Etkili bir kaynaştırma süreci için öneriler

  • Kaynaştırma süreci “en az kısıtlanmış ortam” ilkesinden hareket eder. Bu sebeple özel gereksinimli bireylerin, yetersizliği olmayan yaşıtlarıyla birlikte aynı ortamda eğitim almaları önemlidir.
  • Özel gereksinimli bireyin özgüveninin ve benlik algısının geliştirilmesi önemlidir. Başaracağı görevler verilmeli, kendisini aşabilecek, yapamayınca olumsuz etkileneceği çalışmalardan kaçınılmalıdır.
  • Bireyin eğitimsel ihtiyaçları iyi analiz edilmeli, eğitim planı bu ihtiyaçlar perspektifinden hazırlanmalıdır.
  • Bireyin yaşıyor olduğu yetersizlik her ne olursa olsun, birey olduğu gibi kabul edilmelidir. Sınıf içerisinde kaynaştırma öncesi bireyin sosyal kabulünü sağlayacak etkinlikler planlanmalıdır.
  • Kaynaştırma birçok bireyin işbirliği içerisinde yürüttüğü bir süreçtir. Kaynaştırma sürecine tüm okul personelinin, sınıf üyelerinin ve ailelerinin katılımı önemlidir. Özellikle sınıf üyeleri ve aileler özel gereksinimli çocuk hakkında bilgilendirilmeli ve özel gereksinimli çocuğun bu süreçte yaşayabileceği olası olumsuz durumlar önlenmelidir.
  • Kaynaştırma yalnızca özel gereksinimli bireyin, özel gereksinimli olmayan akranlarıyla aynı ortamda bulunmasından ibaret bir süreç olarak algılanmamalıdır. Etkili bir kaynaştırma yapabilmek için öğretmen planlı davranmalı, öğrenci için Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanmalı, öğrencinin katettiği ilerleme belirli aralıklarla ölçülmelidir. Elde edilen değerlendirme verilerine göre kullanılan öğretim yöntem-tekniklerinin devamına ya da değişimine karar verilmelidir. Bunun yanı sıra çocuğun okul hizmetlerine ek olarak destek eğitim hizmetleri alması da etkili bir kayoyun naştırma ortamı için önemli ilkelerden biridir.
  • Kaynaştırma öğrencisi eğer sınıf veya okul içi fiziki düzenlemelere ihtiyaç duyuyorsa bu düzenlemeler öğrenci gelmeden yapılmalıdır. Bu düzenlemelerin eksik olduğu bir kaynaştırma süreci kaynaştırmanın temel ilkelerine aykırıdır. Örneğin tekerlekli sandalye kullanan bir kaynaştırma öğrencisinin, okulda gerekli önlemler alınmadan kaynaştırma sürecine dahil edilmesi yıkıcı etkiler oluşturabilir.
  • Eğer bireyin bir duyusunda yetersizlik varsa (örn. işitme yetersizliği) bu durum diğer duyular ile telafi edilmelidir. Duyu kalıntısına hitap edilmelidir.
  • Yaşam içinde öğrenme deneyimleri çeşitli teknikler ile birer fırsata dönüştürülmelidir. (Doğal Öğretim veya Gömülü Öğretim) Daha kalıcı ve katılımlı bir öğrenme süreci için, çocuğun yaparak yaşayarak öğrenmesi, özellikle okul öncesi dönemde oyun temelli etkinliklerin kurgulanması sağlanmalıdır.
  • Etkili bir kaynaştırma süreci için aile katılımı şarttır. Bazen okulda yaşanan öğrenme süreci bireyin davranış değişikliği yapması için yeterli olmayabilir veya öğrenci kalıcılaştıramayabilir. Bu sebeple yoğun bir aile katılımıyla okuldaki sürece paralel olarak ailenin de çocuğun öğrenme faaliyetleri de katkıda bulunması sağlanmalıdır. Tıpkı okul gibi ev de doğal öğretim süreçlerinin kullanılabileceği bir yerdir.
Paylaş:

Mustafa Özkara

Dokuz Eylül Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesinde Özel Eğitim Öğretmenliği lisans öğretimini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir