<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Kız İsimleri</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/isimlik/kiz-isimleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kız Çocuk İsimleri</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/kiz-cocuk-isimleri/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/kiz-cocuk-isimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2009 00:38:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kız İsimleri]]></category>
		<category><![CDATA[kız bebek isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuk isimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[A AÇANGÜL: Açılan gül çiçeği AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki AFET: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın AFİFE : Namuslu, namusuna çok düşkün olan AFİTAP : 1.Güneş. 2. Çok güzel, parlak yüzlü kadın AHENK: Uyum AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın. AHUCAN: Çok güzel dost. AHUEDA:Nazlı güzel. AHUELA:Çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-55" style="margin: 4px;" title="kizbebek" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2009/03/kizbebek.jpg" alt="kizbebek" width="408" height="336" /></p>
<p><strong> A</strong></p>
<p>AÇANGÜL: Açılan gül çiçeği<br />
AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki<br />
AFET: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın<br />
AFİFE : Namuslu, namusuna çok düşkün olan<br />
AFİTAP : 1.Güneş. 2. Çok güzel, parlak yüzlü kadın<br />
AHENK: Uyum<br />
AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel<br />
AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.<br />
AHUCAN: Çok güzel dost.<br />
AHUEDA:Nazlı güzel.<br />
AHUELA:Çok güzel gözlü.<br />
AHUGÜL: Çok güzel.<br />
AHUNAZ: Nazlı güzel,nazenin.<br />
AHUNİSA:Çok güzel kadın.<br />
AHUNUR:Göz kamaştıran güzelliğe sahip olan.<br />
AJDA:Filiz,sürgün. Çok genç.<br />
AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlı<br />
AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi<br />
AKEL: Eli uğurlu anlamında<br />
AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün<br />
AKSEV:Aydınlığı sev,ışık saç<br />
AKSU: Anadolu&#8217;da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı<br />
AKŞIN: Beyaz tenli kadın<br />
AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan<br />
ALA: Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı         olmuş<br />
ALAGÜL:Çok renkli gül.<br />
ALÇİÇEK:Kırmızı çiçek.<br />
ALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuş<br />
ALEDA: Nazlı, kaprisli<br />
ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan         bir kelime<br />
ALEYNA: Bizim üzerimize olsun<br />
ALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun<br />
ALGÜL:Kırmızı gül. Gül kırmızısı<br />
ALIM: Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik,         albeni<br />
ALTIN: Yüksek değerli bir maden<br />
AMİNE:Yüreğinde korku olmayan.<br />
ANDAÇ: Anılar, hatıralar<br />
ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin<br />
ANKA: Kaf Dağı&#8217;nda bulunduğu söylenen masal kuşu<br />
ARIN: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak<br />
ARKIN: Yavaş, ağır, sakin<br />
ARMAĞAN: Hediye, ödül<br />
ARMİNA: Emine, korkusuz, yürekli<br />
ARNİSA: Çok namuslu kadın<br />
ARSU: Su kadar berrak<br />
ARYA: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı<br />
ARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek<br />
ARZUCAN:Candan isteyen.<br />
ARZUGÜL:İstenilen,beğenilen gül.<br />
ARZUM:İsteğim,dileğim,hevesim.<br />
ARZUNAZ:Naz yapan,nazenin.<br />
ASENA: Dişi kurt, güzel kız<br />
ASLI:Temelli,köklü. Bir şeyin benzeri.<br />
ASLICAN:Özü can gibi sevgili<br />
ASLIHAN:Han soyundan gelen.<br />
ASLINAZ:Nazlı olması geçmişinden gelen.<br />
ASLINUR:Nur saçan bir geçmişi olan.<br />
ASU: Azgın, huysuz,isyan eden. Afacan.<br />
ASUDE: Rahat, huzur içinde olan<br />
ASUELA: Ela gözlü yaramaz<br />
ASUMAN: Gökyüzü<br />
ASYA: Dünyanın en büyük kıtası<br />
AŞINA:Bildik,tanıdık.<br />
AŞKIM:Sevdiğim,sevgilim.<br />
AŞKIN: Aşmış, ileri<br />
AYBEN: Ben ayım anlamında<br />
AYBENİZ:Ay gibi parlak tenli,ay benizli.<br />
AYBİKE: Ay gibi güzel kız<br />
AYBİRGEN: Ay veren<br />
AYCAN:Ay gibi sevilen,aydınlık can.<br />
AYÇA: Yay biçimindeki ay,Hilal.<br />
AYÇAĞ:Ay gibi parlak çağ.<br />
AYÇAN:Ay gibi aydınlık kişi.<br />
AYÇİÇEK: Gün çiçek<br />
AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki<br />
AYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel<br />
AYDENİZ: Hem ay, hem de deniz<br />
AYDONAT: Işık donat, parlaklık donat anlamında<br />
AYEVİ: Ay çevresinde oluşan ışık çemberi<br />
AYGEN: Gönül arkadaşı<br />
AYGÖNÜL:Güzel gönüllü.<br />
AYGÜN: Hem ay, hem gün<br />
AYKAL: Ay gibi parlak ve ışıklı kal<br />
AYKIZ: Ay+Kız<br />
AYKUT: Kutlu ay, uğurlu ay<br />
AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi<br />
AYLAN:Ay gibi güzel değerlere sahip olan.<br />
AYLİN: AYLA ile aynı anlamdadır<br />
AYNUR:Ay ışığı<br />
AYPERİ:Ay ve peri gibi çok güzel.<br />
AYSAR: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse<br />
AYSEL:Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan<br />
AYSEMA:Ay gibi parıldayan yüz.<br />
AYSEREN:Güzelliğini gözler önüne seren.<br />
AYSIN: Sen aysın, ay kadar güzelsin<br />
AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.<br />
AYSUN:Ay gibi ışıltılı ve güzel.<br />
AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan<br />
AYŞEGÜL:Güller içinde mutlu yaşayan.<br />
AYŞEN:Neşeli,gülen,aydınlık.<br />
AYŞENUR: Ayşe+Nur<br />
AYŞIL: Ay ışığı<br />
AYŞİM,AYŞİN:Parlak ışık saçan.<br />
