<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Çocukluk</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/cocukluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun inadına karşı ısrarcı olmayın</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:40:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ay Ay Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim basamakları]]></category>
		<category><![CDATA[inat]]></category>
		<category><![CDATA[inatlaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=805</guid>
		<description><![CDATA[3-6 Yaş Dönemi

Bebeğiniz artık kocaman oldu! Üç – altı yaş dönemi arasında, onu büyütürken gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak dikkat etmeniz gereken noktaları öğrenmek istiyorsanız bu bölümümüzü okumanızda sonsuz fayda var. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-806" href="http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/61b/"><img class="alignleft size-full wp-image-806" style="margin: 4px;" title="61b" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/61b.jpg" alt="" width="115" height="150" /></a>Çocukların gelişimleri içerisinde anne-babaların zorlandığı dönemler vardır. Kendi bilincine varmaya, duygularının coşkusunu keşfetmeye başlarlar. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü’nden Pedagog Güzide Soyak çocukların gelişim süreci ve inat konusu üzerine bilgiler veriyor.</p>
<p>1 yaş dönemi: Bu dönem sonuna doğru çocuklar yürümeye başlar. Yürümek ve bedenine hakim olabilmek keyif verir. Dokunarak ve çeşitli deneyimlerle öğrenmesi hızla ilerler. Bu döneme kadar yetişkinlerine bağımlı olan bebek bağımsız olmanın hazzına varır. Her deneyim yeni bir öğrenmedir. Bir çok öğrenme deneyimi içerisinde riskleri de barındırır. Ebeveynlerin kaygılı yapıda olması, farklı tutumlar sergilemeleri çocuğun karışık olan kafasını daha çok karıştırır. Tehlikeli girişimlerde onun yaşamasını beklediğimiz kaygıyı onun yerine yaşayarak duygumuzu, tutumumuzu dayatmış oluruz. Onun duygusunu anlayamamak ilişki içerisinde önce huzursuzluklara daha sonra inatlaşmalara varır.</p>
<p>Uyku saatlerinde direnmek, yemek yeme alışkanlıklarına itiraz etmek, bilinen ve kabul edildiği düşünülen temel alışkanlıklara itirazlar artar. Bu dönem içinde öncelikle sorunun ne olduğu, değişen bir ihtiyaç mı, yoksa sınırları zorlamak mı olduğu dikkatle takip edilmeli. Çocukların istekleri de farklılık taşıyabilir. İstediği bir <a id="link1" rel="div1" href="#">oyuncak</a> için ağlarken, oyuncağa kavuştuğunda istemediğini söyleyebilir. İletişim kurarken önce duygusunu anlamaya ve paylaşmaya çalışın. Kararları her zaman tek taraf vermemeli. Bütünüyle neden olmayacağı anlatılmalı. İletişim kurarken kısa ve açık ifadeler kullanın. Unutmamamız gereken en önemli detay bu bir savaş değildir. Çocuğun yardıma ihtiyacı vardır. Duygusal gelişimi içerisinde zorluklarla baş etmeyi öğrenerek biçimlenir ve yoğrulur.</p>
<p>2 yaş dönemi: Bu dönem itibariyle çocuk yeni ve zor bir döneme adım atmaya başlar. Benmerkezcidir ve herşey onun istediği gibi olsun ister. Davranışları olgun değildir. Israrcı olmamak bu dönemde yapılması gereken en iyi tutumdur. Kendi yapabileceklerinin sınırları arttıkça, ısrarlar da artar. Öğrenme deneyimleriyle başarılı ya da başarısız olduğu alanların farkına varır. Kabul ettiremediği durumlarda çatışma yaşanmaya başlar. Başarısızlık duygusu yaşar. Becerikli olmayı her çocuk ister. Bireysel becerileri geliştikçe sınır denemeleri artabilir. Olumsuz istekler bile olsa çocukların kendileri ile ilgili kavramlarının oluşabilmesi için denemelerine izin verebiliriz. Davranışların sıklığı ve görülme süresine dikkat edilmesi gerekir.</p>
<p>Çocuğun inatlaştığı konu sıkıntısını açıklamaya yetmeyebilir. Yemek için inatlaşan bir çocuk, yenidoğan kardaşi ile ilgili hiçbir duygusunu yansıtmıyor olabilir. İnatlaşılan davranışa değil, bütün yaşamı içindeki faktörlere bakarak çözümler aramak gerekir. İnatlaşılan konuda başarılı olan taraf değil, ortak bir karar verilmeye çalışılmalı.</p>
<p>4 yaş dönemi: Çocuğun sosyal sınırları kavradığı, birlikte yaşamanın kurallarını öğrendiği bir dönemdir. Bilinçli aileler bile bir problemin normal olup olmadığına ya da ne zaman geçmesi gerektiğine karar vermekte zorluk çekebilirler. Bu dönemde kazanılmış becerilerin geri dönmesi (alt ıslatma zamanına uyum) sıkça görülür. Anne ve babalar çocuğun bunları bilinçli yaptığını düşünüp, sorunu görmek istemeyebilir. Ceza vermek, azarlama, kolay ve ilişkilerini bozan tutumlardır. Soruna sadece alt ıslatma olarak bakmak ve bunu çözmeye çalışmak başarısızlığı getirir. Çocuğun ne yaşadığını, ilişkilerinin kalitesini, yaşantılarında değişen unsurları gözden geçirmek faydalı olur.<br />
<a href="http://www.bebek.com/3-6-yas-donemi-cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin-cnt2-61-1-6061.html">http://www.bebek.com/3-6-yas-donemi-cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin-cnt2-61-1-6061.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocugunuzun-inadina-karsi-israrci-olmayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansızlık (Anemi)</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/kansizlik-anemi/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/kansizlik-anemi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 15:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[kansızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=796</guid>
		<description><![CDATA[Kan ve kansızlık hakkında bilinmesi gereken çok şey var]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-797" href="http://www.okuloncesi.info/kansizlik-anemi/200909232443_anemi1/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-797" style="margin: 4px;" title="200909232443_anemi1" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/200909232443_anemi1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kanın yaşayabilmemiz için vazgeçilmez bir sıvı olduğu herkesçe bilinmesine karşın kanın görevleri konusunda pekçoğumuzun bilgisi yeterli değildir.Bu nedenle &#8216;kansızlık&#8217; konusuna girmeden önce &#8216;kan&#8217; hakkında temel bazı bilgileri aktarmayı uygun görüyoruz.</p>
