<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Rehberi ve Aile Rehberiniz &#187; Çocuk ve Baba</title>
	<atom:link href="http://www.okuloncesi.info/category/aile/cocuk-ve-baba/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuloncesi.info</link>
	<description>ay ay gebelik, hafta hafta hamilelik</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 15:09:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sağlık İçin 2 Çocuk İdeal</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 09:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Baba]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[ideal]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmalar, en fazla 2 olmak üzere çocuk sahibi olmanın sağlık için iyi olduğunu ortaya koydu. 3 çoçuk ise sadece mutluluk baz alındığında ideal...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-810" href="http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/a6da369c-c0ca-447b-be2e-fc84a5ee5144-444x333/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-810" style="margin: 4px;" title="a6da369c-c0ca-447b-be2e-fc84a5ee5144-444x333" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/03/a6da369c-c0ca-447b-be2e-fc84a5ee5144-444x333-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Araştırmacıların 1935 ila 1968’de doğan Norveçli 1,5 milyon kadın ve erkeği kapsayan çalışmasına göre, anne baba olup olmama, kanserden kalp hastalıklarına ve alkolikliğe kadar pek çok rahatsızlık üzerinde etkili&#8230;</p>
<p>Daily Mail gazetesinin haberinde, ancak anne baba olmanın sağlığa iyi gelmesinin de çocuk sayısına bağlı olduğu vurgulandı.</p>
<p>Tek çocuk ya da hiç çocuk sahibi olmama, araştırmaya konu olan hastalıkların tamamına yol açabilirken, fazla çocuk da beraberinde getirdiği mali ve duygusal stres yüzünden zararlı olabiliyor.</p>
<p>İngiliz ve Norveçli araştırmacıların, Sosyal Bilim ve Tıp dergisinde yayımlanan makalesine göre 3 çocuk sağlık için hem iyi hem kötü olabilirken, en ideali iki çocuk sahibi olmak. Ancak diğer faktörler gözönünde tutulmadan sadece mutluluk faktörü dikkate alındığında en idealinin 3 çocuk olduğu belirtiliyor.</p>
<p><a href="http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=3a15589d-59c1-4b7f-8ad6-26a104d2d1ce">http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=3a15589d-59c1-4b7f-8ad6-26a104d2d1ce</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/saglik-icin-2-cocuk-ideal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Kreş İçin Hazır mı?</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocugunuz-kres-icin-hazir-mi/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocugunuz-kres-icin-hazir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 18:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokulu Bul]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişsel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Baba]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=643</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuz kreşe hazır mı, kreşte nasıl beslenmeli?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Kreş Çağı</h4>