AYTEN:Güzel bir tene sahip olan.<br />
AYTU:Aya benzeyen tuğlu.<br />
AZİZE:Saygın,sevgili,kutsal.<br />
AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız</p>
<p>B<br />
BADE: Aşk, kutsal sevgi<br />
BAHA: Değerli, kıymeti çok<br />
BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı.<br />
BAHARGÜL:Bahar gülü.<br />
BALA: Yavru çocuk<br />
BALCA: Bal gibi, bala benzer<br />
BALIN: Yar, sevgili<br />
BALKIN: Pırıldayan, parlak<br />
BALKIZ: Bal kadar tatlı kız<br />
BANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.<br />
BANUHAN:Hatun hükümdar.<br />
BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı<br />
BEDİZ: Resim, tasvir, süs, bezek<br />
BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.<br />
BEHİN: İyinin iyisi<br />
BEHİYE:Güzel.<br />
BELDE: Memleket, şehir, kasaba<br />
BELEMİR: Peygamber çiçeği olarak biliniyor. Açtığı kokusunun dağılmasıyla         anlaşılan gizli çiçek anlamında<br />
BELEN: Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol<br />
BELFÜ: Kar tanesi<br />
BELGİ: İşaret<br />
BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen<br />
BELGÜN:Aydınlık gün.<br />
BELİN:Korku ile şaşkın şakın bakmak.<br />
BELİZ: İşaret, iz; alamet<br />
BELKIS:Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.<br />
BELMA:Uysal,sakin.<br />
BELUR:Billur,billurdan olan.<br />
BENAN: Parmak uçları<br />
BENAY: Ben ayım, ay gibiyim<br />
BENEK: Namuslu kadın<br />
BENGİ,BENGÜ: Ölümsüz, sonsuz<br />
BENGİSU: Ölümsüzlük suyu<br />
BENGÜL:Gül gibi.<br />
BENİZ: Yüz<br />
BENNUR:Işık saçan.<br />
BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaç<br />
BERİA: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili<br />
BERİL: Zümrüt<br />
BERİN,BERRİN: En yüksek, en ulu anlamında<br />
BERKE: Zerdali, kayısı. Kamçı, değnek<br />
BERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı<br />
BERRAK: Duru<br />
BERRAN: Keskin, kesici<br />
BESİME:Sevimli,güler yüzlü.<br />
BESİSU: Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su<br />
BESTE: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü<br />
BESTEGÜL:Gül kadar güzel ve duygulu.<br />
BESTENİGAR: Türk müziğinde bileşik bir makam<br />
BETÜL,BETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz.         Fatma&#8217;nın diğer isimleri<br />
BEYZA: Çok beyaz, lekesiz<br />
BİGE:Evlenmemiş,çocuk doğurmamış olan. Sultan.<br />
BİHTER: Daha iyi, en iyi<br />
BİKE: Evlenmemiş, çocuğu olmamış kadın<br />
BİLCAN:Bilgili dost.<br />
BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi<br />
BİLGET: Havadis, malumat<br />
BİLGÜN: Bil+Gün<br />
BİLHAN: Çok bilgili<br />
BİLLUR: Pek duru, pürüzsüz<br />
BİLNAZ:Çok naz eden.<br />
BİLNUR:Bilge kişi.<br />
BİNAY:Öylesine güzel ki bin ay eder.<br />
BİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesi<br />
BİNNAZ: Çok nazlı,cilveli,kaprisli.<br />
BİNNUR:Çok ışıklı, ışığı gür<br />
BİRAY: Ay gibi tek, eşsiz<br />
BİRBET: Yüzü benzersiz<br />
BİRGEN: Yalnız, yalnızlığa alışkın<br />
BİRİCİK: Bir tane, tek, emsalsiz<br />
BİRGÜL: Tek ve güzel bir gül.<br />
BİRSEN: Yalnız sen<br />
BİRSU:&#8221;Bir içim su&#8221; denilebilecek kadar güzel olan.<br />
BUKET: Çiçek demeti<br />
BURCU: Güzel koku, ıtır<br />
BURÇAK: Bir bitki<br />
BURÇİN: Dişi geyik<br />
BUSE: Öpücük<br />
BÜGE:Bent,su benti.<br />
BÜKÜM: Bükme eylemi<br />
BÜŞRA: Müjde, sevinçli haber</p>
<p>C<br />
CAHİDE:Çalışıp çabalayan.<br />
CANAN: Gönülden sevilmiş, yar.<br />
CANAY:Ay gibi temiz.<br />
CANDAN: İçten, gönülden<br />
CANDAŞ: Candan, değerli dost<br />
CANEDA: İçten, sevimli kişi<br />
CANEL:İçten,candan uzatılan dostluk eli.<br />
CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam<br />
CANKIZ: Sevilen, sevimli, şirin kız<br />
CANKUT: Sevimli, cana yakın<br />
CANSEL:Hayat veren su.<br />
CANSIN:İçten,gönüldensin.<br />
CANSU: Can suyu. Hayat veren su.<br />
CAVİDAN:Sürekli,kalıcı olan,sonsuz.<br />
CELİLE:Büyük,ulu.<br />
CEMİLE:Hatır hoşluğu için yapılan hareket.<br />
CEMRE: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve         toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi<br />
CENNET:Çok güzel yer. İyilik yapanların,günahsızların öldükten         sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer.<br />
CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince         bacaklı, zarif hayvan; ceylan<br />
CEVHER:Bir şeyin özü. Güç,enerji.<br />
CEVZA: İkizler burcunun eski adı<br />
CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel<br />
CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin         güzelliğiyle ünlü zarif,ince bacaklı memeli.<br />
CİHANBANU:Dünya hükümdarı.<br />
CİHANNUR:Alemi aydınlatan nurlu ışık.</p>
<p>Ç<br />
ÇAĞ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan         zaman dilimi<br />
ÇAĞLA Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali<br />
ÇAĞRI:Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.<br />
ÇIĞLIK: İnce ve keskin bağırış.<br />
ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü<br />
ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi<br />
ÇİLEN:Hafif yağan yağmur,çisenti.<br />
ÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan<br />
ÇİSİL: İnce ince yağan yağmur</p>
<p>D<br />
DAMLA:Çok küçük miktarda su. Çok az.<br />
DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası<br />
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki<br />
DEMET: Çiçek bağlamı, deste<br />
DEMRE: Noel Baba&#8217;nın doğduğu sanılan tarihi yer<br />
DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su<br />
DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren<br />
DERİN: Sığ olmayan<br />