<p>   Kan her solukta akciğerlerimize gelen oksijeni, metabolizma için gerekli tüm besin maddelerini, hormonları dokularımıza taşıyan,buna karşın dokularda oluşan karbondioksiti atılmak üzere akciğerlere ve diğer artık maddeleri de bertaraf edilebilmeleri için böbreklere taşıyan bir sıvıdır.</p>
<p>   Bir erişkinin vücudunda yaklaşık 5 litre kan dolaşır.Kanı sıvı kısım ve hücreler olmak üzere iki ayrı kısımda incelemek doğru olacaktır.Kanın sıvı kısmı &#8216;plazma&#8217; olarak adlandırılır.Plazmada serbest halde ya da taşıyıcı bazı maddelere bağlı olmak üzere temel besin maddeleri tuzlar,mineraller,hormonlar taşınır.Kan hücreleri üstlendikleri ise farklı görevlere göre farklı yapısal özelliklere sahip olan üç tiptir.Tüm kan hücreleri kemik iliğinde tek bir tip &#8216;kök hücre&#8217; den farklılaşır.</p>
<p><img src="http://www.bebekbeklerken.com/digerimages/2122006113414AM.jpg" border="0" alt="" hspace="0" align="baseline" /><br />
     </p>
<p>     <strong><span style="color: #cc0000;">1)</span><span style="color: #cc0000;">Alyuvarlar</span><span style="color: #cc0000;">(Eritrositler,kımızı kan hücreleri ,RBC)</span></strong>  Kanda sayıca en fazla bulunan hücrelerdir.Temel görevleri oksijen taşımaktır.Çekirdekleri bulunmayak küçük hücrelerdir.İçeriklerinin büyük kısmını kana kırmızı rengini veren <strong>&#8216;Hemoglobin&#8217;</strong> molekülü oluşturur.Hemoglobin  <strong>&#8216;Hem&#8217;</strong> adı verilen ve içeriğinde demir bulunan özel bir molekülle bir protein olan&#8217;<strong>globin</strong>&#8216;in birleşmesiyle meydana gelir.Bu molekül kimyasal olarak oksijene bağlanma eğilimindedir.Alyuvarlar akciğerler içindeki kılcal damarlardan geçerken akciğer içindeki oksijeni bağlar ve taşıdığı karbondioksiti serbest bırakır.Karbondioksit te her soluğumuzda akciğerlerimizden dışarı atılır.Bu olayın tersi dokularda yaşanır.Tüm dokulardaki kılcal damarlarda hemoglobin molekülü taşıdığı oksijeni serbest bırakır.Bu oksijen dokulara geçer ve hayati metabolizma faaliyetlerinde kullanılır.Atık madde olarak oluşan karbondioksit te alyuvar içindeki hemoglobine bağlanır ve toplardamarlardan akciğerlere doğru yola çıkar .<br />
      <span style="color: #cc0000;"><strong>2)Akyuvarlar(Lökositler,beyaz kan hücreleri,WBC)</strong></span> Akyuvarlar vücudun savunma hücreleridir .Sayıları alyuvarlara göre çok çok azdır.Vücutta herhangi bir enfeksiyon ya da tehdit karşısında sayıları artar.Farklı görevlere sahip akyuvar tipleri vardır<br />
           <strong> &#8211; Parçalı akyuvarlar &#8212; Nötrofiller<br />
                                                   &#8212; Eozinofiller<br />
                                                   &#8211; Bazofiller<br />
               &#8211; Monositler<br />
               - Lenfositler<br />
</strong>      <span style="color: #cc0000;"><strong>3)Trombositler(Platellets ,PLT</strong>)</span>Kanın pıhtılaşmasında görev alan çok ufak hücrelerdir.Sayıca belirli sınırın altına düştüklerinde tehlikeli kanamalar görülebilir.</p>
<p>   Bu hücre gruplarının herbirine ait pekçok problem birbirinden farklı pekçok hastalığa neden olur.Ancak &#8216;kan&#8217; tüm bu hücre çeşitlerini içerse de  <strong>kansızlık (anemi)</strong> terimi alyuvarların, ya da oksijeni taşıyan <strong>hemoglobin molekülünün eksikliği</strong> için kullanılır.Anemi pekçok nedenden kaynaklanabilse de özellikle kadınlarda en sık görülen tipi <strong><span style="color: #cc0000;">&#8216;demir eksikliği anemisi&#8217;</span></strong> dir.Demir eksikliğinin en önemi iki nedeni de diyetle yetersiz demir alınması ya da kan kaybıdır.Kadınlar için artmış adet kanamaları ve doğumlar  en sık görülen kan kaybı nedenlerindendir.Gebelikler demir eksikliğinin belirgin şekilde ortaya çıktığı durumlardır.Bunun nedeni bebeğin bütün hemoglobini anneden gelen demir kullanılarak sentez edilmesi ve aynı zamanda gebelik sırasında annenin kan hacmi de ortalama 1.5 katına çıkmasıdır.Normalde vücudun günlük demir gereksinimi 1-2 gr kadarken gebeliğin sonlarına doğru 6-7 gr a kadar yükselir.Gebelik öncesinde demir eksikliği anemisi varsa bunu gebelik sırasında düzeltebilmek çok ta kolay değildir çünkü ağızdan alınan demirin barsaklardan emilmesi ve kullanabilme oranı oldukça düşüktür.Sindirim sisteminde demirin oldukça az bölümü emilerek kana karışır.</p>
<p>   Tam kan sayımında kanımızdaki tüm hücrelerin sayısı ve bazı özelliklerine ait veriler elde ederiz.Çoğu kısaltmalarla ifade edilen bu verilerden bazılarının anlamlarını açıklamak uygun olacaktır.<br />
      <strong>Hgb</strong>: Hemoglobin düzeyi<br />
      <strong>Htc</strong>: (Hematokrit) % olarak verilen bu değer kanın hücre kısmının oranını gösterir.Demir eksikliği anemisinde düşük bulunur.<br />
     <strong> RBC</strong>: Alyuvar sayısı<br />
     <strong> WBC</strong>: Akyuvar sayısı<br />
      <strong>MCV</strong>: (Ortalama alyuvar hacmi) Alyuvarların ortalama büyüklüğünü gösterir.Demir eksikliği anemisinde alyuvarlar normalden küçük olduğundan bu değer de düşük bulunur.<br />
      <strong>MCH</strong>: Alyuvarlardaki hemoglobin düzeyini gösterir.Demir eksikliğinde düşük bulunur<br />
      <strong>MCHC</strong>:Alyuvardaki hemoglobin konsantrasyonunu gösterir MCH ile paralellik gösterir</p>
<p>      Demir eksikliği anemisinde kanın daha sulu olduğu söylenebilir.Yani hücrelerin plazmaya oranı düşüktür ve oksijen taşıma kapasitesi  azalmıştır.<strong>Dokuların oksijen ihtiyacının karşılanması zorlaştırır</strong>.Anemiye bağlı şikayetlerin nedeni de budur.Bu şikayetler arasında çabuk yorulma, halsizlik, baş dönmesi ilk belirtilerdendir. Özellikle ağız, göz mukozası renginde solukluk farkedilir. Eforla nefes darlığı, çarpıntı,iştahsızlık diğer bulgulardır.   Bunun yanında anemisi olanların bazı hastalıklara daha kolay yakalandıkları da bilinmektedir.</p>