<p>Çalışan bir anneyseniz, çocuğunuz üç yaşına geldiğinde, onu evde bir bakıcıyla bırakmak yerine diğer çocuklarla s<a rel="attachment wp-att-646" href="http://www.okuloncesi.info/cocugunuz-kres-icin-hazir-mi/photo_05082008182351_1094-2/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-646" title="photo_05082008182351_1094" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/photo_05082008182351_10941-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>osyalleşebileceği, erken eğitimine başlayabileceği ve kendini ispatlayabileceği bir ortama, yani kreşe bırakmayı düşünmeye başlayabilirsiniz. Tabi bu kararı verirken önce çocuğunuzun buna hazır olup olmadığını anlamanız gerekiyor.</p>
<p>Üç yaş üzerindeki çocuklar, “Oyun Çağı” olarak bilinen döneme girmişlerdir ve evde tek başına atılamayacak bir enerjiyle doludurlar. Yapılan araştırmalar, çocukların kreş veya ana okuluna gönderilmesinin çocuğun gelişiminde yararlı olduğunu ve kreşe göndermede en ideal dönemin 4 yaş olduğunu ortaya çıkartmıştır. Fakat yine de her çocuğun farklı olduğunu unutmamak gerekir.</p>
<p>Kreşe Hazır mıyız?</p>
<ul>
<li>Süt çağı olarak bilinen iki yaşına kadar ki dönemde çocuk annesine maddi ve manevi olarak daha çok gereksinim duyar. 2 yaşına kadar çok gerekmedikçe çocuğun kreşe gönderilmesi, uzmanlar tarafından önerilmemektedir</li>
<li>Evde kardeşi olmayan çocuklar, kreşte yeni arkadaşlar bulur ve paylaşma, sorumluluk duygusu kazanabilirler. Çocuğunuzun oluşturduğunuz arkadaş grupları içindeki davranışlarını gözlemleyerek, kreş zamanının gelip gelmediğini anlayabilirsiniz.</li>
<li>Pek çok çekingen çocuğun, kreşe gittikten sonra alıştığı ve sosyalleşmeye başladığı anne babalar tarafından ifade edilmiştir. Kreşte ilk günlerde, sağlığını ve davranışlarını dikkatle gözlemleyin. Ona zaman verin ve alışması için telkinlerde bulunun.</li>
<li>Kesinlikle adapte olamadığını bile bile çocuğu kreşe zorlamayın.</li>
<li>Çocuğunuzda; tuvalet eğitimi ile ilgili sorunların ortaya çıkması, okuldan soğuma, uyku problemleri, beslenme alışkanlıklarında bozulma, saldırganlık, iletişim bozuklukları gözlemliyorsanız, vakit kaybetmeden kreşe alternatif çözümler bulmaya çalışın. (başka bir kreş, bakıcı vs.)</li>
</ul>
<h5>Kreş Seçerken</h5>
<p><strong> </strong>Kreşin kimi durumlarda çocuklar üzerinde olumsuz etkileri de olabilmektedir: kreşteki bakıcıların eğitimsiz olması veya kreşte ailesi sorunlu çocukların bulunması, çocuğunuzun uyumsuz, saldırgan davranışlar sergilemesine, konuşma biçiminin değişmesine ve ailenizde görülmeyen argo ve küfürlü cümleler kullanmasına sebep olabilir. Bu tür olumsuz etkilerle karşılaştığınızda, çocuğu azarlamak ve kızmak yerine, kreş ile görüşmek, diğer ebebeynler ile iletişim ve dayanışma halinde olmak gerekir. Gerekli önlemleri en başında almanız ve çocuğunuzun gideceği kreşi seçerken çok dikkatli davranmanız, onun geleceği için büyük önem taşır.</p>
<ul>
<li>Araştırmaya, çevrenizdeki çocuklu ailelerden tavsiye alarak başlayın. Kreşlerinde sorun olup olmadığını, bunların neler olduğunu  sorun.</li>
<li>Kreşin evinize çok uzak olamamasına dikkat edin. Uzak mesafeler hem çocuğunuz için yorucu olacak, hem de çocuğunuzun gerektiğinden daha erken kalkmasına sebep olacaktır. Üstelik onu kreşten almak da sık sık sorun yaşatabilir.</li>
<li>Kreşin ruhsat belgesini sorun ve mümkünse araştırın. Ruhsatsız bir işletmeye lüks görünse bile güvenmeyin.</li>
<li>Kreşte çalışan personelin tamamı hakkında bilgi almaya çalışın. Kreş kurucu-yöneticilerinin deneyimli olması ve çocuk eğitimi konusunda eğitimlerinin bulunması önemlidir.</li>
