li>
<li>Şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar,</li>
<li>Allerjik hastalıklar- egzema, <a href="http://www.bebekbakimi.net/hastalik/astim.htm">astım</a>, gıda allerjileri</li>
</ul>
<p>Bağışık sistemi yeterince gelişmemiş prematüre bebekler, anne sütünden özellikle çok yarar görürler.<strong></strong></p>
<p><strong>Emzirmenin anneye yararları:</strong></p>
<p>Emziren annede aşağıda sıraladığımız sorunlar, daha az görülür:</p>
<ul>
<li>Meme kanseri -menapoz öncesi</li>
<li>Yumurtalık kanseri</li>
<li>Kemik erimesi (osteoporoz)</li>
</ul>
<p>6 aydan fazla emziren annelerde gebelikte alınan kilonun verilmesi daha kolay olur, ve ruhsal olarak bu anneler kendilerini daha iyi hissederler. Çocuklarının daha sağlıklı olup, daha az hastalanması, anneler için ek bir mutluluk kaynağıdır.<strong></strong></p>
<p><strong>Doğumdan önce neler yapmalı?</strong></p>
<p>Sağlıklı emzirme için doğumun hemen sonrasındaki birkaç saat ve ilk gün çok önemlidir. Ne yazık ki, kimi hastanelerde, özellikle sezeryan doğumlar sonrasında, annenin sütü olmadığı gerekçesiyle bebek ilk 2-3 gün düzenli olarak mama ile beslenmekte, bu da daha sonra sadece anne sütü ile beslenmeyi neredeyse olanaksız kılmaktadır. Bu konuyu doğum yapmadan önce hastane çocuk uzmanı ve kadın-doğum uzmanı ile görüşerek, tıbbi gerekçeler dışında bebeğinize anne sütü dışında hiçbir şey -şekerli su dahil- verilmemesini güvence altına almak mutlaka gereklidir.<strong></strong></p>
<p><strong>Başarılı emzirmenin püf noktaları:</strong></p>
<ul>
<li>Doğumdan hemen sonra, tercihen ilk bir saat içinde bebeğinizi emzirin. Bu ilk emzirme iki açıdan önemlidir, bebek bu süre içinde uyanık ve hareketlidir, memeyi daha kolay alır, ikincisi, emzirme, annede kimi hormonların daha kolay salgılanmasına yol açarak, doğum olayının yarattığı hasarın bir an önce normale dönmesini kolaylaştırır.</li>
<li>Bebeğe yapılacak kan alma, aspire etme gibi acı verici tıbbi müdahalelerin emzirmenin hemen öncesinde yapılmaması.</li>
<li>Her fırsatta, her açlık belirtisinde emzirme. Ağlamasını beklemeden emzirin bebeğinizi. İlk günlerde, 24 saatte 8-12 kez emzirme gereklidir. İlk bir buçuk ayda, bebeğin beslenmesinin belirli saatlerde olması için çaba harcamamalı, her acıktığında emzirmeli.</li>
<li>Bebeğin kakasını takip edin ve not edin. Kaka sayısı ve sıklığı, beslenmenin aynasıdır. Bebekler, ilk gün ortalama bir, ikinci gün iki kez yaparlar, sonra bu sayı artar. 3-4. Günden itibaren, kaka rengi siyahtan sarıya doğru değişmeye başlar.</li>
<li>Hastanede 48 saatten az kalırsanız, 4-5. gün mutlaka çocuk doktoruyla görüşün.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/anne-sutu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