<p>   Hamilelik sırasında bebeğin demir ihtiyacının anneden karşılandığını belirtmiştik. Demir eksikliği bebeği öncelikle etkilemese de çok ağır durumlarda  bebeğin büyüme ve gelişmesi de olumsuz etkilenecektir. Çoğul gebeliklerde demir eksikliği daha sık görüldüğünden özellikle dikkat edilmelidir.Gebelik öncesi anemi yoksa ve çok dikkatli besleniliyorsa demir desteği gerekmeyebilir ancak bu oldukça nadir görülür.Bugün hemen tüm dünyada gebelikte demir desteği verilmektedir.Tam kan sayımında demir eksikliği ile uyumlu bulgular saptandığında <strong>&#8216;serum demir düzeyi&#8217; ve &#8216;demir bağlama kapasitesi (DBK veya TIBC)&#8217;</strong> de kontrol edilmelidir.Eğer demir düzeyi düşük demir bağlama kapasitesi de yüksek bulunursa demir eksikliği tanısı kesinleşir.Tedavide aneminin derecesine göre davranılır.Öncelikle ağızdan alınan demir ilaçşarı tercih edilir ancak ağır anemi durumlarında  enjeksiyonlar gerekebilir.</p>
<p>   Herhangi bir yoldan demir desteğine karşın anemi devam ediyorsa demir düzeyi ve demir bağlama kapasitesi tekrar kontrol edilir.Eğer bu değerler normal olmasına karşın Hemoglobin düzeyi ve alyuvar sayısı yükseltilemiyorsa ülkemizde hiç te nadir olmayan<strong> &#8216;Akdeniz anemisi taşıyıcılığı&#8217;</strong> düşünülmelidir.Bu durum ancak <strong>&#8216;Hemoglobin elektroforezi&#8217;</strong> adı verilen bir tetkikle teşhis edilebilir. Bu durumda fazla demir desteğinin yarardan çok zararı vardır.</p>
<p>   Gebelikte karşımıza çıkan anemilerin %90&#8242;ı demir eksikliğine bağlıdır. Bunun dışında folik, B12 eksikliğinde, nadiren çinko gibi eser elementlerin eksikliğinde de anemi görülebilir.</p>
<p><strong>Beslenme Önerileri:</strong><br />
   · Tüm besin gruplarının diyetinizde yer alması gerekir<br />
   · Aç karnına demir ilacı alınması, bazı mide-barsak yakınmalarına neden olabilir. Kabızlık, dışkı renginin koyulaşması söz konusu olabilir. İlacı kesmeden önce doktorunuza bu yakınmalarınızı iletmeniz önemlidir. Size uygun olan bir başka ilaç ile bu şikayetler ortaya çıkmadan tedaviye devam etmek mümkündür.<br />
   · Gebelik boyunca günlük ortalama demir ihtiyacınız 4 mg.&#8217;dır. Ağızdan alınan tüm demir kana geçmez, büyük bir kısmı dışkı ile atılır. Bu nedenle ağızdan alınması gereken elementer demir miktarı 60 mg.&#8217;dır.<br />
   · Eğer vejeteryansanız, bu durumu doktorunuza iletmeniz ve birlikte buna uygun bir diyet programı uygulamanız anemiden korunmak için gereklidir.<br />
   · Demir emilimi  süt ve çay gibi gıdalarla birlikte alındığında azalır. İdeal olarak sabah hafif bir kahvaltıdan 1 saat sonra alınmalıdır.<br />
  <a href="http://www.bebekbeklerken.com/detay.asp?id=53">http://www.bebekbeklerken.com/detay.asp?id=53</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/kansizlik-anemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda görülen 5 ve 6. hastalığın belirtileri nelerdir?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 15:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=790</guid>
		<description><![CDATA['Çocukluk çağında sık görülen enfeksiyonların başında viral döküntülü hastalıklar gelir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-792" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/cocuk-2/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-792" style="margin: 4px;" title="cocuk" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/cocuk1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kızamık, suçiçeği, kızamıkçık gibi bir kısmı iyi bilinen ve aşıları olan hastalıklardır. Streptokokların neden olduğu kızıl ise bakteriyel bir hastalıktır. Ayrıca çok sayıda hafif seyirli viral döküntülü hastalıklar vardır ki bunların ismi pek bilinmez, diğer hastalıklarla karıştırılırlar. Çok hafif seyirli ve sonucu iyi olan bu hastalıkların aşıları da yoktur. Bunlardan ikisi eritema infeksiyozum ve roseola infantumtur.</p>
<p>Eritema infeksiyozum (5. Hastalık): Genellikle 5-15 yaş arası çocuklarda görülen bir hastalıktır. Kuluçka süresi ortalama 7-10 olup belirtisiz seyri fazla olan bir hastalıktır. Temastan yaklaşık bir hafta sonra hafif klinik öncesi bulgular ortaya çıkar. Bunlar baş ağrısı, ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kaşıntı, karın ağrısı, eklem ağrısı gibi yakınmalardır. Eklem ağrısı genellikle yetişkin kadınlarda yüzde 50 oranında ve parmaklarda görülür. Yaklaşık 7 günlük bir bulgusuz dönemden sonra tipik ve 3 aşamalı bir döküntü ortaya çıkar. Ev içi temaslarda bulaşma riski yüzde 30-50&#8242;dir. Bulaşma genellikle solunum yolu salgılarıyladır. Hastalığın özgül tedavisi yoktur. Bulgulara yönelik tedavi uygulanabilir. Çoğunlukla döküntü çıktığında bulaştırıcılık da zaten kaybolmuştur. Roseola infantum (6. Hastalık): Dört yaşına kadar hemen hemen çocukların tamamının geçirdiği ve ömür boyu bağışıklık bırakan döküntülü bir hastalıktır. Yaklaşık 3 gün süren yüksek ateşin arkasında ortaya çıkan pembe makülopopüler döküntü ile karakterize bir çocukluk çağı hastalığıdır. İyi huylu olup en sık 9-21 aylık çocuklarda ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Gövdeden başlayan döküntü boyun, kol ve bacaklara yayılır. Üzerine basmakla kaybolur, kaşıntılı değildir. 2 gün içinde iz bırakmadan kaybolur. Çocukta öksürük ve huzursuzluk görülür. Kuluçka süresi ortalama 9 gün gündür. * TDV Özel 29 Mayıs Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı</p>
<p><a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=959820&amp;title=cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir">http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=959820&amp;title=cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir</a><a rel="attachment wp-att-791" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/cocuk/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-791" title="cocuk" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/cocuk-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gorulen-5-ve-6-hastaligin-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zekayı Geliştirmek İçin Ne Yemeli?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/zekayi-gelistirmek-icin-ne-yemeli/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/zekayi-gelistirmek-icin-ne-yemeli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 14:15:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=779</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, bazı gıdaların beyini beslediği düşüncesinde. Zekayı geliştirmek için düzenli olarak ceviz ve semizotu tüketmek gerekiyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-780" href="http://www.okuloncesi.info/zekayi-gelistirmek-icin-ne-yemeli/17-01-2010-23-22-46-28901200/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-780" style="margin: 4px;" title="17-01-2010-23-22-46-28901200" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/17-01-2010-23-22-46-28901200-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Beslenme şekli, vücut sağlığı için önemli.</p>
