<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Nişanlılık Dönemi</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/evlilik-oncesi/nisanlilik-donemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Nişanlanmanın Amacı</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/nisanlanmanin-amaci/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/nisanlanmanin-amaci/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2009 23:03:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nişanlılık Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[neden nişan]]></category>
		<category><![CDATA[nişanlanmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Nişanlılık devresi, ileride evlenecek olan şahısların birbirlerini ve bizzat kendilerini denemeleri, anlamaları için mühim bir süredir. Bu devrede karakterlerin uyuşup uyuşmayacağı anlaşılmış olur. Bu zamanda yalnız zekâ ve heyecana değil, düşünceli bir değerlendirmeye de ihtiyaç vardır. Uyum sağlamayan yönlerin evlilikte nasıl giderileceği, bunlara nasıl tahammül edileceği düşünülmelidir. Diğer taraftan bazı nişanlıların dini nikah yaparak, kendilerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-33" style="margin: 4px;" title="ask" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2009/03/ask.jpg" alt="ask" width="300" height="483" /> Nişanlılık devresi, ileride evlenecek olan şahısların birbirlerini ve bizzat kendilerini denemeleri, anlamaları için mühim bir süredir. Bu devrede karakterlerin uyuşup uyuşmayacağı anlaşılmış olur. Bu zamanda yalnız zekâ ve heyecana değil, düşünceli bir değerlendirmeye de ihtiyaç vardır. Uyum sağlamayan yönlerin evlilikte nasıl giderileceği, bunlara nasıl tahammül edileceği düşünülmelidir.<br />
Diğer taraftan bazı nişanlıların dini nikah yaparak, kendilerini evlilikteki yakınlık derecesine bıraktıklarına rastlamaktayız. Kanaatimizce bu doğru değildir. Bu devrenin anlama ve tecrübe devresi olarak devam etmesi lâzımdır. Çünkü taraflardan birisi evlenmenin doğru olmayacağına inanarak nişanı bozabilir. Bu durumda da hiç evlenmeden dul kalınabilir. Dini nikahı böyle yanlışlara alet etmemelidir. Ayrıca nişanlılıkta cinsel ihtiyaç giderilmeye kalkılır ve buna düşkünlük gösterilirse diğer yönlerin incelenmesi ihmal edilir. Masum bir başlangıç ekseriya nefse hakim olmayı zayıflatarak kolayca, henüz arzu edilmeyen taraflara kayabilir. Bu da hem beden hem de ruh sağlığı için mahzurlu olur. Nişanlılıkta ileri gidilmemenin mükafatı evlilikte görülür.<br />
Bazı kimseler, nişanlılıkta cinsel anlaşmayı ve uyuşmayı anlamak için yakınlığa ihtiyaç olduğunu iddia etmekteyseler de bu doğru değildir. Bunu anlamak için cinsel hayatın zirvesine çıkmaya hiç gerek yoktur. Bu noktaya ulaşmadan, cinsel hayat hakkında bilgi edinilebilir. Uyuyan bir kimseye dokunulduğu zaman onun kımıldadığını görmek onun canlı olduğunu ve tamamen canlanabileceğini anlamaya kâfi gelir. Yani genç nişanlısının sesini duyunca veya onu görünce sevinç ve coşku hissediyor, içi kıpır kıpır oluyorsa mesele yoktur.</p>
<p>Nişanlılık Önemli<br />
Bazen bakıyorum gençler daha nişanlılıkta veya flört döneminde hep kavga ediyor, adeta birbirlerini yiyorlar. Buna rağmen evleniyor ve geçimsiz bir çift oluyorlar.<br />
Geçimsiz oldukları için, evlilik problemlerinden dolayı muayeneye gelen çiftlerin genellikle nişanlılıkta da anlaşamadıklarını görüyorum. &#8220;O zaman niçin evlendiniz?&#8221; diye sorunca, &#8220;Toplum ne der? Ayrılmayı çevremiz kabul eder mi?&#8221; şeklindeki sorularla cevap veriyorlar. Bence nişanlılıkta geçinemeyen ve hep böyle kavga eden kişiler hemen beraberliklerine son vermeyi düşünmeliler. Çünkü evlenmeleri kavga etmelerini önlemez. Hattâ sürekli beraber olacakları ve üstlenecekleri yükümlülükleri artacağı için, kavga daha sıklaşacak ve gitgide daha acılı durumlar ortaya çıkacaktır.<br />
Tabi burada demek istediğimiz nişanlılıktaki önemli ve sürekli problemlerin evliliğe taşınacağının bilinmesidir. Yoksa &#8220;belki olur; deneyelim.&#8221; diye rastgele nişanlılık yapılması doğru olmaz.<br />
Genç kız ve erkek evlenmeden önce birbirlerinin kusurunu bilmelidir. Hiçbiri ötekinden eksiğini saklamamalıdır. Çünkü gizlenen kusur, açıklanmayan zaaf ilerde nasıl olsa ortaya çıkacaktır. Taraflardan biri ötekinin bu eksikliğine hoşgörü ile bakmayabilir. Kaldı ki böyle bir davranış sahtekarlıktan başka bir şey değildir. Belki kusur veya zaaf önemsenmez, ama sahtekarlık kolay kolay bağışlanmaz. Evlilik hayatında yapılan bir yanıltma tamir edilmesi çok güç, olumsuz sonuçlar doğurur.<br />