<li>Kreşin uyguladığı eğitim sistemi hakında bilgi alın. Oyun ve eğitmin dengeli olması, çocukların hem öğrenip hem sıkılmaması, kreşin spor ve sanatsal faaliyetler için ayrı alanlarının bulunması gerekir.</li>
<li>Mekanın fiziksel şartlarını detaylı olarak gözden geçirin: bina kreş olmaya uygun mu, (yemekhane, yatakhane, oyun odası gibi bölümleri ayrılmış, bahçesi olan, müstalkil binaları tercih edin) yeteri kadar ışık alıyor mu, ortam ısısı uygun mu, içeride rutubet kokusu var mı? vb.</li>
<li>Tuvalet, yatakhane, oyun alanları ve yemekhanelerin hijyen koşullarına ve çocuk kullanımına uygunluğunu kontrol edin.</li>
<li>Kreşin yangın çıkışı, deprem raporu vb. güvenlik belgelerini kontrol edin. Hemşire veya doktorları bulunup, bulunmadığını öğrenin.</li>
<li>Kreşte bir psikolog veya pedagog olmalı, velilere danışmanlık hizmetleri verilebilmelidir.</li>
<li>Çocuk gruplarının sayısını (idealı 10-15 kişidir) ve başlarında kaç kişi durduğunu sorun.</li>
<li>Konuların işlenmesinde yeteri kadar gezi &#8211; gözlem, inceleme ve deneylere ağırlık verilip verilmediğini öğrenin.</li>
<li>Çeşitli zeka ve yeteneklerin gelişimini sağlayan branş derslerinin ( müzik, resim, jimnastik, folklor, bale, yüzme, drama, seramik, satranç vb.) alanlarında uzman öğretmenler tarafından verildiğinden emin olun.</li>
</ul>
<h4>Çocuğunuz Kreşte Sağlıklı Beslenebilir mi?</h4>
<p>Onun beslenmesine çok önem verdiğinizi biliyoruz. Kreşi seçerken ne kadar titiz davranmış olsanız da, orada yeterli beslenip beslenmediğinden endişe duymanız normal. Çocuklarda beslenmeye bağlı hastalıkların çoğu, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yerleştirilmemesinden kaynaklanıyor. Büyüme ve gelişme geriliğinden, diş hastalıklarına kadar pek çok problem, çocuğun yeterince dengeli ve sağlıklı beslenememesinin sonuçları. Bunun önüne geçmek ve kreş dönemindeki çocuğunuzu iyi besleyebilmek için aşağıda derlediğimiz önerileri uygulayabilirsiniz.</p>
<ul>
<li>Kreş yöneticisinden aylık menüleri isteyin. Çoğu kreş; kahvaltı, öğle yemeği ve ikindi kahvaltısı olmak üzere 3 öğün yiyecek servisi yapar. Menüde genellikle çocukların sevdiği yiyecekler bulunur. Menünün bir kopyasını buzdolabınıza asın ve evde yiyeceği öğünleri, eksik yiyecek grubu ile tamamlayın.</li>
<li>İlk günlerde kalabalık ve yabancı ortam yüzünden, çocuğunuzda yemek yeme problemi yaşanabilir. Sabah kreşe gitmeden yaptıracağınız hafif bir kahvaltı onu rahatlatacaktır.</li>
<li>Her gün kreşte ne yediğini sorun ve size verilen menü ile karşılaştırın. Bir süre sonra hangi yiyecekleri yediğini, hangisini sevip sevmediğini kolayca tesbit edebilirsiniz. Akşam yemeğinde mutlaka farklı ve besin değeri yüksek bir yemek hazırlayarak, beslenmesini dengeleyin.</li>
<li>Onu sevmediği besinleri yemeğe zorlamak yerine, kreşte en çok sevdiği bakıcısından, çocuklara bu besinlerin faydasını anlatmasını ve kendinin de örnek olmasını isteyin.                                                                                           </li>
</ul>
<p> <a rel="attachment wp-att-645" href="http://www.okuloncesi.info/cocugunuz-kres-icin-hazir-mi/photo_05082008182351_1094/"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-645" title="photo_05082008182351_1094" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2010/02/photo_05082008182351_1094-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.milupa.com.tr/inside.aspx?CategoryID=51&amp;PageID=66">http://www.milupa.com.tr/inside.aspx?CategoryID=51&amp;PageID=66</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocugunuz-kres-icin-hazir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çocuk ve baba</title>