<p>Bazı gıdalar vücut kadar, ruh ve beyin sağlığı için de büyük önem taşıyor.</p>
<p>Bu noktada karbonhidratlı yiyecekler ilk sırada yer alıyor.</p>
<p>Hangi besin neye iyi geliyor, işte cevabı&#8230;</p>
<p><strong>Stresle Mücadele İçin</strong><br />
Beslenme Uzmanı Sinem Paker, &#8220;Günümüzde stresle baş etmek için, B5 vitaminli besinlerden fazla miktarda almamız lazım. Bunlar özellikle hayvansal kaynaklı besinler, kuru baklagiller. Yani kurufasulye, nohut, mercimek ve fındıkta bol miktarda bulunmaktadır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Unutkanlığı Önlemek İçin</strong></p>
<p>Unutkanlığı önlemek için de besinlerin önemine dikkat çeken Paker, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Özellikle kepekli pirinçte bol miktarda B vitamini olduğu için unutkanlığa çok iyi geliyor. Kepekli makarna, kepekli ekmekler, buğday ekmeği, çavdar ekmekleri, kuru baklagiller ve fındığı unutkanlığın ilaçlarından sayabiliriz.&#8221;</p>
<p><strong>Zeka Gelişimi İçin</strong><br />
Zeka gelişimi anne karnında başladığı için, hamilelikteki beslenme şekli büyük önem taşıyor.</p>
<p>Sinem Paker, &#8220;Özellikle anne karnındayken ilk 3 ayda omega3 besin içeriklerinden fazla miktarda tüketmemiz gerekiyor. Özellikle ceviz, semizotu, balık ve balık yağlarında bol miktarda bulunmaktadır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=092fa8ab-0dce-4249-bf28-93da8ab984bc">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=092fa8ab-0dce-4249-bf28-93da8ab984bc</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/zekayi-gelistirmek-icin-ne-yemeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öksürüğü Hafife Almayın</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 20:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korunma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[Balgamlı, peşpeşe gelen, kimi zaman kusturan ya da uyurken yaşanan öksürüklere dikkat, çünkü astım veya akciğer hastalıklarından kaynaklanabilir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-744" href="http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/58191c2a-0301-48f4-8333-42ec016f018c-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-744" style="margin: 4px;" title="58191c2a-0301-48f4-8333-42ec016f018c-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/58191c2a-0301-48f4-8333-42ec016f018c-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Nezle, grip ya da soğuk algınlığı sonrasında 7-10 gün içinde geçmeyen, balgamlı, kriz tarzında peş peşe gelen, kimi zaman kusmaya neden öksürüğün, astım ya da akciğer hastalıkları gibi alt solunum yolu hastalıklarından kaynaklanabileceği belirtildi.</p>
<p>Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Türktaş, öksürüğün üst solunum yolu hastalıklarının dışında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen akciğer hastalıklarının belirtisi olabileceğini söyledi.</p>
<p>Öksürüğün, yaşamın her döneminde bazı hastalıkların tanımlanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Türktaş, 7 yaşından küçük çocuklarda görülen öksürüğün genellikle nezle, grip ve soğuk algınlığı ile kendini gösteren üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ortaya çıktığını anlattı.</p>
<p>Bu hastalıkların, doğumdan itibaren görülebildiğini, özellikle kreş döneminde artış gösterdiğini dile getiren Türktaş, üst solunum yolu hastalıklarının hiçbir şekilde üşütme, cereyanda kalma, terin sırtta kuruması gibi gerekçelerle ortaya çıkmadığını, virüs kaynaklı olduğunu ve bunun da insandan insana bulaşma şeklinde yayıldığını bildirdi.</p>
<p>Türktaş, küçük çocukların yılda 7-8 kez bu tür enfeksiyon hastalıklarına yakalanmalarının doğal olduğuna işaret ederek, ’’Eylül’den Mayıs ayına kadar ortalama ayda bir kere, bazen ayda iki kere nezle, soğuk algınlığı ya da grip geçirilmesi çok normaldir’’ dedi. Buna karşın, çocuğun enfeksiyonu hangi şiddette ve ne sürede geçirdiğinin önemli olduğuna işaret eden Türktaş, ’’Enfeksiyonla birlikte ortaya çıktığı düşünülen öksürük, çok hafif şiddette olmalı ve en geç 1 hafta içinde bitmeli’’ uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Öksürüğün Kaynağı Belirlenmeli</strong><br />
Öksürüğün kaynağına dikkat edilmesi ve bunun saptanması gerektiğini dile getiren Türktaş, şunları kaydetti:</p>
<p>’’Gribal enfeksiyon sırasında ya da geçmeye yakınken başlayan ve bir hafta içinde geçmeyen, yaklaşık 2 hafta-2 ay devam edebilen, balgamlı, kriz tarzında peş peşe gelen, kimi zaman kusmaya neden olan öksürük, astımlı çocuklarda tanı koydurmaktadır.</p>
<p>Küçük çocuklar balgamı kusarak, daha büyükler ise yutarak vücuttan atar. Ancak balgam yapımını durduran ilaçlar kullanılmazsa bu durum devam edip gider. Öksürüğün, özellikle efor ve hızlı hareket etmeyle, terlemeyle, ağlamayla gece uykuda ortaya çıkması gibi belirtiler, öksürüğün alt solunum kaynaklı olduğunu düşündürür. Bu bulgular üst solunum yolu enfeksiyonları ve sinüzitte hiçbir zaman olmaz.’’</p>