DERYA: Büyük deniz anlamında<br />
DERYANUR:Bilgisiyle ışık saçan.<br />
DESEN: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri<br />
DESTE:Bağlam,demet.<br />
DESTEGÜL: Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek. Bağlanmış         gül demeti.<br />
DEVİN: Hareket, kımıldanış<br />
DEVİNSU:Suyun ritmik hareketleri. Akarsu.<br />
DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini , köklü, hızlı ve geniş         kapsamlı olarak değiştirme.<br />
DEVRİN:Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.<br />
DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.<br />
DİDAR:Güzel yüz. Görme.<br />
DİDE: Göz, göz bebeği<br />
DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim<br />
DİLA:Gönlümü çalan.<br />
DİLAN:Gönüllerce olan,yürekler dolusu.<br />
DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.<br />
DİLAY: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel<br />
DİLBER:Gönlü yakan güzel. Alımlı güzel kadın.<br />
DİLDAR: Gönlü baskı altında tutan sevgili<br />
DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin         dilinde olan kimse<br />
DİLEK: İstek, rica,arzu.<br />
DİLEM: Gönül ilacı<br />
DİLER: Dilemek eyleminden<br />
DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan<br />
DİLNİŞİN: Gönülde yer tutan,hoş,güzel<br />
DİLRÜBA: Gönlü şen,dertsiz<br />
DİLSEREN:Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren.<br />
DİLSU: Dil+Su<br />
DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan.<br />
DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat<br />
DOĞANGÜN: Doğmakta olan gün<br />
DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali<br />
DOĞU: Güneşin doğduğu ana yön<br />
DOLUNAY:Ayın tam yuvarlak olduğu an<br />
DORA: Doruk, zirve<br />
DURUGÜL:Gül gibi temiz olan.<br />
DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı         izlenim<br />
DUYGUN:Duygulu,hassas,hisli kişi.<br />
DUYGUNİSA:Duygulu,hassas kadın.<br />
DÜŞÜM: Hayalimdeki, düşlediğim, istediğim anlamında</p>
<p>E<br />
EBRU:1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı<br />
ECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın.<br />
ECEGÜN: Çok güzel bir günde doğan<br />
ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında<br />
ECENAZ:Nazlı güzel.<br />
ECESU:Su gibi berrak ve güzel.<br />
ECMEL: Çok güzel<br />
EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine         getirme. Üslup.<br />
EFİL:Rüzgar,dalgalanma.<br />
EFSUN: Büyü, sihir<br />
EGE: Türkiye&#8217;nin batısında yer alan deniz<br />
ELANAZ:Ela gözlü,nazlı güzel.<br />
ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan.<br />
ELÇİN: Deste, tutam<br />
ELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.<br />
ELİFE:Tutku,istek,alışılan şey.<br />
ELİZ:El izi.<br />
ELVAN: Renkler,çeşitler.<br />
EMEL:Arzu,özlem.<br />
EMET: Bereket, bolluk<br />
EMİNE: İnanılır,güvenilir.<br />
ENER: Dağ eteği<br />
EREM: Cennet<br />
ERENDİZ: Jüpiter gezegeninin adı<br />
ERÇİL: Doğru,inanılır,güvenilir kişi.<br />
ERDA: Beyaz karınca.<br />
ERKE: Enerji, iş başarma gücü; Nazlı<br />
ERNA: İşveli,cilveli,şen şakrak sevgili.<br />
ESEN: Sağlıklı, salim<br />
ESENGÜL: Rüzgar gibi esen,Gül gibi güzel kokan.<br />
ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden         kalan parça<br />
ESİM: Rüzgar gibi olan.<br />
ESİN: Sabah rüzgarı<br />
ESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan.<br />
ESMACAN: Adı can olan.<br />
ESMAGÜL: Adı gül.<br />
ESMANUR: Adı nur.<br />
ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.<br />
ESRA: En çabuk, çok çabuk<br />
EŞAY: Ayin güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.<br />
EŞLEM: Selametli, güvenilir<br />
EVA: Havva. Yaratılan ilk kadın.<br />
EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi,         özü<br />
EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı<br />
EZGİ: Melodi, şarkı, türkü<br />
EZGİN: Sesi düzenli gelen. Paraca durumu bozuk olan. Çok sıkıntı         çekmiş.</p>
<p>F<br />
FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.<br />
FATMAGÜL: Gül gibi güzel yeni anne olmuş kadın .<br />
FAZİLET: Erdemli, iyi ahlaklı<br />
FERAH: Aydınlık, iç açıcı<br />
FERAHGÜL: Güzelliğiyle neşe saçan.<br />
FERAHNUR: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan<br />
FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı,ışıltı saçması.<br />
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan<br />
FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet<br />
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.<br />
FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş<br />
FERİ: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan.<br />
FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci.<br />
FERİS: Şık,zarif.<br />
FERİSU: Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan.<br />
FERNUR: Aydınlık,ışık.<br />
FERSUDE: Eskimiş,yıpranmış,örselenmiş.<br />
FERZİN: Kraliçe<br />
FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.<br />
FEZA: Boşluk, sinirsizlik; Uzay<br />
FİDAN: Yeni yetişen ağaç<br />
FİGEN: Yaralayan, kıran<br />
FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.<br />
FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.<br />
FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı<br />
FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek<br />
FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik<br />
FÜRUZAN: Parlayan, parlak<br />
FÜSUN: Büyü</p>
<p>G<br />
GAMZE: Göz kırpma, gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde         yanaklarda beliren çukur<br />
GAYE: Amaç, erek<br />
GAZAL: Ak geyik, ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi)<br />
GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume; Tek kişinin özel         ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar<br />
GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre<br />
GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek<br />
GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay<br />
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan<br />
GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey<br />
GONCA: Tam açılmamış çiçek<br />
GONCAGÜL: Gül goncası.<br />
GÖK: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda         kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk<br />
GÖKAY: Hem gök, hem ay; Güzel ay<br />
GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında<br />
GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel<br />
GÖKÇENAZ: Nazlı mavi.<br />
GÖKSU: Türkiye&#8217;nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı<br />
GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz<br />
GÖNEN: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması<br />
GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.<br />
GÖNÜLGÜL: Gül gibi zarif bir gönlü olan.<br />
GÖRKE: Heybetli<br />
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli olma durumu,ihtişam.<br />
GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.<br />
GÖZDEM: Beğendiğim,sevdiğim,saydığım,bitanem.<br />
GÖZDENAZ: Nazlı güzel.<br />
GÖZDENUR: İnsanlara vermiş olduğu iç huzurla herkesin beğenisini         kazanan.<br />
GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar<br />
GÜHER: Cevher<br />
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad;         Gülmek eyleminden gül<br />
GÜLAL: Gülün kırmızısı gibi güzel.<br />
GÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.<br />
GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi<br />
GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.<br />
GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer.<br />
GÜLCAN: Gül gibi güzel kişi.<br />
GÜLCE: Gül gibi.<br />
GÜLÇİÇEK: Her yönüyle güzel olan.<br />
GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven.<br />
GÜLDEN: Güle ilişkin, gülden yapılmış. Gül soluklu.<br />
GÜLEDA: Gül gibi güzel ve nazlı.<br />
GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında<br />
GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel<br />
GÜLFEM: Ağzı gül gibi olan<br />
GÜLFER: Zarifliği ve güzelliğiyle göz kamaştıran.<br />
GÜLGEN: Güler yüzlü<br />
GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyen<br />
GÜLHAN: Gül kadar çok sevilen, han, hakan<br />
GÜLİN: Güzel,zarif.<br />
GÜLİNAZ: Nazlı,güzel.<br />
GÜLİSTAN: Gül bahçesi<br />
GÜLİZ: Gül yetiştiren<br />
GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik         bir makam<br />
GÜLNİHAL: Gül fidanı.<br />
GÜLNİSA: Gül gibi kadınlar anlamında<br />
GÜLNUR: Işık saçan güzellik.<br />
GÜLPERİ: Gizemli gül, saklı gül.<br />
GÜLRİZ: Gül saçan<br />
GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı<br />
GÜLSANEM: Çok güzel kadın.<br />
GÜLSELİ(N): Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.<br />
GÜLSU: Gül ve su gibi güzel<br />
GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında<br />
GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan<br />
GÜLŞEN: Gül bahçesi<br />
GÜLTEN: Gül tenli, vücudu gül gibi<br />
GÜLÜM: Bana ait olan gül. Canım.<br />
GÜLÜMSE: Tebessüm et<br />
GÜN: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık;         Güneş, yaşam<br />
GÜNAL: Işık al, ışıklı ol<br />
GÜNAY: Hem gün, hem ay<br />
GÜNÇİÇEK: Ay çiçek<br />
GÜNDÜZ: Günün aydınlık bölümü<br />
GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök         cismi<br />
GÜNEY: Her zaman güneş gören, güneşli yer; Bir yön<br />
GÜNHAN: Oğuzhan&#8217;ın altı oğlundan biri<br />
GÜNNAZ: Nazlı kişi.<br />
GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan.<br />
GÜRAY: Bol ışıklı ay, güçlü ay<br />
GÜRDAL: Güçlü dal, sık dal<br />
GÜVEN: Güvenmekten, yürekli ol anlamında<br />
GÜZ: Sonbahar<br />
GÜZAY: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay<br />
GÜZEL: Hoşa giden,hayranlık uyandıran<br />
GÜZİN: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen.<br />
GÜZÜN: Güz mevsiminde olan</p>
<p>H<br />
HABİBE: Sevgili,seven dost.<br />
HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.<br />
HALENUR: Kutsal ışık<br />
HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak.<br />
HANDE: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.<br />
HANİFE: Allah&#8217;ın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek         tanrıya inanan<br />
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık         uyandıran<br />
HASİBE: Değerli,soyca temiz,soylu.<br />
HASLET: Doğuştan gelen güzel huy<br />
HAVVA: Yaratılan ilk kadın.<br />
HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü<br />
HAYAT: Ömür, yaşam<br />
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği<br />
HAZAN: Sonbahar<br />
HAZAR: Barış<br />
HENNA: Kına ağacı.<br />
HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça<br />
HESNA: Güzel,hanımefendi kadın.<br />
HEVES: Bir şeye duyulan istek<br />
HEVİN: Aşk, sevda<br />
HELİN: Yuva<br />
HİCRAN: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu         dayanılmaz acı.<br />
HİLÂL: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça.<br />
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek<br />
HOŞSEDA: Hoşa giden ses<br />
HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda<br />
HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına         inanılan cennet kuşu<br />
HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik<br />
HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık<br />
HÜRREM: Sevinçli, güler yüzlü<br />
HÜSNA: Pek çok güzel<br />
HÜSÜN: Güzellik</p>
<p>I<br />
IĞIL: Çok yavaş akan su<br />
ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.<br />
ILGIM: Serap<br />
ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık         (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)<br />
ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında<br />
ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık<br />
IRMAK: Akarsuların en büyüğü<br />
IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel         enerji. Aydınlık,nur.<br />
IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık<br />
IŞILAY: Işıltılı ay, parlayan ay<br />
IŞILTI: Parıltı,titrek ışık.<br />
IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi<br />
IŞINBIKE: Aydınlık saçan kadın.<br />
ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans</p>
<p>İ</p>
<p>İCLAL: Ağırlama,ikram. Büyüklük,ululuk.<br />
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga         ırmağına Türkler&#8217;in verdiği ad<br />
İDİLSU: Su için yazılmış şarkı.<br />
İLAYDA: Su perisi<br />
İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım<br />
İLCAN: Ülkenin canı,sevdiği.<br />
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim<br />
İLGİN: Yabancı,gurbette yaşayan.<br />
İLGÜN: Ülke güneşi. Başkaları,yabancılar.<br />
İLKAY: Ayın ilk hali.<br />
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi<br />
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad.<br />
İLKE: Temel alınan düşünce, kural<br />
İLKGÜZ: Eylül ayı<br />
İLKİM: İlk çocuğum anlamında<br />
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle.<br />
İLKNUR: İlk ışık<br />
İLKYAZ: İlkbahar<br />
İLMA: Parlatma. Belirleme,işaret etme.<br />
İLSEL: İlle ilişkili, yurtla ilişkili<br />
İLSU: Ülkenin suyu,bereketi.<br />
İLTER: Yurdu koruyan, yurtsever.<br />
İMER: Zengin,varlıklı.<br />
İMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarım<br />
İMRAN: Evine bağlı, evcimen anlamında<br />
İMREN: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.<br />
İNANÇ: İnanılan şey<br />
İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde<br />
İNCİLAY: Parlama,ışıldama<br />
İNCİNUR: İnci gibi ışıklı,parlak.<br />
İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek<br />
İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş.         Kibar,zarif.<br />
İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti<br />
İREN: Özgür, serbest<br />
İRİS: Mitolojide Tanrıların elçisi<br />
İSMİHAN: Hükümdar ismi<br />
İYEM: Güzellik,iyilik.<br />
İZEL: El izi anlamında<br />
İZEM: Büyüklük, ululuk<br />
İZGİ: Güzel, adaletli, zeki<br />
İZLEM: İzlemek eylemi<br />
İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında</p>
<p>J<br />
JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları<br />
JALENUR: Parlayan,ışıldayan çiğ.<br />
JANSET  : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)<br />
JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)<br />
JASMİN: Yasemin<br />
JEYAN: Kızan, kükreyen<br />
JİNSAL: Çağ, yaş, dönem<br />
JÜLİDE: Dağınık,karmakarışık.</p>
<p>K<br />
KADER: Alınyazısı,yazgı. Talih.<br />
KAİNAT: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar<br />
KAMELYA: Pembe,kırmızı,beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.<br />
KAMER: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında<br />
KAMİLE: Tam,eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin,bilgili.<br />
KAMURAN: İstediğine ulaşmış,mutlu.<br />
KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya&#8217;nın ılıman bölgelerinde         yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan<br />
KARANFİL: Kokulu bir çiçek.<br />
KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi<br />
KARMEN: Parlak kırmızı.<br />
KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan         geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf<br />
KERİME: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.<br />
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su.<br />
KIVANÇ: Sevinç<br />
KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası<br />
KIZILTAN: Kızıl renk almış tan<br />
KÖSEM: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz,pürüzsüz.<br />
KUĞU: Beyaz tüylü bir su kuşu<br />
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş<br />
KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı<br />
KUTAY: Kutlu,uğurlu ay<br />
KUTSAL: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse<br />
KUZEY: Bir yön<br />
KÜBRA: Büyük, ulu; Büyük önerme</p>
<p>L<br />
LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan<br />
LALE: Çan biçiminde bir çiçek<br />
LALEHAN: Lalelerin sultanı.<br />
LALEZAR: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi.<br />
LAMİA: Parlayan, parlak.<br />
LATİFE: Yumuşak,hoş,güzel,nazik. Güldüren güzel söz,şaka.<br />
LEMA: Parıltı,parlayış.<br />
LEMAN: Parlama,parıltı.<br />
LEMİS: Dokunma,elleme.<br />
LERZAN: Titreyen,titrek<br />
LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.<br />
LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen         ışık.<br />
LEYLİFER: Gece ışığı<br />
LİLA: Açık eflatun<br />
LİNET: Sürgün.</p>
<p>M<br />
MAHİRE: Hünerli,becerikli.<br />
MAHPERİ: Güzeller güzeli.<br />
MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet<br />
MANOLYA: Bir süs bitkisi<br />
MARAL: Dişi geyik<br />
MAVİSU: Deniz<br />
MAYIS: Bir bahar ayı<br />
MEBRUKE: Kutlu kadın (&#8220;mübarek kelimesinin dişisi&#8221;)<br />