		<link>http://www.okuloncesi.info/cocuk-ve-baba/</link>
		<comments>http://www.okuloncesi.info/cocuk-ve-baba/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:14:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hilal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Baba]]></category>
		<category><![CDATA[ailede babanın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[baba ve çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[babalık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve baba iletişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuloncesi.info/?p=557</guid>
		<description><![CDATA[Aile, toplumun en küçük birimidir ve anne-baba-çocuklardan oluşur. Bu tanımdaki baba ise ailenin temel direği; esas olarak evi geçindiren, ailesini kötülüklerden ve zorluklardan koruyan çok önemli bir  &#8220;KAHRAMAN&#8221;dır.   Bu kahraman uzun yıllar boyunca kız ve erkek çocukları için ayrı anlamlar ifade etmesine rağmen hep vazgeçilmez bir kişidir. Babanın varlığı evdekilere güven verir, çoğu zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-559" style="margin: 4px;" title="babaogul" src="http://www.okuloncesi.info/wp-content/uploads/2009/08/babaogul.jpg" alt="babaogul" width="750" height="297" />Aile, toplumun en küçük birimidir ve anne-baba-çocuklardan oluşur. Bu tanımdaki baba ise ailenin temel direği; esas olarak evi geçindiren, ailesini kötülüklerden ve zorluklardan koruyan çok önemli bir  &#8220;KAHRAMAN&#8221;dır.<br />
 <br />
Bu kahraman uzun yıllar boyunca kız ve erkek çocukları için ayrı anlamlar ifade etmesine rağmen hep vazgeçilmez bir kişidir. Babanın varlığı evdekilere güven verir, çoğu zaman da biraz çekinmeyle karışık saygı görür. Geleneksel Türk aile yapısına baktığımızda baba; evde her şeye karışmayan, ağır, saygı duyulan, hatta korkulan, çocuklarıyla iletişimi yüz-göz olmak şeklinde algılayan, çocuklarıyla ilgili kararlarda ve olaylarda asla ön plana çıkmayan genelde anneyi aracı olarak kullanan bir figür olarak karşımıza çıkar. Bu geleneksel yapı, toplumdaki değişime paralel olarak bugün epey değişmiştir. Evde annenin de artık çalışması, babanın bu rolleri üzerinde oldukça değişim sağlamıştır. En azından artık babalar da çocuklarını dinlemekte, ihtiyaçları olduğunda çocuklarıyla birlikte olabilmekte, anlamaya çalışmaktadırlar.</p>
<p><span>Anne-baba-çocuk üçgeni hayati önem ifade ediyor.</span><br />
Bu rol ve figürler aslında hayatın ta kendisidir. Tüm yaşam bu üçgendeki ilişkiler üzerine kurulmuştur. Çocuğun zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimi, büyümesi, gelecekteki yaşamı, iş ve özel hayatı, aile yapısı, verimli olması ya da olmaması, kişisel ilişkileri hepsi ama hepsi ailesinde yaşadığı ortamın, anne-baba-çocuk ilişkisinin sonucudur. Bu sonuç olumlu olabildiği gibi olumsuz da olabilir. Bir ailede babanın yokluğu önemli bir taşın eksikliğidir. Annenin sorumlulukları arttığı gibi çocuğun ihtiyacı olan noktalarda yardım edilemez.</p>