Bu yüzden flört dönemindeki kişiler birbiri hakkında yeterince bilgi edinemez. Sevgililer genellikle birbirlerinin zayıf noktaları veya kusurları hakkında çok şey öğrenemeyebilir. Bazı açık kusurların düzeleceğini sanırlar veya bunları görmezlikten gelebilirler.<br />
İster kız olsun, ister erkek herkes eş seçme konusunda yanılabilir. Yanılmayı önlemek için çiftler evlenmeden önce birbirlerini iyice araştırmalıdır. Böylece yanılma ihtimali düşecektir. Ancak şuna çok dikkat etmelidir: Birbirini seven kız ve erkek birbirini tanımaya, birbirini anlamaya çalıştıkları dönemde sevginin fiziksel yanından yararlanmaya kalkışmamalıdırlar. Eğer sevginin fiziksel yanından yararlanır ve daha sonra evlilik de gerçekleşmezse hoş olmayan durumlar ortaya çıkar.<br />
Didem böyle bir genç kızdı. &#8220;Aşkın gözü kördür, sonunu göremedim.&#8221; diyordu. Sevdiği gençle cinsellikte ileriye gitmiş, beraberlik hüsranla neticelenmişti. Aslında aşk olmayan bir duyguyu aşk sanmıştı. Bu duygu şehvet olabilir, bir anlık zayıflık, yalnızlık veya o an bir problemden çıkış yolu duygusu olabilirdi. Genç de ona iltifat edince aşık olduğunu sanmıştı. Şimdi ise vicdan azabı ve suçluluk duygusu ile acı doluydu. Halbuki ciddi olarak evlilik düşünen erkekler, evlenecekleri kadının daha çok tatlı, sadık, dürüst ve anlayışlı olmasını isterler. Didem cinselliğini kullanarak bir süre delikanlıyı elinde tutmuş, ancak evlilik konusu gündeme gelince genç ortadan kaybolmuştu.<br />
Didem ilişkiye girmeseydi bu birlikteliği bitirmesi kolay olurdu. Çünkü kadınlar cinselliği yaşadığı erkeğe daha derin duygusal bağlarla bağlanırlar.<br />
Gençlere tavsiyem şudur: Sakın birbirinizi tanımaya çalıştığınız sıralarda fiziksel olarak mesafeyi bozmayın. Sağlam bir irade ile duygularınıza gem vurun. Mantığınızı ön planda tutun.<br />
Nişanlılığın Süresi<br />
Nişanlılık devresinin uzun veya kısa sürmesi konusunda netbirşey söylemek zordur. Bu müddet daha çok evvelce cereyan eden hadiselere ve nişanlıların durumuna bağlıdır. Yalnız nişanlılık, tarafların birbirlerini iyi anlamaları ve uyuşmanın mümkün olup olmayacağına karar vermeleri için, yeterli derecede uzun olmalıdır. Sözlülük devresi varsa bu dönem kısa sürebilir. Cinsel hayat bakımından, nişanlılık uygun bir devre sayılamaz. Çünkü bu devre cinsel arzuyu kamçılar. Şiddetlenen bu hissin tamamen yatıştırılmasına henüz imkân yoktur. Bu hal çok defa sıkıcı olur. Hatta bazen sıhhati bile bozar. Nişanlılık süresine taraflar karar vermelidir.<br />
Nişanlıların Cinselliğe Bakışı Nasıl Olmalı?<br />
1.  Cinsel arzu fıtrı ve tabi&#8217;i bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç insanın gıdaya, nefes almaya olan ihtiyacı gibidir. Gerçekten bu arzu iyi kullanıldığında ve hayatın diğer sahaları ile güzel bir şekilde sen-tezlendiğinde şahsın cemiyete faydalı olması hususuna çok yardım eder.<br />
2.  Cinsel arzu yalnız neslin devamına hizmet etmez, aynı zamanda insanları birbirine bağlamaya ve aralarında sevgi oluşturmaya da yardım eder. Cinsel ilişki, her şeyden önce sevginin yüksek bir ifadesidir.<br />
3.  Cinsel ilişki, şayet evlilikte normal hudutlar dahilinde yapılırsa, vücudun fikri ve fizik sağlığını artırır, heyecanları tanzim eder. Sevgiyi canlandırır, destekler ve geliştirir.<br />
4.  İnsan vücudu bir bütündür. Bunun bir kısmını adl, ayıp telakki etmek anormal ve haksız bir görüştür. Birleşme öncesi sevişmede vücudun hiçbir sahası sevilmekten hariç tutulmamalıdır.<br />
5.  Cinsel ihtiyaç ve onun belirtilerini yalnız normal bir hadise gibi kabul etmemeli, aynı zamanda evlilikteki arkadaşlık sevgisini devam ettiren tabil bir mesned olarak kabul etmeli ve memnuniyetle karşılamalıdır. Birleşmede iki tarafın cinsel kudretinin tam tatmin olması, cinsel sevginin gelişmesi için zaruridir.<br />
6.  Sevişen evliler için cinsel arzuyu gereksiz yere kısmaya hacet yoktur. Aşırı sun&#8217;i uyarılar olmaksızın kendiliğinden meydana çıkan karşılıklı arzuya göre hareket etmek, rehber olmalıdır. Hayatın her sahasında ölçülü hareket etmek icap eder. Cinsel ilişki bundan istisna edilemez.</p>
<p>Kaynak: http://www.kesfetkendini.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/nisanlanmanin-amaci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