MEDİHA: Övülen,beğenilen,sevilen kadın.<br />
MEHİR: Ay parçası<br />
MEHPARE: Ay parçası gibi güzel.<br />
MEHTAP: Ay ışığı,dolunay.<br />
MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın<br />
MELDA: İnce ve taze bedenli<br />
MELEK: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel,         yumuşak huylu ve masum (mecazi)<br />
MELİHA: Güzel,şirin,sevimli.<br />
MELİKE: Kadın hükümdar,padişah eşi.<br />
MELİS: Bal, bal arısı<br />
MELİSA: Oğul otu<br />
MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel<br />
MENEKŞE: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek<br />
MERAL: Dişi geyik,ceylan.<br />
MERCAN: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi         duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü<br />
MERİÇ: Bulgaristan&#8217;dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca         ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında         Ege Denizi&#8217;ne dökülen ırmak<br />
MERİH: Mars gezegeni<br />
MERVE: Mekke&#8217;de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli         tepenin adı<br />
MERYEM: İsa peygamberin annesinin adı<br />
MERZE: Mercan.<br />
MEYYAL: Meyleden,aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.<br />
MISRA: Manzumenin satırlarından her biri,dizeler.<br />
MİHRİBAN: Dost,sevgili,yarendeş. İyi yürekli,güler yüzlü.<br />
MİHRİCAN: Dost,sevgili. Sonbahar.<br />
MİHRİGÜL: Güler yüzlü,dost,sevecen,güzel.<br />
MİHRİNAZ: Çok nazlı.<br />
MİHRİNUR: Güldüğünde ışıklar saçan.<br />
MİMOZA: Bir süs bitkisi<br />
MİNA: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.<br />
MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam         tabakası; Şişe, cam, billur sırça<br />
MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan<br />
MİRCAN: Güneş gibi aydınlık.<br />
MÜGE: İnci çiçeği<br />
MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış<br />
MÜJGAN: Kirpikler.<br />
N<br />
NADİDE: Az bulunur,görülmemiş. Çok değerli,eşsiz.<br />
NADİRE: Az bulunan.<br />
NAĞME: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği         söz<br />
NAHİDE: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.<br />
NARİN: İnce, ince yapılı, kibar<br />
NAŞİDE: Şair,şiir okuyan ve yazan.<br />
NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış<br />
NAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin.<br />
NAZER: Nazar<br />
NAZGÜL: Gül kadar güzel olan,nazlı.<br />
NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)<br />
NAZLIHAN: Naz yapan han anlamında<br />
NECLA: Evlat,çocuk. Soylu.<br />
NEFİSE: Çok güzel,değerli.<br />
NEHAR: Gündüz anlamındadır<br />
NEHİR: Akarsu, ırmak<br />
NEHİRE: Gereğinden fazla.<br />
NERGİS: Bir süs bitkisi<br />
NERMİN: Yumuşak,narin,ince.<br />
NESLİ: Soylu.<br />
NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.<br />
NESLİŞAH: Şah soyundan<br />
NESRİN: Yaban gülü<br />
NEŞE(M): Gönül açıklığı(m), sevinc(im)<br />
NEŞVE: Keyif,neşe.<br />
NEVA: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir         makam<br />
NEVAL: Talih,kader,kısmet.<br />
NEVADE: Torun anlamında<br />
NEVBAHAR: İlkbahar, ilkyaz<br />
NEVESER: Türk Müziğinde Dede Efendi&#8217;nin bulduğu bileşik bir makam<br />
NEVGECE: Yeni yeni oluşan gece<br />
NEVGÜL: Yeni açmış gül<br />
NEVİD: Yeni, yepyeni<br />
NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma,parlaklık.<br />
NEVRES: Yeni yetişen.<br />
NEYİR: Işıklı, aydınlık, parlak<br />
NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim<br />
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün.<br />
NİHAN: Saklanmış, gizli olan; Sır<br />
NİL: Çivit. Mısır&#8217;da bir nehir<br />
NİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.<br />
NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde<br />
NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü         su bitkisi<br />
NİRAN: Nurlar,aydınlıklar,ışıklar. Ateşler. Cehennem.<br />
NİSA: Kadın,kadınlar.<br />
NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı<br />
NUR: Aydınlık, parıltı, parlaklık<br />
NURAN: Nurlu,ışıklı.<br />
NURAY: Işık saçan.<br />
NURCAN: Aydınlık insan.<br />
NURFER: Işık veren,aydınlatan,ferahlatan.<br />
NURGÜL: Nur+Gül<br />
NURGÜN: Nur+Gün<br />
NURPERİ: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.<br />
NURSAL: Işıksal ışıkla ilgili<br />
NURSAY: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında<br />
NURSELİ: Işık seli (yağmuru) anlamında<br />
NURSEZA: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında<br />
NURTEN: Işık gibi duru tenli anlamında<br />
NUTİYE:Gökyüzündeki en parlak yıldız<br />
NÜKET: Nükte, zarif, güzel sözler<br />
NÜKHET: Güzel koku<br />
NÜKTE: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz<br />
O</p>
<p>OKSAL: Ok at; Oka ilişkin<br />
OKŞAN: Sevil,şefkat gör.<br />
OLCA: Ganimet,bolluk.<br />
OLCAY: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de         insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans,         talih<br />
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan<br />
OMAY: Gözde,sevilen,beğenilen.<br />
ONGU: Sağlık,mutluluk.<br />
ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül<br />
ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin         ortak adı<br />
OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim         ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel<br />
OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde         derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı</p>
<p>Ö<br />
ÖDÜL: Armağan<br />
ÖĞÜN: Kendini yücelt. Zaman. Kez,defa.<br />
ÖĞÜT: Tavsiye.<br />
ÖMÜR: Yaşama süresi,hayat.<br />
ÖNAY: Yeni çıkmış ay<br />