<p>Ailede ebeveynlerden herhangi birinin eksikliği çocukta kayıplar ve maddi manevi travmalar yaratır. Ancak babanın yokluğundan kaynaklanan maddi yetersizlikten daha önemli olan manevi kayıplardır ki bunların başında da güven eksikliği gelir. Çünkü çocuklar için baba = güvendir. Bu ihtiyaç erkek çocuklarda erkek rolünün tam olarak öğrenilmesi konusunda önem taşırken, kızlarda da erkek rolünü tanıması ve olumlu bir hayat imajı için gereklidir. Özellikle erkek çocuklar cinsel rollerini babalarından öğrenir ve onları taklit ederler. Bazen anneler, oğullarının tıpkı babaları gibi yürüdüklerini, konuştuklarını, jest ve mimiklerinin aynı babaları gibi olduğunu ifade ederler.</p>
<p>İyi bir baba çocuğuyla nasıl iletişim kurmalı? Babayla çocuk arasındaki sağlıklı iletişimde esas nokta; saygı, ilgi, dinleme ve anlamadır. Baba, çocuklarıyla iyi bir iletişim kurmalıdır. İletişim kurarken de bazı noktalara dikkat etmelidir. Bu noktaları şöyle sıralayabiliriz;</p>
<p>• Çocuğun da bir birey olduğu ve saygıyı hak ettiği unutulmamalıdır.</p>
<p>• Çocuğun büyümesine izin verilmelidir. Türk aile yapısında erkek çocuklara sorumluluk verilmemesi, gelecekteki yaşamlarında da sorunlara yol açar. Erkek çocuk, ailesi tatildeyken evde kalıp gitar kursuna gitmek istiyorsa faturaları yatıramayacağı, kapıyı kilitlemeyi unutacağı gerekçesiyle aile izin vermez. Çocuk da bu sorumluluğu almadığında çatışma çıkar. Baba burada çocuk evde tek kaldığında ona ne gibi sorumlulukları olacağını anlatmalı, bunları yerine getirdiği takdirde kalabileceğini belirterek izin vermelidir.</p>
<p>• Çocuk dinlenmeli, anlamaya çalışılmalı, ilgilenilmelidir.</p>
<p>• Çocuğun her konuda sorumluluğu alınmalı ve anneyle paylaşılmalıdır.</p>
<p>• Çocuk babadan korkmamalı, ilişkisi otorite saygı ve sevgi içermelidir. Çocuklar babadan korkusundan değil, yanlış olduğu için bazı şeyleri yapmaktan çekinmeli.</p>
<p>• Çocuklar babalarına bir şey söylediklerinde olumsuz karşılanacaklarından korkmamalıdır. Aksi taktirde yalan davranışı gözlenir ve pekişir.</p>
<p>• Çocuk, her zaman yönlendirilmeye ihtiyaç duyar. Evde mutlaka duyarlı, tutarlı kurallar olmalıdır. Bu kurallardan çok fazla taviz verilmemelidir.</p>
<p>• Çocuğun her istediği yapılıp, alınmamalıdır. Bu çocuğu doyumsuzluğa iter.</p>
<p>• Günümüz şartları biraz zorlanarak, çocukla kaliteli zaman geçirilmelidir. Özellikle erkek çocukların bu iletişime daha fazla ihtiyaçları vardır.</p>
<p>• Fiziksel ve duygusal cezadan uzak durulmalıdır. (Dayak, rencide edici sözler, hakaret, küfür vs.)</p>
<p>• Çocukla arkadaş olmak yerine ona arkadaşça davranılmalı. Ailelerin günümüzde en çok ‘çağdaş aileyiz’ tanımlamasıyla yaptıkları yanlışların başında anne baba kimliklerinden sıyrılıp arkadaşı gibi davranmaları geliyor. Özellikle genç erkeklere arkadaşı gibi davranmak yerine ona babası olduğunuzu, daima ona destek vereceğinizi hissettirerek baba olmalısınız. Çünkü onun babaya ihtiyacı vardır.</p>
<p>• Gelişmesine katkıda bulunun. Çocuklarınızı başka çocuklarla kıyaslamak onun kendini mutsuz ve yetersiz hissetmesine neden olur. Bunun yerine babanın çocuktaki farklılıkları görüp, bu yönleri geliştirmesine yardımcı olması gerekir.</p>
<p>• Çocuklarla inatlaşmaktan kaçınılmalıdır.  Çocuklar kendilerini ispatlamak amacıyla çatışmaya girebilirler. Bu durumlarda anne ve babalarının desteğine ihtiyaç duyan çocuklarla inatlaşmak, aşırı ve mantıksız yasaklarda diretmek inatlaşmalarına yol açar. İnatlaşmak da evden kaçma, okulu bırakma gibi olumsuz sonuçlar doğurur.</p>