<p>Prof. Dr. Türktaş, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden uzman doktorlara başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=f47952ae-9317-43eb-bc44-a161e9aee6be">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=f47952ae-9317-43eb-bc44-a161e9aee6be</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/oksurugu-hafife-almayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Gelişim Dönemleri</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 11:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ay Ay Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=724</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk psikolojisini anlayabilmek için öncelikle çocukta gelişim dönemlerini bilmek gerekir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="95%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<p><a rel="attachment wp-att-725" href="http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/imagesca6b5d1g/"><img class="alignleft size-full wp-image-725" style="margin: 4px;" title="imagesCA6B5D1G" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/imagesCA6B5D1G.jpg" alt="" width="141" height="71" /></a>MOTORGELİŞİM</p>
<p>İlküç ay içinde</p>
<p>Gözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasınıdik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir veyanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir,ellerini yumruk halinegetirebilir.</p>
<p>Üç altı ay arasında</p>
<p>Nesne ve oyuncakları yakalamaya çalışır onlara uzanmaya çalışır , elinealdığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır, hoşuna giden nesnelere uzanmayaçalışır. Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.</p>
<p>Altı oniki ay arası</p>
<p>Oturabilir , emekleyabilir , tutunarak ayağa kalkabilir , 12. ayın sonuna doğruayakta çok kısa süreli durabilir ,ayakta tutulduğunda ayaklarını hareketettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir , elleri arasındaoyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ilenesneleri gösterebilir.</p>
<p>Oniki onsekiz ay arası</p>
<p>Yürür , elinden tutulduğunda merdiven tırmanır ,ayakta iken çömelebilir,ayağıile topa vurabilir,yere doğru eğilir , destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıklatutabilir.</p>
<p>Onsekiz yimidört ay arası</p>
<p>Kapıyı açabilir , kendi başına merdivenden inip çıkabilir , bir elini daha çokkullanmaya başlar , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).</p>
<p>İki üç yaş arası</p>
<p>Düşmeden koşabilir , bazı çizgileri taklit eder , merdivenden rahatlıkla kendibaşına inip çıkabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir ,düğmesini açabilir,üç tekerlekli bisikleti sürebilir ,tek ayaküstünde kısa bir süre durabilir , bir bardak suyu taşıyabilir ,yürürkenengelleri adım atarak rahatlıkla geçer , rahatlıkla çömelip kalkabilir , gerigeri yürüyebilir.</p>
<p>Üç dört yaş arası</p>
<p>Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir , ayakkabısını giyer , kendinidoyurabilir , düz çizgi çizebilir , tek başına dolaşmaya çalışır , çift ayakla 40 cm sıçrayabilir , öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir , çömelip kalkma hareketini rahatlıklayapabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir ,40-50 cm den aşağı atlayabilir , tek ayakla sıçrayabilir ,dans etme müzik ile beraber tempo tutma , zıplayan topu eli ile tutma ,kağıttaki şekilleri boyar , 3-4 renk eşleştirebilir , aynı kartlarıeşleştirebilir , bazı harfleri eşleştirebilir , artı eksi yapabilir.</p>
<p>Dört altı yaş arası</p>
<p>Makasla kağıtları kesebilir , bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir ,öğretilirse adını yazabilir ,sek sek oynayabilir , üçgen ve kare yi kopyalar ,kendi giyinir kendi soyunur , ayakkabısını bağlar , yüzünü yıkar , dişinifırçalar , altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir , el becerilerigözle görülür bir şekilde gelişir.</p>
<p>DİL GELİŞİMİ</p>
<p>İlk üç ay içinde</p>
<p>Sese karşı tepki verir , agulama şeklinde sesler çıkarabilir , tanıdık kişi veeşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder , kendi kendinegülümseyebilir ,müzik ve konuşmaya karşı tepki verir , kendi kendine oynarkenbazı heceleri tekrarlar , dudakları ile p , b, m gibi harfleri çıkarmayaçalışır.</p>
<p>Üç altı ay arasında</p>
<p>Çevresinde konuşan kişileri arar , ağlarken konuşulunca rahatlar , agulamaşeklinde iletişim kurar , yüksek sesle güler , kendine göre ağlama dışındaheceler kullanır.</p>
<p>Altı oniki ay arası</p>
<p>Annenin sesini taklit etmeye çalışır , cee oyunu oynar , bazı eşyaları sesçıkartmak için kullanır , ma ma -da da gibi sesleri rahatlıkla çıkarır , 12 ayadoğru baba mama der , oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsakonuşmaya çalışır.</p>
<p>Oniki onsekiz ay arası</p>
<p>Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder , her gün gördüğü cisimleriadlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar , insanlar ile ilişki kurarkenanlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar , ailenin öğrettiği kelimelerikendi kendine tekrarlar ,onsekizinci aya doğru iki komutu üst üsteanlayıp yerine getirir. (bardağı al mutfağa götür gibi )</p>
<p>Onsekiz yimidört ay arası</p>
<p>İki kelimelik cümleler yapmaya başlar , tanıdıklarının ismini bilir ,isteklerini rahatlıkla ifade edebilir , ikiden fazla komutu anlar ve yerinegetirir , yirmidördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleride konuşur.</p>
<p>İki üç yaş arası</p>
<p>Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder , reddetme ifadesi kullanabilir, cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar , vücudunun parçalarınıraharlıkla yapar , bütün komutları yerine getirebilir , kelime hazinesi hızlaartar.</p>
<p>Üç dört yaş arası</p>
<p>Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar , kendine ait yaş ,soyad gibi özellikleri bilir , ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler, erişkinler ile rahat sohbet edebilir.</p>
<p>Dört altı yaş arası</p>
<p>Grup halinde olan konuşmalara katılır , hikaye ve masal anlatır , sayı sayar ,kelime hazinesi iyice artmıştır , sıfatları rahat kullanmaya başlar , cümleyapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer , isteklerini ayrıntıları ileanlatabilir.</p>
<div>SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ</div>
<p>İlk üç ay içinde</p>
<p>Anneyi tanıyarak tepki verir , konuşulunca dinler , kucağa alınınca susar ,nesneleri takip eder , gülümser</p>
<p>Üç altı ay arasında</p>