ÖNGÜL: Direnen,inatçı. Kılavuz. Öncü,teşvik eden.<br />
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan<br />
ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz<br />
ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi<br />
ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç,         sevinç, övünç,<br />
ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay<br />
ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında<br />
ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan<br />
ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili<br />
ÖZEN: Büyük hassasiyet göstermek<br />
ÖZGE: Yabancı. İyi,güzel. Cana yakın,şakacı. Yürekli,gözü pek<br />
ÖZGEN: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun         filizi<br />
ÖZGÜL: Gerçek gül, benim gülüm anlamında<br />
ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan,         başına buyruk, hür<br />
ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme,         kavuşma isteği; Hasret<br />
ÖZLEN: Görme isteği uyandır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler<br />
ÖZNİL: Nil gibi verimli.<br />
ÖZNUR: Özü ışıklı,aydınlık.<br />
ÖZSU: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su<br />
ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün.<br />
ÖZTEN: Güzel tenli.</p>
<p>P<br />
PAMİRA: Orta Asya&#8217;da bir yayla<br />
PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi<br />
PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün         sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol<br />
PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki<br />
PELİNSU: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında<br />
PERÇEM: Kahkül<br />
PERİ: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel         insan, güzel kimse<br />
PERRAN: Uçan, uçucu<br />
PERVİN: Ülker yıldızı<br />
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları<br />
PEYDA: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak<br />
PINAR: Büyük su kaynağı<br />
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık<br />
R<br />
RABİA: Dördüncü.<br />
RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.<br />
RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş<br />
RAVZA: Sulu, su yatağı yer; Bahçe<br />
REBİA: Bahar.<br />
RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan<br />
RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel<br />
REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh,can.<br />
REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen<br />
REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu<br />
RİMA: Dişi ceylan yavrusu<br />
ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.<br />
RUHAN: Güzel kokulu<br />
RUHSAR: Yanak, yüz, güzel yüz<br />
RUHŞEN: Neşeli,canlı.<br />
RUHUGÜL: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.<br />
RUKİYE: Büyü,sihir.<br />
RÜÇHAN: Üstünlük<br />
RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi         beklenen şey, umut</p>
<p>S<br />
SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar.  Türk müziğinde         bir makam<br />
SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler<br />
SAHRA: Kır,ova,çöl<br />
SALİHA: Yararlı,iyi,elverişli.<br />
SANAL: Sanlı ol, ünlen<br />
SANEM: Çok güzel kadın; Put<br />
SARA: Halis, saf, katkısız<br />
SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk<br />
SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyici,yıldızı şirin, hoşa giden,         sevimli, güzel<br />
SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma<br />
SAYGIN: Sayılan, sevilen<br />
SAYIL: Her zaman saygı gör<br />
SEBLA: Uzun kirpikli göz<br />
SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen<br />
SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit<br />
SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı<br />
SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan         pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu         madde ile süslenmiş<br />
SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak<br />
SEGAH: Doğu müziğinin makamlarından<br />
SEHER: Tan ağartısı<br />
SEL: Taşkın su<br />
SELDA: Bir söğüt cinsi<br />
SELEN: Haber, müjde<br />
SELİN: Gür akan su<br />
SELİNTİ: Ufak sel<br />
SELİS: Akıcı söz<br />
SELMA: Barış içinde,huzur,erinç.<br />
SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan<br />
SELVA: Amerika&#8217;da Amazon, Afrika&#8217;da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde         büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş         ormanlara verilen ad.<br />
SELVİ: İnce uzun ağaç<br />
SEMA: Gökyüzü; Göç<br />
SEMANUR: Nurlu gökyüzü<br />
SEMEN: Yasemin çiçeği. Semizlik.<br />
SEMİN: Değerli, pahalı; Semizlik<br />
SEMİRAMİS: Babil&#8217;in Asma Bahçeleri&#8217;ni kurduran Asur kraliçesi<br />
SEMRA: Esmer kadın.<br />
SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik;         Aydınlık; Bir ot adi<br />
SENAHAN: Metheden, alkışlayan, öven<br />
SENAR: Yar, aşık, seven insan<br />
SENAY: Ay gibi güzelsin.<br />
SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak         oynadıkları bir halk dansı; Arapça&#8217;da put; Arapça&#8217;da kendine tapılacak         kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel<br />
SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok         yapımında kullanılan bir ağaç<br />
SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle,         ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi         olayı<br />
SERAY: Ay gibi güzel<br />
SEREN: Gemi direği<br />
SERMA: Kış soğuğu<br />
SERPİL: Gelişmek,büyümek.<br />
SERPİN: Yağmur<br />