<p>Evde baba figürü olmayan çocuklarda görülen olumsuz davranışlar nelerdir?<br />
Boşanma ya da kayıp veya diğer durumlardan dolayı evde baba yokluğu yaşayan çocuklarda genelde 2 tip olumsuz davranış gözlenir.</p>
<p><span>Saldırganlık ve davranış problemleri.</span><br />
Evde, belli bir otoritenin olmayışı, otorite boşluğu yaratır. Çocuklar bu boşlukta bocalar ve hareketlerini ayarlayamazlar; dikkatleri dağılır, öğrenme problemleri yaşarlar ve akademik başarısızlık baş gösterir, yalan söyleme gözlenir. Eğer evde anne de olumlu bir tutum sergileyemiyorsa bu tutumlar devam eder ve artış gösterir.</p>
<p><span>Diğer bir davranış şekli de sinme.</span><br />
Bu tip çocuklar ise içlerine kapanırlar. Sosyal hayata ve tanımadığı kişilere karşı oldukça mesafeli ve ürkektir, korkuları vardır. Eğer anne, yine babanın yokluğunu olumlu bir şekilde tolere edemezse bu sorunlar görülür ve devam eder. Güven eksikliği nedeniyle hayata dair bakış açıları olumsuzdur. Erkek çocuklarda belirgin, aşırı ve abartılı erkeksi davranışlar gözlenebildiği gibi, efemine (Kadınsı) davranışlar da görülebilir. Kız çocuklarda da hemen hemen aynı özellikler gözlenir. Aşırı erkeksi davranışlar veya yaşlarından büyük kadınsı davranışlar gösterebilirler. Ürkeklik, sebepsiz korkular, aile birlik ve bütünlüğünün yerinde olmamasının getirdiği karmaşa çocukları oldukça yıpratır. Oynayan taşların yerine yeniden oturmasını beklemek önemli bir süreçtir. Çocukların bunu tek başına yapmaları mümkün değildir. Mutlaka bir yetişkinin yardımı olmalıdır. Birçok durumda anne bu rolü üstlenir. Baba figürü bulunmayan evlerde anneye oldukça fazla görev düşmektedir.</p>
<p>Anne, babanın yokluğunda hangi görevlerle baş başa kalıyor?</p>
<p>• Anne çocuğa babanın neden evde olmadığını açık ve onun anlayabileceği bir şekilde açıklamalıdır.</p>
<p>• Evde, tutarlı ve sağlıklı bir disiplin ortamı sağlanmalıdır.</p>
<p>• Çocukla anlama ve dinleme üzerine bir ilişki kurulmalıdır.</p>
<p>• Eğer çocuğun babası vefat ettiyse, çocuğun baba hakkındaki soruları cevaplanmalı ve ona babası anlatılmalıdır.</p>
<p>• Ebeveynler boşanmışlarsa yine baba hakkında sorulan sorular cevaplanmalı, baba hakkında anne ne kadar olumsuz düşünürse düşünsün, çocuğa babanın olumlu yönleri anlatılmalıdır. Çocuk baba ile arada bir aracı gibi kullanılmamalıdır.</p>
<p>• Ailenin bir yakınından (Dayı, amca, ağabey vs.) özellikle erkek çocukla arada sırada birlikte olması istenmelidir. Bu kişinin olumlu bir imajının olmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>• Cinsel kimlik gelişimi önemli bir basamak olduğu için anne bu konuda da kendini eğitmelidir. Sorulan sorulara çocuğun yaşına uygun, doğru ve açık cevap verilmesi gerekir.</p>
<p>• Kız ya da erkek çocuk ayırt edilmeden evde mutlaka bir sorumluluk verilmelidir.</p>
<p>• Mümkün olduğunca sosyal, kendini ifade etmesine olanak veren, özgüven geliştirici faaliyetlere yönlendirilmelidir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki, çocuklar anne ve babalarının aynasıdır. Kendinizde olan hoşlanmadığınız huylarınızı ya da fark etmediğiniz her özelliğinizi çocuklarınız da görebilirsiniz.</p>
<p>N. Gülçin BALKI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuloncesi.info/cocuk-ve-baba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