<p>Anne babasına sarılarak kucaklar , nesneleri ve yiyecekleri ağzınagötürür,kendiliğinden gülümser , elini uzatır.</p>
<p>Altı oniki ay arası</p>
<p>Oyuncakları ile 10-15 dk oynar , ce oyunu oynar , karşılıklı oyun oynar ,yabancıları tanır , tanıdıklarına ses çıkartır , anneden ayrı kalıncaendişelenir , baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.</p>
<p>Oniki onsekiz ay arası</p>
<p>Kendi kendine bardakla su içebilir , kaşıkla yemek yiyebilir , oyuncaklar ileetkileşimi artar , giyimine yardım eder , müzik ile beraber tempo tutabilir ,istemediği şeyleri belli eder , ayakkabı çorabını çıkarabilir.</p>
<p>Onsekiz yimidört ay arası</p>
<p>Tuvaletini söyleyebilir , istendiğinde ufak komutları yerine getirerekerişkinler ile etkileşime girer , taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyuaraba gibi sürmek gibi ) ,diğer çocuklara ilgisi artar , diğer çocuklar ileoyuncakları ile beraber oynar , oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır ,rahat su içer , yemek yer.</p>
<p>İki üç yaş arası</p>
<p>Evcilik oynar , ev işlerine yardım eder , çatal kullanır , giyimini kendibaşına yapabilir , tuvaletini haber verir , bazı arkadaşlarına daha fazla ilgigösterir.</p>
<p>Üç dört yaş arası</p>
<p>Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır , yetişkinlerinsöylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar , oyunlarındaki kurallara uymayaçalışır , kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir , gece tuvalet kontrolünüsağlayabilir , el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar.</p>
<p>Dört altı yaş arası</p>
<p>Sosyal hayata adapte olmaya çalışır , arkadaşları ile uyumu artar , TV da bazıprogramları takip eder , kendine has özellikler belirir , etrafla etkileşimiiyice artar , kendisi masal anlatabilir.</p>
<p>GENEL BİLGİLER</p>
<p>Çocukyetiştirmek en büyük sanattır . Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şeydeğildir . Bazı anne babalar çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelikbeslenme , barınma , sağlık problemlerini gözetip onların olaylarkarşısındaki düşündükleri şeyler , tepkileri , yorumları , üzüntüleri ,sevinçleri hesaba katmazlar . Kişisel görüşme ile haberleştiğimiz Amerikalı birsağlık mensubu şunu söylüyor acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardançocukların etkilendiğini , bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum ,anne babalara veya bakım veren kişilere çocukların sıkıntılarını bahsettiğimde, onlar çocuk ne olacak ki diyorlar ,ben buna dayanamıyorum ,onlarındaruh dünyası var şeklinde yakınıyordu.</p>
<p>Hattagünümüzde bırakın ruhsal sorunları , 2000 yılına girdiğimiz bu günlerde,dünyada milyonlarca çocuk kötü bakımdan , basit sağlık sorunlarından ,kazalarda , salgın hastalıklarda , anne baba ihmaline bağlı nedenler ilehayatını kaybediyor.</p>
<p>Herbir çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip , onların ruhsal sorunlarınainebilmek , ancak eğitim ve anne baba bilinçlendirilmesi ile olacaktır .Ayrıcaçocukların yaşadıkları ortamların , çevre imkanlarının , devletin sağlayacağıimkanların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması ve sürecinde etkiliolabilmektedir .</p>
<p>Çocuk eğitiminde çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun toplumahazırlanması büyük oranda , anne babanın hayatın ilk gününden itibarençocuk ile etkileşimi , konuşmaları , eğitim açısından vermeye çalıştıkları , eviçerisindeki tutumları ,etkili olmaktadır .</p>
<p>Anne babaların çocuklarının normal bir şekilde sosyal , kişilik ve mental motor gelişimin olması ve sağlıklı birpsikolojik yapıya sahip olmaları için yapmaları gerekenler :</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Dengeli eğitim ve yönlendirme</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Anne babanın kendi aralarındaki söz vedavranış birliği</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırıdisiplin uygulamalarından kaçınmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Olaylar ve ilerleyen süreç içerisindedavranış olarak tutarlı olmaları ve farklı farklı tepki vermemeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Çocuğa tepkilerinin yersiz ve abartılıolmaması</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Güzel ve faydalı şeylerde çocuğundavranışlarının onaylanması</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Hatalı durumlarda uygun bir şekildecezalandırılmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Yapılan yanlışları sadece kızarakdeğil nedenini mantık çerçevesinde açıklamaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Onlara değer vermeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Kişilik yapılarına saygılı olmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Onlara söz hakkı tanımaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Sevildiklerini hissettirmeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Onlara güven duygusunu aşılamaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Sosyal ve psikolojik gelişiminiyakından takip etmeleri</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Gösterilen davranış problemlerine karşıduyarlı olmaları</p>
<p><img src="file:///C:/DOCUME~1/XPRO/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif" alt="" width="10" height="10" /> Kendi psikolojik çatışmalarınıçocuklara yansıtmamaları <strong>ile daha sağlıklı çocuk yetiştirme mümkün olacaktır.</strong></p>
</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://www.cocukpsikolojisi.net/?module=pages&amp;SID=16">http://www.cocukpsikolojisi.net/?module=pages&amp;SID=16</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuklarda-gelisim-donemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suya Sabuna Dokunun!</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 20:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik ve Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Korunma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=716</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı "Suya sabuna dokunun, hastalıklardan korunun" sloganıyla yeni bir kampanya başlattı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-717" href="http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-717" style="margin: 4px;" title="68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/68d688fb-346f-41cf-92ba-b2a01c88ed2f-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Hijyen konusunda bilinç düzeyini artırmayı hedefleyen kampanyanın ilk aşaması, 3 ay sürecek.</p>