SERRA: Rahatlık,kolaylık<br />
SERTAP (SERTAB): İnatçı anlamında<br />
SEVAL: Severek al anlamında<br />
SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek<br />
SEVDEM: Sevginin en son demi<br />
SEVEN: Bir başkasına sevgi duyan<br />
SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık         göstermeye yönelten duygu<br />
SEVGÜL: Gül gibi sevilen.<br />
SEVİL: Her zaman sevilen biri ol<br />
SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da         şeyi başkalarına sevdiren özellik<br />
SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku<br />
SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.<br />
SEYLAN: Sel, akma, akış<br />
SEYYAL: Akıcı, akışkan<br />
SEZEN: Hisseden, sezgili<br />
SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi         duyumsar<br />
SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği<br />
SEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu,anlayışlı.<br />
SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak;         Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ<br />
SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası (Fransızca &#8220;si         belle&#8221;: öylesine güzel anlamında)<br />
SİM: Gümüş gibi parlak ve beyaz<br />
SİMA: Yüz, çehre<br />
SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler<br />
SİMİRNA: İzmir&#8217;in eski adı. Aynı zamanda Amazon savaşçılarının         kraliçesinin adı.<br />
SİNEM: Yüreğim, çok sevdiğim<br />
SİTARE: Yıldız<br />
SONEDA: Nazlı olmaması temenni edilen<br />
SONGÜZ: Kasım ayının halk arasındaki adı<br />
SONYAZ: Sonbahar<br />
SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan         sıvı<br />
SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi<br />
SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.<br />
SURPERİ: Peri güzeli.<br />
SUZAN: Yakan,yakıcı.<br />
SÜHEYLA: Yumuşak ve iyi huylu,mütevazı kadın.<br />
SÜNDÜS: Ham ipek,ipekli.<br />
SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek</p>
<p>T<br />
TAÇNUR  : Mutluluk<br />
TAHİRE  : Gündoğusundan esen rüzgar<br />
TAİBE  : Tövbe eden, pişmanlık duyan<br />
TALHA  : Güzellik<br />
TALİA  : Güzel, şirin<br />
TALİHA  : Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü         durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek<br />
TAMAY  : Dolunay, ayın on dördüncü<br />
TANAY  : Secde eden<br />
TANSELİ  : Şafak vakti gelen sel<br />
TANSU  : Göğüsle ilgili<br />
TANYEL  : Katıksız, arı &#8211; Seçilmiş<br />
TANYELİ  : Tan vakti esen rüzgar<br />
TARA  : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad<br />
TAYYİBE  : 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı, hoşa giden söz<br />
TENAY  : Uygun, yakışan &#8211; Yetkili olan &#8211; Dine uygun hareket eden<br />
TENDÜ  : Öz, asıl<br />
TENNUR  : Yüksek, ulu<br />
TİJEN  : Taç, taçlar<br />
TİLBE  : Put &#8211; Güzel kadın<br />
TUBA  : 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik,         iyilik. 3.Rahat<br />
TUĞÇE  : Küçük tuğ<br />
TULÜ  : Doğuş, doğma (güneş için) anlamında<br />
TÜLAY  : Ayın ince ışığı<br />
TÜLİN  : Ayın çevresinde görülen ışık halkası<br />
TÜNAY  : Gece ve ay<br />
TÜRKAN  : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız<br />
TÜRKÜ  : Yankı, ses<br />
TÜRKAN  : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız</p>
<p>U<br />
UBEYDE  : Tanrının kölesi<br />
UĞURGÜL  : Uğurlu gül<br />
UHDE  : Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev.<br />
ULYA  : En yüce, en ulu, yüksek<br />
UMAY  : Devlet kuşu<br />
UMUR  : Görgü, deneyim<br />
UZEL  : Usta, becerikli</p>
<p>Ü<br />
ÜLKÜ   : Amaç, ideal<br />
ÜMRAN  : 1.Bayındırlık. 2.Uygarlık, medeniyet. 3.İlerleme,         mutluluk, refah<br />
ÜNZİLE   : Gönderilmiş<br />
ÜZGÜ  : Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.</p>
<p>V<br />
VAHİBE  : Hibe eden, bağışlayan.<br />
VAHİDE  : Tek yalnızca bir tane.<br />
VARİDE   : Gelen, erişen &#8211; Söylenti<br />
VEDİA   : Korunması için bırakılan emanet<br />
VERDA  : Gül.<br />
VİLDAN   : Yeni doğmuş çocuklar<br />
VİRA  : Durmadan, aralıksız, sürekli.</p>
<p>Y<br />
YAĞMUR  : Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.<br />
YAPRAK  : Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki         ince bölüm<br />
YAREN  : Dost, arkadaş<br />
YASEMİN  : Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki<br />
YAŞAM  : Hayat<br />
YELDA  : 1.Uzun. 2.Yılın en uzun gecesi<br />
YELİZ  : Ferah yer, aydınlık, havadar<br />
YEŞİM  : Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli         bir taş<br />
YILDIZ  : Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.<br />
YONCA  : Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır         bitkilerinin genel adı<br />
YUDUM  : Bir içimlik sıvı<br />
YÜKSEL  : Başarı kazan, yücel<br />
YUDUM  : Bir içimlik sıvı</p>
<p>Z<br />
ZEHRA : Çok beyaz, parlak yüzlü<br />
ZEHRE  : Çiçek.<br />
ZELİHA  : Züleyha, su perisi<br />
ZENNAN  : Kadınlar<br />
ZENNUR  : Zinnur, nurlu, ışıklı<br />
ZEREN  : Anlayışlı, kavrayışlı.<br />
ZERİN  : Altından ya da altına benzer olan.<br />
ZERRİN  : Altından yapılmış.<br />
ZEYNEP  : Süs, bezek.<br />
ZİNNUR  : Nurlu, ışıklı<br />
ZİŞAN  : Şanlı, şerefli &#8211; Bir tür lale<br />
ZUHAL  : Satürn gezegeninin adı.<br />
ZULAL  : Hafif, güzel, soğuk su.<br />
ZÜBEYDE  : Öz, asıl<br />
ZÜHRE  : Çoban yıldızı, venüs.<br />
ZÜLAL  : Saf, temiz, hafif tatlı su.<br />
ZÜLEYHA  : Su perisi &#8211; Hz.Yusuf&#8217;un karısı<br />
ZÜMRA  : Akıllı, çabuk kavrayan kadın.<br />
ZÜMRÜT  : Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/kiz-cocuk-isimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