<p>İlk etapta öğrenciler ve toplu yaşama alanları kampanyaya dahil edildi.</p>
<p>Hastalanmamak için en önemli şart, su ve sabunla elleri yıkamak.</p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ kampanyayı başlatırken yaptığı konuşmada, Türkiye’nin gelişmiş bir ülke olduğunu, kentten kırsala evlerin yüzde 99’una su ulaştırıldığını anlattı ve temizlik için bir bahane kalmadığını söyledi.</p>
<p>Sabunun sıvı ya da katı olmasının hiç bir önemi olmadığını kaydeden Akdağ şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Hangisini gönlünüz daha çok çekiyorsa onu kullanın, hangisi kolayınıza gidiyorsa onu daha çok kullanın. Ama lütfen suyu ve sabunu daha fazla kullanın. Sabah evden çıkarken elinizi yıkayın, tuvalete girip çıktıktan sonra mutlaka elinizi daha iyi yıkayın. akşam evinize döndüğünüzde elinizi iyi yıkayın, çocuklarınızın ellerini yıkamalarını sağlayın.&#8221;</p>
<p><strong>İlaç Takip Sistemi</strong></p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ gazetecilerin sorularını cevaplandırırken de, ilaç takip sisteminde yer yer görülen sıkıntıların, bazı eczanelerin program ve kare barkod okuyucu bulundurmamasından kaynaklandığını, kısa bir zaman içinde bu sıkıntıların aşılacağını belirtti.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=a886305f-602e-4ed3-a5b0-642f43330f22">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=a886305f-602e-4ed3-a5b0-642f43330f22</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/suya-sabuna-dokunun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Bebeğin Cinsiyetini Belirler mi?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/su-bebegin-cinsiyetini-belirler-mi/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/su-bebegin-cinsiyetini-belirler-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 20:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ay Ay Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik & Doğum Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=712</guid>
		<description><![CDATA[PH miktarı 7'den yüksek olan suyu içenlerin çocuklarının erkek olma ihtimalinin yüksek olduğu öne sürüldü.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-713" href="http://www.okuloncesi.info/su-bebegin-cinsiyetini-belirler-mi/3a547db3-11f9-4952-a4ac-7ffcd2198e81-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-713" style="margin: 4px;" title="3a547db3-11f9-4952-a4ac-7ffcd2198e81-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/3a547db3-11f9-4952-a4ac-7ffcd2198e81-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>&#8220;PH miktarı 7’den yüksek olan, negatif yüklü iyonları bol miktarda içeren ve içinde fazla miktarda oksijen bulunan ’alkali su’ içen çiftlerin çocuklarının erkek olma olasılığı yüksektir.&#8221;</p>
<p>İddia, Doktor Recai Yahyaoğlu ve Kimya Mühendisi Menan Aysan Kuzanlı’ya ait.</p>
<p>Yahyaoğlu ve Kuzanlı tarafından yayımlanan ’’Alkali Suyla Sağlıklı ve Genç Kalmanın Sırları. Suyun İyileştirici Gücü’’ adlı kitapta, insan vücudundaki sıvıların asidite ve alkalitelerinin, çocuğun cinsiyetini belirlemede etkili olduğuna yer verildi.</p>
<p>Kitapta şöyle denildi:</p>
<p>’’Erkeğin spermleri alkali, kadın vajinası ise asidiktir. Erkek kromozomları taşıyan sperm, hızlı bir biçimde yol almasına rağmen yaşam süreleri kısa olduğundan, vajinanın asidik ortamında ömrü çok kısadır. Buna karşın dişi kromozomları taşıyan sperm yavaş yol almasına rağmen, vajinanın asidik ortamında daha uzun süre yaşayabilir. Bu basit sistem uygulanarak erkek veya kız çocuğa sahip olunabilmektedir. Anne ve baba çocuk yapma kararından 1 ay önce PH derecesi yüksek olan alkali su içmeye başlarsa, spermler ve vajinanın içerisi daha alkali hale gelir. Böylece erkek çocuk yapma olasılığı yükselmiş olur. Alkali su vasıtasıyla hem erkek spermindeki alkali oran artmış, hem de vajinadaki asidik ortam etkisini kısmen kaybetmiştir. Her iki etki karşılıklı olarak birbirlerinin etkinliğini artırmak suretiyle güçlü bir sinerji oluşmasını sağlar.’’</p>
<p>Dr. Recai Yahyaoğlu, &#8220;Bu uygulama yüzde 100 sonuç verir diye bir kural yok. Bu yöntemle yüzde 100 erkek çocuk doğar demiyoruz. Sadece suyla cinsiyet belirleme arasında ilişki olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. &#8220;dedi.</p>
<p><strong>PH Derecesi Nasıl Anlaşılır?</strong></p>
<p>Dr.Yahyaoğlu bu konuda da şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Vatandaşlarımız suyun alkali olup olmadığını PH derecesiyle (asit veya bazik derecesi, sertlik derecesi) anlayabilir. Piyasada satılan hazır suların ambalajlarının üzerinde, içerisindeki kimyasal maddeler ve PH derecesi yer almaktadır. PH derecesi 7 ve üzerinde olan sular ’alkali su’ olarak kabul edilir. Kısaca erkek bebek isteyen çiftler PH derecesi 7 ve üzeri olan suları tercih etsin. PH miktarı 7’den yüksek olan sular tercih edilirse bebeğin erkek olma olasılığı yüksek olur.’’</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=64a120d1-39de-4502-b7ba-63267eaeb99f">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=64a120d1-39de-4502-b7ba-63267eaeb99f</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/su-bebegin-cinsiyetini-belirler-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dikkat Geliştiren Oyun Ve Araştırmalar</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:42:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişsel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[alıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=703</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar uygun yardımla performanslarını arttırabilir. Siz de çocuğunuz performansını arttırmasını istiyorsanız çocuğunuzla beraber oynayacağınız küçük oyunlarla ona yardım edebilirsiniz.

İşte çocuğunuzun hafıza ve dikkat gelişimini hızlandıracak oyunlar...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><a rel="attachment wp-att-704" href="http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/76b/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-704" style="margin: 4px;" title="76b" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/76b-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Hafıza Alıştırmaları:</span></strong></p>
<p><strong>1. Farklı Resim Bulma:</strong></p>
<p>Çocuk, bu alıştırmalarda kendisine gösterilen dört resimden farklı olanı bulmaya çalışır. Farklı olanı bulduktan sonra diğerlerine göre neden farklı olduğunu anlatmalıdır.</p>
<p><strong>2. Resim Hatırlama:</strong></p>
<p>Çocuğa bir dakika süresince bir resim gösterilir ve bir dakika sonra resim kapatılır. Daha sonra resimle ilgili sorular sorulur.</p>
<p>Örnek:<br />
<strong>a-</strong> Çocuklar ne yapıyorlardı?<br />
<strong>b-</strong> Erkek çocuğun üzerinde ne vardı?<br />
<strong>c-</strong> kız çocuğun gözleri ne renkti?</p>
<p><strong>3. İki Resim Arasındaki Farkı Bulma:</strong></p>
<p>Birbirine benzeyen ama aralarında küçük farklılıklar bulunan iki resim çocuğa gösterilir. Bunların arasındaki farklılıklar çocuğa anlatılır.</p>
<p><strong>4. Şekilleri Hatırlama:</strong></p>
<p>Anne-baba bir takım geometrik şekiller çizerek çocuğa bir dakika süreyle gösterir. Bir dakika sonra resim kapatılır ve çocuktan hatırladığı kadarını çizmesi istenir.</p>
<p><strong>5. Anlatılan Hikaye İle İlgili Sorular Sorma:</strong></p>
<p>Çocuğa kısa bir hikaye anlatılır. Daha sonra bu hikayenin belli kısımları ile ilgili sorular sorulur.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Dikkati Geliştiren Oyunlar:</span></strong></p>
<p><strong>1. Okuduğunu Anlatma:</strong></p>
<p>Çocuğa kısa bir okuma parçası verilir ve beş dakika içinde okuyabildiği kadarını okuması istenir. Beş dakikanın sonunda çocuktan okuduklarından anladığını anlatması istenir. Bu oyun aynı zamanda çocuğun kısa süreli hafızasını da geliştirir.</p>
<p><strong>2. Nesna Saklama:</strong></p>
<p>Bu oyun için evin belli bir odası seçilir ve çocuğa etrafındaki nesnelere dikkatlice bakması söylenir. Çocuk odadan çıkınca herhangi bir nesne saklanır. Çocuk odaya döndüğünde hangi nesnenin saklandığını bulmaya çalışır.</p>
<p><strong>3. Balonla Oynama:</strong></p>
<p>Oyuncular şişirilmiş bir balonu birbirlerine atarak yere düşürmemeye çalışırlar. Bu oyun aynı zamanda çocuğun konsantrasyonunu sağlamasını da destekler.</p>
<p><strong>4. Son harften Kelime Bulma:</strong></p>
<p>Oyunculardan biri bir kelime söyleyerek oyunu başlatır. Ondan sonra gelen oyuncu, söylenen kelimenin son harfini kullanarak yeni bir kelime söyler. Bu şekilde oyun devam eder.</p>
<p><strong>Psk. Arzu Elemek<br />
Popüler Psikiyatri Dergisi, Sayı 28, Sayfa 14-15.</strong></p>
<p><a href="http://www.bebek.com/farkli-cocuklar-dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar-cnt2-76-1-2702.html">http://www.bebek.com/farkli-cocuklar-dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar-cnt2-76-1-2702.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/dikkat-gelistiren-oyun-ve-arastirmalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hazır Gıda&#8221; Tüketirken Dikkat!</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/hazir-gida-tuketirken-dikkat/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/hazir-gida-tuketirken-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 12:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[hazır gıda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=697</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar uyarıyor; "Hazır yemekleri kızartmak yerine fırınlayarak tüketin... Nadiren tüketin ve çocuklara yedirmeyin."
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-698" href="http://www.okuloncesi.info/hazir-gida-tuketirken-dikkat/images24/"><img class="alignleft size-full wp-image-698" style="margin: 4px;" title="images24" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/images24.jpg" alt="" width="120" height="66" /></a>Tüketim alışkanlıkları değişiyor, sofralarda geleneksel yemeklerin yerini hazır gıdalar alıyor.</p>
<p>&#8220;Özellikle hazır yemekleri kızartmak yerine fırınlayarak tüketin&#8221; diyen uzmanlar uyarıyor: &#8220;Bu tür gıdaları sadece çok acil durumlarda tercih edin ve çocuklara yedirmeyin.&#8221;</p>
<p>Hazır çorbalar, yenmeye hazır et ürünleri ve hamur işleri&#8230;</p>
<p>Ekonomik olması ve zahmetsiz hazırlanması sebebiyle hazır gıdalar sofraların yeni baştacı&#8230;</p>
<p>Uzmanlar, hazır gıdaların çok sık tüketilmesini doğru bulmuyor.</p>
<p>Beslenme Uzmanı Beste Günday, &#8220;Hergün bir hazır gıda tüketimi tabii ki vücutta bir birikime götürür bu katkı maddelerini. Nadiren kullandıklarımız çok da büyük tehlike arz etmemektedir. Hazır gıdaları çok nadiren, çok acil durumlarda tüketmek en sağlıklısı olacaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tüketilen hazır gıdanın nasıl pişirildiği de önemli&#8230;</p>
<p>Bir firma yetkilisi bu konuda şu bilgileri veriyor:<br />
&#8220;Kızartılmış tüm ürünler, bir ön kızartma işleminden geçiyor. Dolayısıyla bunları tekrar kızartarak pişirmeyi çok tavsiye etmiyoruz. Onları fırınlayarak nihai tüketimini yapın diyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Hazır gıdaları çoçuklara yedirmeyin&#8221; diyen uzmanlar, doğal ürünlerin tüketilmesini öneriyor:<br />
&#8220;Mevsiminde olan yiyeceklere yönelmek en doğrusu. Eğer mevsiminde olmayan bir yiyeceği tüketmek istiyorsak, sebze ve meyveler için geçerli olmak üzere, dondurulmuş ürünler en sağlıklı hazırlama yöntemidir.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=85e84b54-014b-4332-97ba-5337ce86bd50">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=85e84b54-014b-4332-97ba-5337ce86bd50</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/hazir-gida-tuketirken-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
